Yazılar

Google Plus Hesaplarının Yönetimi

En hızlı büyüyen sosyal network sitesi olmasına karşın ülkemizde hala çoğu firmanın, yöneticinin, yayıncının, webmasterın ve dijital pazarlamacının önemini tam manasıyla kavrayamadığı Google Plus, bir Google markası olarak arama motoru sonuçlarının iyileştirilmesine geçmişe nazaran çok daha fazla destek sağlıyor. Bu bahsi geçen destek daha önceki dönemde de önemli olsa da, Google+ hesaplarının önemi bilhassa son algoritma güncellemesinin ardından katlanarak arttı. Google sosyal network markasından kolay kolay vazgeçmeyeceğini zaten daha önce açıkça ifade etmişti ki, yeni güncellemenin ardından artık arama sonuçlarında üst sıralarda bir yere sahip olmak isteyenlerin Google+ hesaplarını “doğru şekilde yönetmesi” zaruri bir ihtiyaca dönüştü. Hızlı büyümesinin de ötesinde dünyanın en popüler arama motorunun arama sonuçlarını iyileştirmek için bir referans olarak Google+ hesaplarına başvurması, geleceğin dijital dünyasında kalıcı bir yer edinmek isteyen herkesin Google Plus hesaplarıyla biran önce ilgilenmeye başlamasını gerektiriyor. Hala çoğu firmanın, içerik yayıncısının ve dijital pazarlamacının bir G+ hesabı olmadığı ve kimilerinin de mevcut hesaplarıyla fazla ilgilenmediği düşünülürse, etkili bir SEO çalışması yapmak için kolları bugünden sıvamakta fayda var…

İçeriğin Kalitesi ve Yayıncının Güvenilirliği

Firma sahiplerinin, dijital pazarlamacıların ve içerik yayıncılarının büyük bir bölümünün hala pek de ısınamadığı Google Plus, yeni algoritmanın arama sonuçlarını iyileştirmek için sıkça başvurduğu temel unsurlardan biri haline geliyor. Batılı internet kullanıcıları birbiri ardına birer Google+ hesabı edinirken, arama motoru sonuçlarının sıralanmasında önemi muazzam derecede büyük olan “kaliteli içerik ve güvenilir içerik yayıncısı” kavramları da ciddi bir değişim geçiriyor. Tek bir dilbilgisi hatasının dahi bulunmadığı, tam anlamıyla özgün bir şekilde üretilen, güvenilir referanslara başvurularak hazırlanan ve site ziyaretçisini ilgili konuda bilgilendirmeyi amaçlayan içerikler “tam manasıyla” kaliteli içerik olarak sınıflandırılmadığı gibi; bu tür içerik yayını yapan web siteleri de istenen niteliklere sahip güvenilir yayıncılar olarak görülmüyor. Zira Google artık içerik yayıncılarının Google+ üzerinde de faal olmasını istiyor.

Google+ hesaplarının arama sonuçlarında arzu edilen yerlere gelmek üzere etkin bir biçimde kullanılması, yeni algoritmanın içerik yayıncısını ve dolayısıyla yayınladığı içeriği; güvenilir ve kaliteli olarak tanımlamasında geçmişe göre çok daha fazla yarar sağlıyor. Ancak iki ucu keskin bir bıçak olan Google+ etkin şekilde kullanılmak istenirken sadece “doğrudan link paylaşımı” yapma aracı olarak görülürse, bu durumun yarardan öte zarar vermesi de mümkün. Çünkü G+ hesaplarının etkin kullanılmasından kast edilen her içeriğin paylaşılması değil; Google+ topluluklarında etkin olunması, kullanıcı sorularına akılcı cevaplar verilmesi, başkalarının sorduğu sorulara verilen yanıtların paylaşılması, kendi paylaşımlarının +1’lenmesini beklerken başkalarının paylaşımlarını da +1’lemek gibi gerçek manada bir etkinlikten söz ediliyor. Uzun vadeli bir başarı elde etmek ve SEO çalışmalarıyla yerleştiği üst sıralarda kalıcı olmak isteyenlerin SEO stratejilerine Google Plus’ı dahil etmemesi, yeni güncellemeyle iyiden iyiye rotasını belli eden Google ile ters düşülmesi ve dolayısıyla istenen başarının da yakalanamaması manasına geliyor.

Google Plus Profillerinin Zenginleştirilmesi

Boşlukları doldurmak, belki de Google+ kullanımına başlamak ve bunu da zengin bir profille yapmak için herkes tarafından benimsenebilecek en yararlı çalışma olacaktır. Boşlukların doldurulması aslında yalnızca Google Plus hesaplarının etkin kullanımı için değil, söz konusu sosyal medya olduğunda da bütün araçlar için geçerli temel bir kuraldır. Ancak Google+ kadar hızlı büyüyen bir sosyal network düşünülürse, profilde “detay” olarak görünen en ufak bilgi kırıntılarının dahi arama motoru sonuçlarının iyileştirilmesi için G+ hesabına başvurduğunda ciddi bir fark yaratması olası. “Arama hacmi yüksek, orta ve uzun vadede aranma potansiyeli bulunan anahtar kelimelerin” profil bilgilerini doldurulurken kullanılması, Google+ profilinin zenginleştirilmesi için yapılacak olan çalışmaların ilk adımıdır. Tüm önemli ve web sitesinin hedeflerini ilgilendiren alanların kapsamlı bir biçimde doldurulması, G+ profilinin çok daha zengin bir dijital kimlik haline gelmesine yardımcı olacaktır.

Profile düzenli aralıklarla görsel eklenmesi ve yapılan paylaşımlarda mümkün olduğunca “Hashtag” kullanılması, profilin daha fazla dikkat çekmesine de yardımcı olacaktır. Google+ profilini ziyaret eden kullanıcılar, tüzel veya gerçek kişiyle ilgili genel bilgilere ve paylaşımlarına tek bir fare hareketiyle erişim sağlayabiliyor. “Hakkında” sekmesi altında G+ profili sahibinin eğitim bilgilerinden iş deneyimine, ilgi alanlarından takip ettiği gruplara, sahibi ya da takipçisi olduğu web sitelerinden sosyal ağlarına kadar onlarca farklı bilgiye erişim sağlanabiliyor. Tüm bunlarsa, Google+ profili üzerinden onlarca farklı konuda “bilgi ve link paylaşımı” yapılabilmesi manasına geliyor. Bu ise amatör ya da profesyonel olarak SEO ile ilgilenen herkesin ciddi manada kaçırılmaması gereken bir fırsat…

Google+ Profillerinden Paylaşılanlarla Dijital Kimlik Belirlenmesi

Öneminin her geçen gün biraz daha arttığı Google+, Google için artık internet kullanıcılarının dijital nüfuz cüzdanı olarak görülüyor. Bu doğrultuda Google Plus profili üzerinden yapılan paylaşımları değerlendiren Google, tüzel veya gerçek kişinin paylaşımlarının hangi konularla alakalı olduğuna göre bir nevi “uzmanlık alanı tespiti” yapıyor. Algoritma güncellemesi ile daha tutarlı sonuçlar sunmak üzere yeni nesil şematik arama mantığını devreye sokan Google, arama sonuçlarının iyileştirilmesi için başvurduğu Google+ hesaplarını içerik yayıncıların dijital kimliğini tespit etmek için kullanıyor. Yani Google+ profilinde sürekli olarak “mobilyalar” ile ilgili paylaşımlar yapan bir yayıncı, kendi web sitesinde bu doğrultuda bir içerik yayını yaptığı zaman arama motorunun bu içerik paylaşımına yaklaşımı da çok daha farklı oluyor. Kişinin Google+ hesabı üzerinden yaptığı paylaşımların neyle alakalı olduğunun anlaşılması için yeni algoritmaya yardımcı olmak ve daha fazla kullanıcının yapılan link paylaşımlarına ulaşması içinse yukarda bahsi geçtiği üzere “Hashtag” kullanımına özellikle dikkat edilmesi gerekiyor.

Artık klasikleşen “bilindik kurumsal dille” doldurulmuş profiller Google+ üzerinden ilgi çekmediği gibi, baştan aşağı bu tarz kurumsal bir dilin kullanıldığı içerik başlıklı paylaşımlar da kullanıcılardan beklenen ilgiyi görmüyor. Google kullanıcıların belirli alanlarda “yaratıcı, ilgi çekici, faydalı olmayı amaç güden, özgün, farklı konulara değinen” içerikler yayınlamasını arzu ettiğinden SEO çalışmalarına fayda sağlamak için Google+ hesaplarını etkili bir şekilde yönetmek isteyenlerin “biraz emek sarf etmesi” gerekiyor.

Google+ Profilinin Kolay Bulunmasını Sağlama

Google+ hesabının içeriğinin doğru şekilde doldurulmasının asıl önemi, hesabın kolay bir şekilde bulunması ve “arama motoru tarafından da kolay anlaşılabilmesini” sağlamak. Herhangi bir bilginin paylaşılmadığı bomboş bir Google+ profilinin hayalet bir kasaba misali hiçbir ziyaretçisinin olmayacağı aşikar. Bu sebeple G+ hesabının zenginleştirilmesi esnasında verilen bilgilerin, gerek arama motoru gerekse de Google+ kullanıcının arama alışkanlıkları göz önünde bulundurularak girilmesinde büyük yarar var. Web sitesi üzerinden yapılan yayınların Google+ hesaplarıyla paylaşılmasına olduğu kadar, web sitesinin de Google+ profillerine daha fazla ziyaretçi çekmek ve daha fazla takipçiye sahip olmak için kullanılmasına dikkat edilmesi lazım. Sosyal medya araçları ve Blog sitelerinin; Google+ profilinin daha fazla kullanıcı tarafından ziyaret edilmesi, daha fazla kullanıcının takipçi listesine eklenmesi, paylaşımların daha fazla +1’lenmesi ve paylaşımlara daha fazla yorum yapılması için etkili bir araç olduğunun da göz ardı edilmemesinde fayda var.

Google+ toplulukları ve profil sahibinin çevresi de paylaşımların daha fazla kişiye ulaştırılması açısından bir hayli önemli. G+ hesabının daha etkin bir biçimde kullanılması için sadece ilgilenilen alanlarda faaliyet gösteren topluluklara üye olmakla kalmayıp, başka Google+ kullanıcıları da bu topluluklara davet etmeye çalışılması da gerekiyor.

Penguen 2.1 Güncellemesi ve İçeriğin Önemi

Google’ın yeni algoritmasının dünya genelinde devreye girmesinin üzerinden bir az dahi geçmeden, ülkemiz de geçtiğimiz hafta itibarıyla Penguen 2.1 algoritması ile tanıştı. Google üzerinden yapılan aramaların %90’ını etkileyeceğinden bahsedilen yeni algoritmanın, internet dünyasının geleceğini şekillendirecek mobil teknolojiler ve özellikle dijital dünyadaki içerik kalitesine odaklı olarak geliştirildiği söylenebilir. Geleceğin SEO dünyasını bugünden şekillendirecek yepyeni bir uygulama paketinin ilk adımı olan bu algoritma güncellemesi hakkında şuan için kimsenin oldukça detaylı bilgi sahibi olduğunu söylemek mümkün olmasa da, güncelleme ile birlikte önemi artan ve azalan noktalar da yavaş yavaş belli olmaya başlıyor. Google üzerinden yapılan aramalarda daha tutarlı sonuçlar sunmayı hedefleyen yeni algoritmanın en büyük özelliği ise kompleks arama terimlerini algılayabilmesi ve arama terimleri daha karmaşık hale geldikçe “daha da tutarlı ve güvenilir” sonuçlar sunabilmesi. Google Penguen 2.1 güncellenmesine, günümüzün dijital dünyasında ne gibi değişimlere sebep olacağına odaklanarak geniş bir perspektiften bakalım.

Kaliteli İçeriği Ulaşmak Daha Kolay

Yeni güncellemenin en çok önem verdiği konulardan biri olan içerik kalitesi, geçmişte olduğu gibi bugünün dijital dünyasında da arama motoru kullanıcılarının en büyük sorunlarından biri. Google uzun zamandır dünyanın dört bir yanında yaptığı analizlerde, arama motoru kullanıcılarının artık birkaç kelime kullanarak tatmin edici içeriklere ulaşamadığını gördü. Google’a bir veya iki kelime yazarak kendisini ilgilendiren içeriklerin bulunduğu web sitelerine arzu ettiği şekilde ulaşamayan kullanıcıların aramalarını daha kompleks şekilde yapması, Google’ın da yeni algoritmasını daha karışık aram terimlerine cevap verebilecek kapasiteye sahip olacak biçimde şekillendirmesine sebep oldu.

Yeni algoritma kullanıcılara daha güvenilir içerik sunmak için kendisine yöneltilen kompleks sorulara dahi yanıt verebilecek kapasiteye sahip. Zira Google tarafından yapılan incelemelerde çoğu kullanıcının arama motoruna hitaben sorular sorduğunu, Google’ı bir nevi yapay zekalı uygulama olarak gördüğü için problemlerine doğrudan soru yönelterek çözüm aradığını fark etti. Bu nedenle yeni algoritma kendisine yöneltilen; “lüks araba kiralayan en yakın araba kiralama servisi nerede?” gibi uzun terimli aramalara “konumu göz önünde bulundurarak” yanıt verebilecek. Bu doğrultuda yeni algoritma ile Google üzerinden yapılan aramalarda sadece kelimelere değil, artık kullanıcının konumuna ve dijital dünyadaki kimliğine bakılacak. Bu ise SEO çalışmalarını ilgilendiren konuların neredeyse tamamında, hedef kitlenin arama alışkanlıklarının mutlaka doğru şekilde yorumlanmasını ve bu doğrultuda içerik üretilmesini gerektirmekte.

İçerik Yayınlayıcısının Güvenilirliği

İçerik kalitesi dendiğinde akla; imla kurallarına uyulmuş, tamamen özgün ve kullanıcılara ilgili konuyla alakalı bilgi veren bir yazı geliyor olmasına karşın yeni Google algoritması ile bu tanım bir hayli genişliyor. Google yapılan aramaları ilgilendiren konularda “otorite” kimliğine sahip olan yayıncıları bundan sonra çok daha fazla önemseyecek. Dijital dünyada herhangi bir konuda otorite olmak ise güvenilirlik ve uzmanlık manasına geliyor. Google’ın yeni şematik arama anlayışı daha tutarlı sonuçlar sunmak ve kullanıcıları daha kısa süre içinde “hedefi on ikiden vurarak” aradığı içeriğe ulaştırmak olduğundan, yeni algoritma arama için kullanılan terimle kişinin ne tür bir bilgiye ulaşmak istediği daha kolay anlıyor. Algoritma kullanıcının ne aradığından kesin olarak emin olmasının ardından sonuçları sıralarken, yayıncı tüzel ya da gerçek kişinin internet üzerindeki etkinliğine de bakarak bir sıralama listesi oluşturuyor.

Tam da bu aşamada devreye, ülkemizde hala pek fazla insanın kullanmadığı Google Plus devreye giriyor. Bu uygulama ile İnternet dünyasının tekeli haline gelen markanın, Google+ kullanımından kolay kolay vazgeçmediği görülüyor. Youtube, Twitter, Facebook ve özellikle de Google+ hesaplarındaki etkinliğe bakan yeni algoritma; yayıncının yaptığı içerik paylaşımlarının internet kullanıcılar tarafından ne kadar takip edildiğini ve ne ölçüde paylaşıldığını referans alarak bir sıralama döngüsü yapılandırıyor.

Tam Anlamıyla Güvenilir İçerik

Yayınlanan içeriğin kime ait olduğunun belli dahi olmaması, yeni algoritmanın içeriği güvenilir olarak değerlendirmesine sebep oluyor. Bu nedenden ötürü Google Plus profilleriyle ilişkilendirilen içeriklerin, yayıncıya Google gözünde büyük bir artı kazandırması söz konusu. İçerik yayıncısının site içi linklerinin hangi web sitelerine çıktığını, hangi web sitelerinin yayıncının ürettiği içeriği paylaştığı, üretilen içeriğin sosyal medya araçlarında ne derece paylaşıldığı ve beğenildiği gibi konular artık bilhassa SEO ile ilgili bütün çalışmaların odağında yer alıyor. Yani yeni algoritma ile yayıncının internet dünyasında etkinliği ve yayınladığı içeriğin ne derece ses getirdiği, yayınlanan içeriklerin de Google aramalarında hangi sırada yer alacağını etkiliyor.

Bu etkinin yüzde olarak kesin bir ifadeyle belirtilmesi şuan için mümkün gibi görünmese de, Google’ın Plus ve sosyal medya araçlarının kullanımına büyük önem verdiği aşikar. Bu bağlamda içerik yayınlayıcı sitenin ünü de, Google’ın yeni algoritmasının dikkate aldığı önemli kriterlerden biri oluyor. Sitenin takip edilirliği, yayınladığı içeriğin sosyal medyada ne denli geniş bir kullanıcı kesimine ulaştığı, sitenin Google Plus hesabı üzerinden yaptığı paylaşımların ne kadar +1’lendiği gibi konular sıralamaları yakından ilgilendiriyor. Tüm bu kriterleri gözden geçiren yeni algoritma, yayınlanan içeriğin “güvenilir” olup olmadığına bahsi geçen bu birçok noktayı referans alarak karar veriyor. Bu şekilde Google üzerinden yapılan aramalarda kullanıcılara en fazla yarar sağlayacak yani en kaliteli içeriği, interneti en etkin şekilde kullanan ve diğer internet kullanıcılarının en çok ilgilendiği içerik üreticileri arasından seçiyor.

Mobil Teknolojiyle Gelen Sesli Arama Alışkanlıkları

Bugünden geleceğe doğru bakıldığında artık yalnızca Google değil, dijital teknolojiyle ilgilenen tüm markalar geleceğin internet dünyasının mobil cihazlar etrafında şekilleneceğini görüyor. Nitekim Google’ın merakla beklenen ve pek de uzak olmayan bir gelecekte ülkemizde de hemen herkesin gözünde görülecek olan Google Glass modası, gözlük kullanıcılarının arama motorunu sesiyle kullanmasına neden olacak. Sektörün bir diğer dev ismi olan Apple’ın en çok kullanılan sesli arama uygulaması olan Siri’nin her geçen gün daha da popüler hale gelmesi, Google üzerinden yapılan aramaların şimdiden oldukça büyük bölümünün sesli olarak yapılmasına neden oldu. Yazım dili ile günlük yaşamda kullanılan konuşma dilinin kullanımı arasında oldukça kalın bir çizgi olduğundan, geleceğin arama motoru kullanımının da klavye kullanarak yapılan aramalardan çok farklı olacağı kesin…

Söz konusu restoran, sinema, kafe ya da diğer sosyal etkileşim mekanlarıyla ilgili bilgiler olduğunda Google üzerinden yapılan aramaların artık %60’ına yakını mobil olarak yapılıyor. Diğer pek çok farklı alanda da Google Arama Motoru kullananların yarısına yakınının mobil cihaz kullanıcıları olduğunu görülüyor ki, Google Glass teknolojisinin yakında hemen herkes tarafından kullanılması ile birlikte bu oranın kısa zamanda %90’lara yükleyeceği öngörülüyor. Bu yeni algoritma güncellemesi de arama motorunun yüzlerce farklı dilde yapılacak olan sesli aramaları algılaması, yorumlayarak kullanıcıya en kaliteli içeriği sunması için atılan ilk adım. Geleceğin internet ve arama motoru kullanım alışkanlıklarına uyum sağlamaya yönelik ilk kapsamlı çalışma olan algoritma, kullanıcıların sesli olarak yani dil kullanarak çok daha kompleks aramalar yapabilme imkanına sahip olmasına yardımcı olmayı hedefliyor.

İçeriğin Sosyal Medyada Yarattığı Etki

İçeriğin kaliteli ve güvenilir olması kadar sosyal medyada aldığı reaksiyon da yeni Google algoritmasının titizlikle incelediği konulardan biri. Senelerdir SEO uzmanları tarafından sosyal medya etkileşiminin öneminden bahsediliyor olmasına karşın bu konuda birçok tartışma yapılmıştır. Ancak yeni algoritma sosyal medya etkileşimini SEO çalışmalarına etkisiyle ilgili tartışmalara adeta sünger çekerek, arama motoru üzerinden yapılan aramalarda üst sıralarda yer almak ve Google’ın gözünde “güvenilir” bir içerik sağlayıcısı olarak görünmek isteyenlerin muhakkak sosyal medyayla yakından ilgilenmesi gerektiğini gösteriyor. Yayıncının güvenilirliğinin muazzam derecede önemli bir konu haline geldiği sosyal medyada artık hemen herkes, karşısına çıkan tüm içerik paylaşımlarına güvenemeyeceğini biliyor. Tabiri caizse ağzı olanın konuştuğu sosyal medyada gerçek anlamda güvenilir bir paylaşımcı olmak, yeni Google algoritmasının belki de en çok değer verdiği hususlardan biri haline geliyor.

Kullanıcıların sürekli içerik paylaşımında bulunduğu ve kullanıcı tavsiyelerinin büyük rol oynadığı sosyal medyayı etkin bir biçimde kullanan web sitelerinin yeni algoritmanın gözüne girmesi de büyük oranda kolaylaşıyor. Web sitesinin sosyal medya araçları üzerinden paylaştığı içerikle ilgili yapılan tartışmalar, içeriğin paylaşımı ve beğenilmesi algoritmanın da sitenin internet kullanıcılarının nabzını tutabildiğini düşünmesine neden olmakta. Algoritmanın titizlikle geliştirilen sosyal medya katmanı aslında Google’ın geleceğin internet dünyasında sıralama yaparken nelere dikkat edeceğinin sinyallerini veriyor.

İçeriğin Doğru Şekilde Paylaşımı

Yeni algoritmanın gözünde içerik yayınlayıcısının Google Plus ve sosyal medya araçlarını etkin biçimde kullanması oldukça önemli olmasına karşın kaliteli bir içeriğin yanlış şekilde yayınlanması Google sıralamalarında site için çok büyük bir eksi olabilir. Zira yeni algoritma, Google+ kullanımına büyük önem vermesine rağmen web sitelerinin sürekli link paylaşımı yapması ancak bu paylaşımların internet kullanıcı tarafından ilgi görmemesi durumunda hemen ceza da kesebiliyor. Dur durak bilmeden sosyal medya araçlarında paylaşım yapan lakin bu paylaşımların çok az kişi tarafından paylaşıldığı, yorumlandığı veya beğenildiği web siteleri yeni algoritma için olumsuz örnekler. Gerçek anlamda emek verilerek hazırlanan ve kullanıcılara da faydalı olan bir içeriğin bu şekilde Google+ veya sosyal medya araçlarından adeta “internet kullanıcılarının gözüne sokarak” paylaşımı, istenen geribesleme (feedback) alınamaması durumunda sıralama kaybı manasına geliyor. Yayınlanan bir linkin birçok internet kullanıcı tarafından paylaşılması, hakkında konuşulması ve içeriğin birçok insan tarafından beğenilmesi web siteleri için ne denli büyük bir artı ise aksinin olması yani ortalıkta kimsenin görünmemesi de tam aksi yönde oldukça büyük bir eksi anlamına geliyor. Tüm bunlar ise SEO çalışmalarında ve dijital pazarlama stratejilerinde sosyal medyanın sadece öylesine kullanmak için değil, gerçek anlamda insanlara hitap edebilmek için kullanılması gerektiği anlamına geliyor.

Google+ Etkisi

Yeni algoritmanın SEO açısından hangi noktalara tam manasıyla ne derecede katkı sağladığıysa yapılan çalışmaların etkinliğiyle çok yakında ortaya çıkacak. Ancak bahsi geçtiği üzere Google için artık içeriğin güvenilir bir içerik sağlayıcısı tarafından paylaşılması, bu paylaşımın sosyal medyada ilgi çekmesi ve Google Plus hesaplarının etkin bir biçimde kullanılması oldukça önemli. Son olarak yeni algoritmada hızla yükselmek isteyenlerin Google+ topluluklarında mümkün olduğunca aktif olmaya, bu topluluklarda sorulan sorulara açıklayıcı cevaplar vermeye, gerçek manada yardımcı olacak içerikler üreterek paylaşmaya, başkalarının yayınlarını mümkün mertebe +1’leyerek kendi sosyal çevresine ulaştırmaya özellikle dikkat etmesi gerektiğinin de unutulmaması gerekiyor. Çünkü bir Google markası olan Google Plus, markanın kolayca vazgeçeceği bir uygulama olmamakla birlikte gün geçtikçe önemi daha da artan ve sıralama sonuçlarını da yakından alakadar eden bir araç haline dönüşüyor.