Yazılar

Panda 4.0 Güncellemesinin Ardından

Google ve dolasıyla SEO dendiğinde dünyanın dört bir yanında akla gelen ilk isimlerden olan Matt Cutts 20 Mayıs’ta attığı tweetle, uzun zamandır beklenen kapsamlı güncellemenin adını koydu: Panda 4.0. Google algoritması her ne kadar biz farkında olmadan durmaksızın güncelleniyor olsa da, yıl içerisinde oldukça geniş içerikli güncellemeler oluyor ve bu güncellemeler kimilerini sevindirirken kimilerini de bir hayli kızdırıyor. Son devasa güncelleme olan Panda 4.0 Matt Cutts tarafından duyurulmuş olsa da, geniş içerikli bir açıklama yapılmaması kısa sürede pek çok spekülasyonu da peşi sıra getirdi. Acele ederek spekülasyonlar üzerinden güncellemeyle ilgili bir yazı yazmaktansa, suların durulmasını beklemenin daha doğru bir karar olacağı kanaatine vardık ve bir şeyler yazmayı da bu yüzden geciktirdik.

Birçoğumuzun alıştığı üzere güncellemenin arından geçen ilk birkaç gün irrasyonel gibi görünen ciddi sıralama dalgalanmaları oldu. Halihazırda web sitelerinin kıyılarına dalgalar ulaşıyor olsa da, okyanus sularının nispeten durulduğu yani dalgalanmaların oldukça çok daha küçük ölçekli olduğu söylenebilir. Güncelleme öncesi belirli sektörleri alakadar eden anahtar kelimelerle yapılan aramalarda ilk sayfaya olmasa da, üst sıralara spammer olarak nitelendirilebilecek sitelerin çıkması zaten yeni bir güncelleme olacağını işaret ediyordu. Panda 4.0 güncellemesinin ardından ABD merkezli SEO blogları ve web sitelerinde güncellemenin kaliteli ve özgün içerik yayıncısı olmayan web sitelerini cezalandırmak için yapıldığıyla ilgili yazılar yayımlandığından, yerli sitelerde de ertesi günden itibaren benzer başlıklarla benzer açıklamalar yayımlanmaya başladı. Şuan bile onlarca sitede Penguen 4.0 güncellemesinin kaliteli içeriği ödüllendirmek için yapıldığına dair yazılara rastlayabilirsiniz.

Peki, güncelleme gerçekten de kaliteli içerik yayıncısı siteleri ödüllendirme amacını mı taşıyordu ve bunda ne kadar başarılı oldu?

Penguen 4.0 Güncellemesi Ne Kadar Önemli?

Güncelleme öncesinde E-Bay gibi dünya devi markaların da aralarında olduğu ve genel olarak karının büyük bölümünü ABD’li internet kullanıcıları üzerinden elde eden sitelerde ciddi düşüşler yaşanmaya başladığı görüldü. ABD’li webmaster ve SEO uzmanları belirli kelimelerde dominant olan sitelerin ilk sayfadan 3. sayfaya kadar gerilemesiyle ilgili pek çok teori üretiyordu ki, Panda 4.0 güncellemesi geldi. Penguen 4.0, birçok şeyin değiştirildiği birincil bir güncelleme olduğu için bir hayli önemli. Güncelleme öncesinde yaşanan dalgalanmalardan yola çıkılarak pek çok SEO uzmanın birleştiği nokta, yeni Penguen güncellemesinin “kaliteli bir yayın içeriği ve backlink profili” olmayan siteleri elemek için yapıldı.

Şuan dahi hemen her yerde yeni Penguen algoritmasının temel işlevinin içerik kalitesini öne çıkaran ve özgün olmasına karşın “yazmak için yazılmış” içerikleri yayınlayan sitelere ceza kesme amacını güttüğü düşünülüyor. Daha önce yayınlanan içerikleri özgün kelimeler kullanarak yeniden yazan yani webmaster camiasında Re-Write denen taktikler ile özgün içerik yayıncısı “gibi” görünmeye çalışan web sitelerinin yeni güncelleme sonrası işi daha da zorlaşmış oldu. Güncellemenin önemli noktalarından biri de, backlink profilli kaliteli olmayan web sitelerine ceza kesmek.

Ancak ne var ki; değil yüzler ve binlerce, on binlerce backlinki olan web sitelerinin tüm bu linklerin ne kadarını Google’ın istediği veya belki de hayalini kurduğu şekilde organik olarak aldığıysa hala koskocaman bir soru işareti olmaya devam ediyor. Backlink ve içerik kalitesine odaklanan yeni güncelleme sonrasında küresel markaların web sitelerinde dahi 20-30 sıraya varan düşüşler yaşandı. Penguen 4.0 önemli olmasına önemli ancak hala SEO çalışmalarının özünde olan backlink çalışmalarının “mantığına aykırı” bir düzenleme olmuş gibi görünüyor. En azından şimdilik…

Güncellemenin Lokal Aramalar Üzerindeki Etkisi

Backlink ve içerik kalitesiyle ön plana çıkan sitelere ödül verme maksadı güdülerek gerçekleştirilen ve bunu ne derece başardığı şuan için soru işareti olmaya devam eden Penguen 4.0 güncellemesi, lokal bazlı aramalara da bir düzenleme getirmeye çalışıyor. Yiğidi öldürüp hakkını vermek gerekirse yeni güncellemenin içerik ve backlink kalitesini belirleme konusunda beklentilere “henüz” yanıt verememiş olmasına rağmen lokal aramalarda daha efektif sonuçlar elde edilmesini sağladığı da bir gerçek.

Bölge bazlı arama yapan ziyaretçiler düşünülerek oluşturulan sayfaları algılamakta daha fazlasını vaat eden yeni algoritma, Google hesaplarıyla oturum açılarak yapılan aramalardaysa haritalardan aramayla ilgili Google Plus profilli paylaşımlarına kadar çok daha geniş içerikli veri akışı sağlıyor. Panda 4.0, daha önce de önemli olan lokal arama odaklı On-Page (Site-içi) SEO düzenlemelerinin daha da fazla dikkat edilmesi gereken bir konu haline dönüşmesini sağladı.

Penguen 4.0 Sonrası Ayakta Kalan Siteler

Yeni güncellemenin içerik kalitesiyle ön plana çıkan siteleri ödüllenme amacına sahip olduğu söylenmesine karşın güncellemenin ardından ayakta kalan veya ilk sayfaya gelen siteler arasında hala “parazitlerin” olduğu görülüyor. Bunun haricinde en önemlisi backlinklerin kaliteli olmasından söz edilse de, herkesin bildiği üzere istediği kelimelerde ilk sıralara yerleşen web sitelerinin oldukça büyük bir bölümü aldığı linklerin tamamını kendi yönetiyor ya da bu işi yapacak SEO danışmanlarıyla çalışıyor. Google web sitelerinin doğal yollarla link almasını arzu etse de, hala herhangi bir Blog yayıncısının veya site sahibinin yayın içeriğinde bir siteden bahsederken linkleme yapmadığı gerçeği de karşımızda duruyor. Kaldı ki binlerce linki olan bir sitenin, bu linklerin %90’ına yakını tıpatıp aynı kelime üzerinden “doğal bir şekilde” almış olduğunun düşünülmesi de olsa olsa saflık olur.

Güncellemelerin farklı amaçlara hizmet ettiği söylense de, hala tamamına yakını kendi yönetiminde olan linkleri olan web siteleri kaliteli linkler vermeye devam ettiği sürece zirveye oymayı sürdürüyor. Kaynak siteler üzerinden istenen kelimelerden “bizzat” veya SEO firmaları tarafından çıkılan linkler dışında ilk sıralara çıkmak ve kalıcı olmak için hala başka bir seçenek yokmuş gibi görünüyor. Ancak yeni güncelleme bu SEO çalışmalarıyla zirvede kalmak için daha fazla link almak yerine, daha kaliteli linkler almanın önemli hale gelmesini sağladı. Binlerce linkin işlevini artık yüzlerce, yüzlercesinin işlevini ise onlarca “kaliteli” link görebiliyor.

Güncelleme ne derse desin hala istenen kelimelerde yükselmek için on binlerce farklı web sitesinin kendi kendine, üstelik tam da istediğiniz kelimeler üzerinden ve doğru şekilde link vermesi beklemek yerine bunu kendinizin veya SEO danışmanınızın yapması gerekiyor. Zira onlarca etken faktör olmasına rağmen düğümü açan, dönüp dolaşıp backlinkler olmayı sürdürüyor…

Google Hummingbird Algoritması

Geçtiğimiz hafta nihayetinde ülkemizde de planlandığı üzere devreye giren Google’ın yeni nesil algoritması Hummingbird, geleceğin SEO anlayışını şekillendirmek üzere atılmış oldukça büyük bir adım. Küçük bir güncellemenin ötesinde Google üzerinden yapılan aramaların yaklaşık olarak “%90’ını etkileyecek olan” yeni algoritma ile ilgiliyse hemen herkesin aklında soru işaretleri var. Webmasterların hala metodolojisini çözmek ve dinamiklerini tam manasıyla kavramak için uğraştığı yeni Google algoritmasıyla ilgili şuana kadar kimse kesin ifadelerde bulunamıyor olsa da, Hummingbird güncellemesiyle ilgili temel hatlar da yavaş yavaş belli oluyor.

SEO çalışmalarının seyrini kökten değiştiren yeni Google güncellemesi, dijital dünyadaki neredeyse tüm pazarlama stratejilerinin de yeniden şekillendirilmesine yönelik atılmış büyük bir adım. Yeni güncellemenin dijital dünyada özellikle SEO ile ilgilenenler ve dijital pazarlamacılar için çok büyük strateji değişimleri manasına geldiğini hatırlatarak, Google’ın 15. yaşını kutlayan yeni algoritmanın bugünden yarına hangi noktalarda köklü değişimler yaptığına çok yönlü bir şekilde bakalım.

İnternetin Kalbi Mobil Dünyada Atıyor

Akıllı telefonların hemen herkes tarafından kullanılması ile birlikte Google üzerinden yapılan aramaların “neredeyse %50’sinin mobil olarak yapılması”, yeni Hummingbird algoritmasında da mobil kullanıcılarının arama alışkanlıklarına cevap vermeye yönelik büyük değişmeler yapılmasına sebep oldu. Gelecek bir anlamda mobil internet demek olduğundan, Google artık akıllı telefon kullanıcılarının yapacağı “sesli aramalara” da esnek bir şekilde yanıt verebilecek değişimlere ihtiyaç duydu. Ayrıca yakında hemen herkesin gözünde göreceğimi Google Glass teknolojisinde de kullanıcıların Google üzerinden yapacağı tüm aramaları sesiyle yönlendirmesi, arama motorunun da insanların dil kullanma alışkanlıklarını algılamasını gerektirdi.

Bu doğrultuda çıkılan oldukça uzun bir yolculuğun yalnızca ilk adımı olan Hummingbird güncellemesi, özellikleri dur durak bilmeden gelişen akıllı telefonların kullanıcı sayısı da katlanarak arttığı için geleceğin internet alışkanlıklarına uyum sağlanmasına yönelik bir değişim. Söz konusu restoranlar, kafeler, barlar olduğunda Google üzerinden yapılan aramaların %50’den de fazlası akıllı telefonlar aracılığıyla yapılıyor. Geleceğin internet dünyasının şüphe götürmez bir şekilde mobil teknolojilerin etrafında şekilleneceğini çok iyi bilen Google, bir nevi mobil cihaz kullanıcılarının nabzına göre şerbet vermeye çalışıyor.

 

Mobil İnternetin SEO Açısından Önemini Anlamak

Geleceğin internet dünyasının tamamen mobil teknolojilere odaklı olarak gelişeceğinin Google tarafından açıkça dile getirilmesi üzerine bugün SEO ile amatör ya da profesyonel olarak ilgilenen herkesin, dijital pazarlama stratejileri ve geleceğin SEO odaklı çalışmalarının mobil dünyayı ilgilendireceğini anlaması gerekiyor. Özellikle mobil dünyanın devi olan Apple’ın başarılı uygulaması Siri ile birlikte Apple kullanıcıları Google üzerinden yapacağı aramaları yazmak yerine pratik bir şekilde sesli arama özelliğini kullanmaya teşvik etmesi, arama motorlarının geleceğinde sesli aramaların çok büyük önemi olacağını gösteriyor. Siri günümüzde dünya genelinde en çok kullanılan mobil tabanlı sesli arama yazılımı olarak mobil cihaz kullanıcılarına çok büyük bir kolaylık sunuyor. Google ise insanların söz konusu teknoloji olduğunda her zaman seçimini pratiklikten yana yaptığını çok iyi bilmekte. Google Hummingbird algoritmasını devreye sokarken geleceğin arama motoru kullanım alışkanlıklarıyla daha uyumlu bir arama motoru geliştirmek kadar kullanıcılara “sezgileri daha güçlü ve çok daha basit şekilde kullanılabilen” bir arama motoru sunmayı da hedefliyor. Google Glass’ın hala birincil arabirimi olan konuşma girişi, Glass kullanıcılarının da çok yakında bütün aramalarını sesli olarak yapacağından dolayı Google bilhassa önem verdiği konulardan biri. Google uzun vadeli gelişim planlarının odağında sesli aramaların olması, algoritmanın da bu değişim süreci içinde adım adım mobil cihaz kullanıcılarına uyumlu hale gelmesini gerektiriyordu ve dolayısı ile bu değişimin ilk adımı olarak Hummingbird tüm dünyada devreye sokulmaya başlandı.

Doğal Dil Kullanımı ve Daha Kompleks Aramalar

Mobil cihaz sahiplerinin sesli arama özelliğini kullanılması ile birlikte insanların yazım dilinden çok daha farklı olarak günlük hayatta kullandığı dil ile Google üzerinden “daha kişisel bir metotla” arama yapması mümkün oluyor. Şüphesiz ki, kişinin konuşarak arama motoru üzerinden herhangi bir konuda arama yapması ile yazım dilini kullanması arasında adeta dağlar kadar fark bulunuyor. Google Hummingbird algoritmasıyla birlikte insanların yapacağı sesli aramalarda daha tutarlı sonuçlar görmesini sağlamaya çalışıyor. Sesin kullanılmasıyla bugüne dek bilinen Google aramalarının birçoğu da tarih olacağından ve yepyeni arama kriterleri ortaya çıkacağından, Google yeni algoritma güncellemesini bu doğrultuda dizayn ediyor. İnternet kullanıcılar artık bir ya da iki kelimelik kısa kelimeler yerine çok daha kompleks arama terimleri kullanabilecek ve bunu da konuşarak yaptığı için bu uzun arama terimlerini kullanmak çok daha basit olacak.

Google Kullanıcılarının Alışkanlıkları Değişiyor

Uzun zamandır arama motoru üzerinden yapılan aramaların niteliğine odaklanan Google, insanların artık birkaç kelimeden oluşan sorulardan ziyade uzun cümlelerden oluşan çok daha kompleks terimlere cevap aradığını fark etti. Birçok mobil cihaz kullanıcısı sesli aramalarında uzun bir cümle kurmayı ve çoğu zaman da Google’a doğrudan soru sormayı tercih ediyor. İnternet kullanıcılarının Google’ı sorularına yanıt verecek bir yapay zeka olarak görmeye başlaması, Google’ın da Hummingbird algoritması ile birlikte bu beklentiye yanıt vermesini gerektirdi. Yani artık internet pazarlamacılarının ve şüphesiz SEO ile ilgilenenlerin, internet kullanıcılarının arama alışkanlıklarını ve hangi sorularla hangi cevaplara ulaşmaya çalıştığını anlamak için kapsamlı çalışmalar yapması gerekiyor.

 

Kesin Sonuçlara Ulaşmak İçin Şematik Arama

Google’ın yeni Hummingbird algoritması ile hedeflerinin başında, internet kullanıcılarının yazarak ya da sesini kullanarak yaptığı aramalarda çok daha tutarlı sonuçlar görmesini sağlamak geliyor. Yeni şematik arama mantığı daha tutarlı sonuçlara ulaşılmasını hedeflerken, kullanıcıya sunulan arama seçeneklerini içerik dışında farklı kriterleri de göz önüne alarak yapıyor. Yani yeni algoritma yapılan aramalarda sadece web sitelerinin aramayla eşleşen içeriklere sahip olup olmadığına bakmıyor ve konum ya da güncellik gibi farklı kriterlere de “bir hayli önem veriyor”. Yeni algoritma kullanıcı hakkında daha fazla bilgi sahibi oldukça, yapılan aramayla eşleşen daha fazla özelliğe sahip olan site buluyor. Kullanıcıya ilk sırada sunulan web sitesi, kullanıcı hakkında sahip olunan bilgiye göre kişinin internet kullanım alışkanlıklarına ve ihtiyacına en fazla çözüm seçeneği sunabilen site oluyor. Yani Google’ın yeni algoritmasını kullananların daha kompleks arama terimleriyle daha tutarlı bilgiye ulaşabilmesini hedeflediği görülüyor. Bu da, uzun arama terimlerinin (longtail keywords) yeni algoritma ile çok büyük önem kazanacağını manasına geliyor.

İçerik Kalitesine Verilen Önem Değişmiyor

Yeni Hummingbird algoritmasının odağında daha tutarlı sonuçlar sunmak için arama motoru üzerinden yapılan daha uzun aramaları algılayabilmek olduğundan SEO ile ilgilenenlerin ve bilhassa internet pazarlamacılarının, hedef müşteri kesiminin hangi soruları sorduğunu ve bu soruları da “neye ulaşmak için” yönelttiğini anlaması çok büyük önem kazanıyor. Arama motoru kullanıcılarının daha kompleks aramalara yönelmesinin ardından yatan nedenle oldukça yakından ilgilenen Google, insanların bir ya da iki kelime yazarak çoğu zaman istediği içeriğe ulaşamadığını gördü. Sadece aranan kelimelerin bulunduğu içeriklere sahip olan web sitelerinin kullanıcının aradığıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan içerikleri yayınlaması, Google kullanıcılarının da daha fazla terimle arama yapmak zorunda kalmasına sebep oldu.

Kullanıcının işine yaramayan bütün içerikler, “kişi için kalitesiz içerik” olduğundan dolayı arama motorunun da kişiye özel bir algıya sahip olması gerekti. Google üzerinden yaptığı arama ile erişim sağladığı herhangi bir içeriğin başlığı ile içerikte yazanların tutarsız olduğunu gören insanlar, aramalarını daha kompleks hale getirerek şansını yeniden denemeye başladı. Bunun üzerine de duruma el atması gerektiğini fark eden Google Hummingbird algoritmasını devreye soktu.

İçeriğin Bir Otoriteye Ait Olması

Google arama sonuçlarında sunduğu içeriklerin; güvenilir, bilgilendirici ve yapılan aramayla birebir alakalı olmasıyla günden güne daha da çok ilgileniyor. Böylece yayınlanan içeriğin konu hakkında gerçek anlamda bilgi sahibi olan bir otoriteye ait olması, yeni algoritmanın da içeriğin sahibi olan web sitesine daha fazla değer vermesine sebep olmakta. Bu doğrultuda sağlık konusunda herhangi bir arama yapıldığında Hummingbird algoritması, bir hekim olarak internetten “aktif şekilde içerik yayını yapan” kişinin web sitesine ya da bu kişinin dijital dünyadaki kimliğiyle içerik paylaşımı yaptığı web sitesine öncelik veriyor. Sağlığı ilgilendiren bir konuda otoritenin de bir hekim ya da sağlık kurumu olması, yapılan aramada da otorite kabul edilen tüzel ya da gerçek kişilere erişim sağlamanın daha kolay olmasını sağlayacak. Farklı konularda ise içeriği yazan “kişinin sosyal medyadaki etkinliği ve popülerliği, güvenilir web sitelerinden aldığı referanslar, kaliteli ve düzenli bir biçimde içerik yayını yapan sitelerde aldığı linkler önem kazanacak.

Google Plus Profillerinin Önemi

İçeriğin güvenilirliği konusuna Hummingbird algoritmasında özellikle dikkat eden Google, markanın uzun vadede kullanıcıların dijital kimliği olmasını hedeflediği Google Plus’a da büyük bir rol yüklüyor. İlk zamanlarında internet kullanıcılarının pek fazla ilgisini çekmemiş gibi görünen Google Plus konusunda inatçılığını sürdüren Google, yeni algoritmasıyla birlikte içeriğin Google+ profilleriyle ilişkilendirilmesine ayrıca ilgi gösteriyor. Bu ise içeriği yayınlayan tüzel ya da gerçek kişinin Google+ profilindeki çevrelerin, linklerin, paylaşımlara gösterilen ilginin ve etkinliklerin çok büyük bir öneme sahip olacağı manasına geliyor. Google’ın yayıncı imzası olarak görmeye başladığı Google Plus profilleri, yayınlanan içeriğin sosyal çevreyle paylaşılarak daha fazla ilgi görmesi ve kişinin Google’ın gözünde güvenilir bir içerik yayıncısı olarak algılanması noktasında daha da önem kazanıyor. Yazar olarak Google+ profili aracılığıyla yapılan paylaşımlara gösterilen ilginin artması ve insanların yayınlanan içerikleri daha da fazla +1’lemesi ile güvenilir bir yazar imajının oldukça kuvvetlendirilmesi mümkün.