Rakiplerin Ne Yaptığına Saplanıp Kalmak

Google sıralamalarında rekabet ettiğiniz rakiplerinizin üstünde yer almak için akılcı SEO stratejileri geliştirmeniz gerekirken bunu, rakip firma sitelerinin çalışma yaptığı tüm anahtar kelimeleri birebir bir kopyalayarak başaramayacağınız gerçek. Rakip web sitelerin çalışma yaptığı anahtar kelimelerin hangilerinin size yarar sağlayacağına, hangilerindense uzak durmanız gerektiğine dikkat etmelisiniz. Rakiplerinizin hangi anahtar kelimelere yatırım yaptığı, hangileriyle yakından ilgilendiğini görüntülemenizi sağlayan pek çok araç bulunuyor. Bu araçları kullanarak, rakiplerinin arama motoru optimizasyonu stratejilerini anlamaya çalışan bilinçli webmaster, başarı sağlayan rakip sitelerin neyi doğru yaptığını ve farkında nereden kaynaklandığını bulmaya çalışıyor. Bu rakip analizi için akıllıca bir yol olsa da, rakiplerinizin uyguladığı SEO stratejilerini sizin de uygulamanız aynı şekilde akıllıca bir seçim olmayacaktır…

Kopyala-Yapıştır Amaçsız Stratejiler

Rakiplerinizin çalışma yaptığı anahtar kelimelere büyüteç tutmak ve hangi kelimelere özellikle ilgi gösterdiğini bilmek, kendi SEO çalışmalarınızda büyük avantaj elde etmenizi sağlayabilir. Ancak burada dikkat etmeniz gereken, bu kelimelerin hangilerine çalışma yapıldığından ziyade rakip sitelerin neden özellikle bu kelimelerle ilgilendiği. Organik trafiğe olan katkısı, aranma hacmi ve kelimenin rekabet yoğunluğuna bağlı olarak çalışma yapılan kelimelerin yapacağı katkı farklıdır. Zaten anahtar kelime analiz araçlarının algoritmaları, bu üç temel faktörü göz önünde bulunduracak şekilde analiz yapmaya çalışacak şekilde geliştiriliyor. Sadece rakipleriniz çalışma yapıyor ve gerçekten de başarı sağlıyor diye işinize yaramayacak, ekstra herhangi bir kazanç vaat etmeyen kelimelere odaklanmaktan daha kötü bir karar yoktur. Buna karşın çoğu zaman site sahibi sadece rakipleri belirli kelimelere çalışıyor diye webmasterlarından veya çalıştıkları SEO firmasından birebir aynı anahtar kelimelere odaklanılmasını talep ediyor ki, sorun da zaten buradan başlıyor. Rakibinizin amacı sadece siteye trafik çekmek veya sadece belirli bir ürünü öne çıkartarak, bu sürünün satışını arttırmak olabilir. Peki, sizin amacınız birebir aynı ürünün satışını arttırmak veya aynı şekilde yalnızca sitenizin trafiğini arttırmak mı?

Amacınızı en baştan belirlemeden sadece rakipleriniz yapıyor diye aynı kelimelere odaklı, aynı yolları deneyerek SEO çalışması yapmanız ya da yaptırmanız, söylemesi her ne kadar acı olsa da esasen arama motoru optimizasyonunu hiç anlamadığınızı gösterir. Örneğin; sitenizin trafiğini arttırmak yerine mevcut ziyaretçilerin ürün satın alma oranını arttırmaya yönelik bir strateji belirlemek kârlılığınızı hatırı sayılır oranda arttırırken sizin, rekabet sebebiyle çok daha güç olan ziyaretçi trafiğini arttırmakla ilgilenmeniz deyim yerindeyse havanda su dövmekten ibarettir.

Tüm bunların ötesinde söz konusu kârlılık ve ürün satışı olduğunda sitenize trafik çekmenin hiçbir şeyi garanti etmeyeceğini de unutmayın. Zaten bazı firma sahiplerinin zannettiğinin tamamen aksine, SEO firmaları veya genel olarak SEO çalışmaları hiçbir zaman ürün satışını garanti etmez; tıpkı Google reklamları gibi… Mobilya satışı yapan herhangi bir firmanın web sitesinin hemen bir altında veya üzerinde yer alan IKEA linkinde satışa sunulan ürünün neredeyse tıpatıp aynısı %30 daha ucuza satılırken sitenizi ziyaret edenlerin, başka hiçbir adresi tıklamadan firmanızın ürününü satın alacağını beklemek olsa olsa saflık olur…

Anahtar Kelimeleri Neye Göre Belirliyorsunuz?

Amacınız ister web sitenizin günlük ziyaretçi sayısını arttırmak isterse de satışa sunduğunuz ürünlerin daha fazla satılmasını sağlamak olsun, söz konusu arama motoru optimizasyonu olduğunda çalışmalarınızın belkemiğini oluşturan unsurların en önemlileri arasında her zaman anahtar kelimeler gelir. Toplamda kaç kelime üzerinden SEO çalışması yapılacağı veya bu anahtar kelimelerde rekabetin ne kadar yoğun olduğundan önce hangi anahtar kelimelerin sizin için avantajlı olduğunu belirlemekle ilgilenmeniz, zamanını ve paranızı boşa harcamamak için en akıllıcası olacaktır. Planlarınız doğrultusunda hedefinize kararlı adımlarla ulaşmanızı sağlayacak anahtar kelimelerin kimilerinde rekabet yoğunluğu nedeniyle başarı elde etmek zaman alırken kimi anahtar kelimelerse zaman kaygından başka bir işe yaramayacaktır. Bu anahtar kelimelerin neler olduğunu boşa geçen ayların ardından öğrenmek yerine optimizasyon stratejisi belirlerken, ilk adımda belirlemek işin püf noktası…

Kolaydan Zora

Yaygın biçimde webmasterlar anahtar kelimeleri belirlerken kolaydan zora şeklinde bir sıralama yapar. Kolay olarak nitelendirilen anahtar kelimelerse tahmin edebileceğiniz gibi arama hacmi ve rekabeti düşük, çoğu zaman da uzun kuyruklu anahtar kelimeler. Sitenize ilk sayfalarda konum kazandıracak anahtar kelimeler aşama kaydetmenize yardımcı olur. Bu düşük arama hacmi sebebiyle trafik artışında hatırı sayılır fark yaratmayacak olan kolay anahtar kelimeler kimileri için zaman kaybı gibi görünse de, aslında link inşasına bu kelimelerden başlayarak sitenize sağlam bir temel oluşturursunuz. Ayrıca kolay sıralama sağlayan bu kelimeler emeğinizin karşılığını aldığınızı göreceğinizden motivasyonunuzu da arttırır. Rekabetin yoğun olduğu kelimeler için çok daha fazla kaliteli içerik, zaman ve para harcamanız gerekeceğini unutmayın…

Benzer Anahtar Kelimelerin Dönüşümü

Bilgisayar başına geçerek, AdWords paneli üzerinden yapacağınız kısa bir incelemeyle hangi anahtar kelimelerin Google gözünde “benzer” yönlendirmeler olduğunu öğrenebilirsiniz. Google algoritması kullanıcıları web sitelerine yönlendiren reklamların gösteriminde, kullanıcıların kullandığı arama terimleri benzerliğine göre birbiriyle ilişkilendiriyor ve reklamları da bu doğrultuda gösterime sunuyor. Dolayısıyla Google’ın bu ilişkilendirmeyi nasıl yaptığını sizin bilmeniz, hangi anahtar kelimelerin de benzer kabul edildiğini öğrenmeniz anlamına gelir. Benzer olmasına karşın belli bir anahtar kelime öbeğinde rekabet yüksekken, ilişkilendirilmiş yani benzer kabul edilen farklı anahtar kelimelerde rekabet daha düşük olabilir. Bu düşük rekabetli anahtar kelimeler üzerine kurgulayacağınız SEO çalışmaları, aylarca beklemeden ve yüklü bir bütçeye de ihtiyacınız olmadan sonuç almanızı sağlayabilir.

Yüksek Arama Hacimli Ancak Düşük Rekabetli Kelimeler

Anahtar kelimelerin arama hacminin yüksek olması, her zaman bu kelimelerde yoğun rekabet olduğu anlamına gelmez. Tüm SEO planınızı çok düşük arama hacmine sahip, kolay ve uzun kuyruklu anahtar kelimeler üzerine inşa etmek kısa sürede sonuç elde etmenizi sağlayabilir ancak bu şekilde elde edeceğiniz başarı da küçük boyutlu olacaktır. İhtiyaç duyduğunuz yoğun kullanıcı trafiğini sağlayamayan bu düşük hacimli kelimelerin yüzlercesiyle uğraşarak trafik sağlamak yerine kararlı adımlarla yüksek arama hacmine sahip kelimelere de bir anlamda yatırım yapmalısınız. Evet, birkaç günde bu yüksek hacme sahip kelimelerde ilk sayfada yer alamayacak olsanız da, inşa edeceğiniz link ağıyla güçlenen sitenizin altyapısı yüksek hacimli anahtar kelimelerdeki rekabet gücünüzü zamanla arttıracaktır.

2018’de SEO Trendlerine Yön Verecek Faktörler

Söz konusu arama motoru optimizasyonu olduğunda her yılın sonunda, gelecek sene Google’ın yepyeni özellikler kullanmaya başlayacağı veya algoritmada tüm sıralamaları alt üst edecek köklü değişiklikler olacağıyla ilgili şehir efsaneleriyle karşılaşıyoruz. Bu yıl, öncekilerden farksız biçimde 2018 SEO trendlerini baştan aşağı değiştireceği iddia edilen pek çok faktörde köklü değişikler olacağıyla ilgili içerikler peşi sıra blog sayfalarında yerini alıyor. Onlarcası şehir efsanesi olmanın ötesine geçemese de, bahsi geçen etkenler arasında gerçekten ünümüzde yıl Google tarafından daha titiz bir biçimde inceleneceği bariz olan optimizasyon faktörleri yer almıyor değil. Bunların başında Google arama sayfalarının gösterimiyle ilgili küçük değişiklik yer alıyor ki, söz konusu arama sonuçlarının gösterimi olduğunda küçük değişikliklerin bile trafik açısından büyük etkiye sebep olabileceği aşikâr.

Geçmişe nazaran kıyas kabul edilmeyecek kadar çehre değiştiren Google arama sonucu gösterimlerinde artık basit bir “Android” araması neticesinde rengârenk bir sayfayla karşılaşıyoruz. Görsellerden yoğun trafik çeken, popüler web sitelerinin sayfalarına kadar ilk sayfada yer alan web sitenizden trafik çalabilecek onlarca görsel uyaran bulunuyor. Bu görsel uyaranlar ister istemez kullanıcının dikkatini çekerek, ilk sıralarda bile yer alıyor olsa sayfanızı tıklayacak kullanıcıların bir bölümünü farklı web sitelerine yönlendirebilir.

alisveris

Arama sonuçlarında, kullanılan anahtar kelimelere göre eşleştirilen sayfa sonuçları ilk sırada yer alan web sitenizin bile belli bir oranda trafik kaybetmesine yol açabilir. En çok haberler bölümünde kullanıcının dikkatini çekecek herhangi bir başlık, bu kullanıcının ilk sıralarda yer alan web sitenizi tıklamak yerine bu içeriğe yönelmesine yol açabilir ki; zaten pek çok kullanıcı bu eşleşme sonucu görüntülenen sayfaları ve görselleri tıklıyor. Arama sayfalarında dikkate alınan faktörleri incelemenizi sağlayan bir SERP aracıyla, web sitenizden trafik çalan sayfaları belirlemenizi ve SEO çalışmalarınızı bu alanlara yoğunlaştırmanızı kolaylaştırabilir.

Görsel dosya adının anahtar kelimeyle tam uyum sağlaması, Google Plus kullanıcılarının yorumları, etiket kartının SEO uyumlu ve kullanıcıya bilgi sağlayan özgün içerik barındırması gibi faktörler arama sonuçlarının gösterildiği Google sayfalarında trafiğin yönünü etkiliyor. Her ne kadar Google bu tür meta etiketlemenin doğrudan sinyal olarak algılanmadığını, sıralamaları etkileyen majör bir etken olmadığını dile getirse de görsel anlamda ortada büyük fark olduğu ortada. Her şeyin görsellik üzerine kurulu olduğu ve insan algısının bu görsellik neticesinde şekillendiğini unutmadan, arama sonuçlarında web sitenizin trafik çekmesini sağlayacak her tür detayı bir avantaja dönüştürebilirsiniz.

urller

Bunların yanı sıra her geçen sene daha fazla aramanın mobil cihazlar üzerinden sesli arama kullanılarak yapıldığını unutmayın ve bu konuda şüpheci olmayın. Zira doğrudan, sadece ülkemizi kapsayacak istatistiklerden söz etmek mümkün olmamasına rağmen Google’ın dünya genelini kapsayacak şekilde yayımladığı istatistiksel veriler ışığında; gençlerin %55’inin, yetişkinlerinse %40’ının günlük Google aramalarını sesli olarak yaptığını söyleyebiliriz. Bu göz ardı edilmesi imkânsız olan yüksek oran, sesli aramalarda Google algoritmasının algıladığı anahtar kelimeler ile web sitenizin SEO çalışmalarında kullandığınız anahtar kelimelerin eşleşiyor olmasının, trafik çekmek açısından ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

E-Ticaret sitesi kurmanın maliyeti nedir ?

E-Ticaret günümüz şartlarında gerçekten en popüler girişimlerin başında geliyor. Çünkü maliyeti reel lokasyonda bir işletme açmak ile mukayese edilemeyecek kadar düşük, kazanç potansiyeli de kat kat fazla.

E-ticaret sayesinde yolu sizin caddenize düşmeyen insanlara da rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Hatta farklı illerdeki, ülkelerdeki insanlara bile.

Peki bu kadar övdük, nedir e-ticaret sitesi kurmanın maliyeti ?

İnternetten Satış Yapmak İçin Bilmeniz Gerekenler

Bildiğiniz üzere e-ticaret sektörü çok hızlı bir şekilde gelişiyor ve pazar git gide büyüyor. Bunda elbette artık internete tam olarak uyum sağlamamızın büyük bir etkisi var. Eğer siz de işinizi internete taşımak ya da tamamen bir internet girişimi oluşturmak istiyorsanız bu makaleyi sizin için hazırladık.

GoogleBot’un İndexlemedeki Referansı Chrome 41

Google, Panda’nın son majör güncellemesini duyurduğundan bu yana indexleme ve link şemaları webmasterlar tarafından sıkça tartışılan konular haline geldi. Google’ın meşhur Googlebot’unun ardındaki teknoloji perdesini tamamen açmasa da aralamasıyla birlikte yayımlanan makalelerden etkilenen çoğu site sahibi, sitelerinin indexlerinin Googlebot gözünde kusursuz görünmesi için neleri düzeltmesi gerektiğine dair hummalı bir araştırma içine girdi. Arama motoru optimizasyonunun doğrudan backlink demek olduğu çok ama çok eski zamanlarda bu gibi sorunları olmayan site sahipleri, Panda ve sonrasındaki dev güncellemelerle beraber sitelerinin kusursuz bir indexe sahip olması için onlarca farklı unsura dikkat etmek zorunda kaldı. Çoğu site sahibi ise hala Googlebot’un yeni bir sayfayı ziyaret etmesi ile sitenin tüm indexini alınması arasında fark olduğundan habersiz…

Web sitesinde daha fazla HTML ve CSS olması durumunda index odaklı halledilmesi gereken daha fazla sorunla uğraşılması gerekebiliyor ve bu iş için çoğunlukla Google Fetch&Render aracı kullanılıyor. Zaman almanın da ötesinde insanı yaşlandıran ve çoğu zaman tüm uğraşa karşın işe yaramadığından saç baş yolduran bu zahmete katlanmaktansa GoogleBot’un nasıl bir mantıkla index aldığını bilmek ve en baştan sitedeki yayınları bu mantık doğrultusunda yönetmek daha akıllıca. Şayet daha önce sitenizin bir bölümünün düzgün indexlenmediğini fark ettiyseniz ve bu duruma yol açan kod satırlarını düzeltmeye çalıştıysanız bazen bunu yapmanın ne kadar sinir bozucu ve uzun süren bir iş olabileceğini zaten biliyorsunuzdur.

Chrome 41 ile ilgili heyecan verici haberlerin Google isimleri tarafından Twitter üzerinden paylaşılmasının ardından Web Tarama Hizmetleri teknolojisinde yepyeni bir düzenlemeye gidileceğiyle ilgili haberler de peşi sıra geldi. Web sitenizin nasıl yüklendiğini görmek için Chrome 41’i indirmeniz ve kurmanızın yeterli olacağından bahseden Google çalışanları, GoogleBot’un da Chrome 41 üzerinden yapılan görüntülemeleri esas alacağını söylüyor. Dolayısıyla teknik problemleri iş işten geçmeden fark etmek ve önleminizi en baştan alarak, sonradan binlerce kod satırı arasında kaybolmamak için artık daha pratik bir çözüm varmış gibi görünüyor. GoogleBot’un hâlihazırda kullandığı Chrome sürümü ise yeni geliştirmelerle birlikte sürekli güncellenecek. 2015 yılında yazılan Chrome 41 bugüne dek pek çok majör geliştirme paketiyle değişti ve ilk yazıldığı günkünden çok ama çok farklı bir kimliğe büründü. Tabi tüm bunlar her şeyin bir günde değişeceği ve artık indexlemeye dair hiçbir sorun yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. Bekleyip, göreceğiz…