Arama motoru optimizasyonu yani SEO hakkında yazılmış makaleler, SEO teknikleri ve güncel SEO haberlerinin hepsi burada.

Rakiplerin Ne Yaptığına Saplanıp Kalmak

Google sıralamalarında rekabet ettiğiniz rakiplerinizin üstünde yer almak için akılcı SEO stratejileri geliştirmeniz gerekirken bunu, rakip firma sitelerinin çalışma yaptığı tüm anahtar kelimeleri birebir bir kopyalayarak başaramayacağınız gerçek. Rakip web sitelerin çalışma yaptığı anahtar kelimelerin hangilerinin size yarar sağlayacağına, hangilerindense uzak durmanız gerektiğine dikkat etmelisiniz. Rakiplerinizin hangi anahtar kelimelere yatırım yaptığı, hangileriyle yakından ilgilendiğini görüntülemenizi sağlayan pek çok araç bulunuyor. Bu araçları kullanarak, rakiplerinin arama motoru optimizasyonu stratejilerini anlamaya çalışan bilinçli webmaster, başarı sağlayan rakip sitelerin neyi doğru yaptığını ve farkında nereden kaynaklandığını bulmaya çalışıyor. Bu rakip analizi için akıllıca bir yol olsa da, rakiplerinizin uyguladığı SEO stratejilerini sizin de uygulamanız aynı şekilde akıllıca bir seçim olmayacaktır…

Kopyala-Yapıştır Amaçsız Stratejiler

Rakiplerinizin çalışma yaptığı anahtar kelimelere büyüteç tutmak ve hangi kelimelere özellikle ilgi gösterdiğini bilmek, kendi SEO çalışmalarınızda büyük avantaj elde etmenizi sağlayabilir. Ancak burada dikkat etmeniz gereken, bu kelimelerin hangilerine çalışma yapıldığından ziyade rakip sitelerin neden özellikle bu kelimelerle ilgilendiği. Organik trafiğe olan katkısı, aranma hacmi ve kelimenin rekabet yoğunluğuna bağlı olarak çalışma yapılan kelimelerin yapacağı katkı farklıdır. Zaten anahtar kelime analiz araçlarının algoritmaları, bu üç temel faktörü göz önünde bulunduracak şekilde analiz yapmaya çalışacak şekilde geliştiriliyor. Sadece rakipleriniz çalışma yapıyor ve gerçekten de başarı sağlıyor diye işinize yaramayacak, ekstra herhangi bir kazanç vaat etmeyen kelimelere odaklanmaktan daha kötü bir karar yoktur. Buna karşın çoğu zaman site sahibi sadece rakipleri belirli kelimelere çalışıyor diye webmasterlarından veya çalıştıkları SEO firmasından birebir aynı anahtar kelimelere odaklanılmasını talep ediyor ki, sorun da zaten buradan başlıyor. Rakibinizin amacı sadece siteye trafik çekmek veya sadece belirli bir ürünü öne çıkartarak, bu sürünün satışını arttırmak olabilir. Peki, sizin amacınız birebir aynı ürünün satışını arttırmak veya aynı şekilde yalnızca sitenizin trafiğini arttırmak mı?

Amacınızı en baştan belirlemeden sadece rakipleriniz yapıyor diye aynı kelimelere odaklı, aynı yolları deneyerek SEO çalışması yapmanız ya da yaptırmanız, söylemesi her ne kadar acı olsa da esasen arama motoru optimizasyonunu hiç anlamadığınızı gösterir. Örneğin; sitenizin trafiğini arttırmak yerine mevcut ziyaretçilerin ürün satın alma oranını arttırmaya yönelik bir strateji belirlemek kârlılığınızı hatırı sayılır oranda arttırırken sizin, rekabet sebebiyle çok daha güç olan ziyaretçi trafiğini arttırmakla ilgilenmeniz deyim yerindeyse havanda su dövmekten ibarettir.

Tüm bunların ötesinde söz konusu kârlılık ve ürün satışı olduğunda sitenize trafik çekmenin hiçbir şeyi garanti etmeyeceğini de unutmayın. Zaten bazı firma sahiplerinin zannettiğinin tamamen aksine, SEO firmaları veya genel olarak SEO çalışmaları hiçbir zaman ürün satışını garanti etmez; tıpkı Google reklamları gibi… Mobilya satışı yapan herhangi bir firmanın web sitesinin hemen bir altında veya üzerinde yer alan IKEA linkinde satışa sunulan ürünün neredeyse tıpatıp aynısı %30 daha ucuza satılırken sitenizi ziyaret edenlerin, başka hiçbir adresi tıklamadan firmanızın ürününü satın alacağını beklemek olsa olsa saflık olur…

Anahtar Kelimeleri Neye Göre Belirliyorsunuz?

Amacınız ister web sitenizin günlük ziyaretçi sayısını arttırmak isterse de satışa sunduğunuz ürünlerin daha fazla satılmasını sağlamak olsun, söz konusu arama motoru optimizasyonu olduğunda çalışmalarınızın belkemiğini oluşturan unsurların en önemlileri arasında her zaman anahtar kelimeler gelir. Toplamda kaç kelime üzerinden SEO çalışması yapılacağı veya bu anahtar kelimelerde rekabetin ne kadar yoğun olduğundan önce hangi anahtar kelimelerin sizin için avantajlı olduğunu belirlemekle ilgilenmeniz, zamanını ve paranızı boşa harcamamak için en akıllıcası olacaktır. Planlarınız doğrultusunda hedefinize kararlı adımlarla ulaşmanızı sağlayacak anahtar kelimelerin kimilerinde rekabet yoğunluğu nedeniyle başarı elde etmek zaman alırken kimi anahtar kelimelerse zaman kaygından başka bir işe yaramayacaktır. Bu anahtar kelimelerin neler olduğunu boşa geçen ayların ardından öğrenmek yerine optimizasyon stratejisi belirlerken, ilk adımda belirlemek işin püf noktası…

Kolaydan Zora

Yaygın biçimde webmasterlar anahtar kelimeleri belirlerken kolaydan zora şeklinde bir sıralama yapar. Kolay olarak nitelendirilen anahtar kelimelerse tahmin edebileceğiniz gibi arama hacmi ve rekabeti düşük, çoğu zaman da uzun kuyruklu anahtar kelimeler. Sitenize ilk sayfalarda konum kazandıracak anahtar kelimeler aşama kaydetmenize yardımcı olur. Bu düşük arama hacmi sebebiyle trafik artışında hatırı sayılır fark yaratmayacak olan kolay anahtar kelimeler kimileri için zaman kaybı gibi görünse de, aslında link inşasına bu kelimelerden başlayarak sitenize sağlam bir temel oluşturursunuz. Ayrıca kolay sıralama sağlayan bu kelimeler emeğinizin karşılığını aldığınızı göreceğinizden motivasyonunuzu da arttırır. Rekabetin yoğun olduğu kelimeler için çok daha fazla kaliteli içerik, zaman ve para harcamanız gerekeceğini unutmayın…

Benzer Anahtar Kelimelerin Dönüşümü

Bilgisayar başına geçerek, AdWords paneli üzerinden yapacağınız kısa bir incelemeyle hangi anahtar kelimelerin Google gözünde “benzer” yönlendirmeler olduğunu öğrenebilirsiniz. Google algoritması kullanıcıları web sitelerine yönlendiren reklamların gösteriminde, kullanıcıların kullandığı arama terimleri benzerliğine göre birbiriyle ilişkilendiriyor ve reklamları da bu doğrultuda gösterime sunuyor. Dolayısıyla Google’ın bu ilişkilendirmeyi nasıl yaptığını sizin bilmeniz, hangi anahtar kelimelerin de benzer kabul edildiğini öğrenmeniz anlamına gelir. Benzer olmasına karşın belli bir anahtar kelime öbeğinde rekabet yüksekken, ilişkilendirilmiş yani benzer kabul edilen farklı anahtar kelimelerde rekabet daha düşük olabilir. Bu düşük rekabetli anahtar kelimeler üzerine kurgulayacağınız SEO çalışmaları, aylarca beklemeden ve yüklü bir bütçeye de ihtiyacınız olmadan sonuç almanızı sağlayabilir.

Yüksek Arama Hacimli Ancak Düşük Rekabetli Kelimeler

Anahtar kelimelerin arama hacminin yüksek olması, her zaman bu kelimelerde yoğun rekabet olduğu anlamına gelmez. Tüm SEO planınızı çok düşük arama hacmine sahip, kolay ve uzun kuyruklu anahtar kelimeler üzerine inşa etmek kısa sürede sonuç elde etmenizi sağlayabilir ancak bu şekilde elde edeceğiniz başarı da küçük boyutlu olacaktır. İhtiyaç duyduğunuz yoğun kullanıcı trafiğini sağlayamayan bu düşük hacimli kelimelerin yüzlercesiyle uğraşarak trafik sağlamak yerine kararlı adımlarla yüksek arama hacmine sahip kelimelere de bir anlamda yatırım yapmalısınız. Evet, birkaç günde bu yüksek hacme sahip kelimelerde ilk sayfada yer alamayacak olsanız da, inşa edeceğiniz link ağıyla güçlenen sitenizin altyapısı yüksek hacimli anahtar kelimelerdeki rekabet gücünüzü zamanla arttıracaktır.

2018’de SEO Trendlerine Yön Verecek Faktörler

Söz konusu arama motoru optimizasyonu olduğunda her yılın sonunda, gelecek sene Google’ın yepyeni özellikler kullanmaya başlayacağı veya algoritmada tüm sıralamaları alt üst edecek köklü değişiklikler olacağıyla ilgili şehir efsaneleriyle karşılaşıyoruz. Bu yıl, öncekilerden farksız biçimde 2018 SEO trendlerini baştan aşağı değiştireceği iddia edilen pek çok faktörde köklü değişikler olacağıyla ilgili içerikler peşi sıra blog sayfalarında yerini alıyor. Onlarcası şehir efsanesi olmanın ötesine geçemese de, bahsi geçen etkenler arasında gerçekten ünümüzde yıl Google tarafından daha titiz bir biçimde inceleneceği bariz olan optimizasyon faktörleri yer almıyor değil. Bunların başında Google arama sayfalarının gösterimiyle ilgili küçük değişiklik yer alıyor ki, söz konusu arama sonuçlarının gösterimi olduğunda küçük değişikliklerin bile trafik açısından büyük etkiye sebep olabileceği aşikâr.

Geçmişe nazaran kıyas kabul edilmeyecek kadar çehre değiştiren Google arama sonucu gösterimlerinde artık basit bir “Android” araması neticesinde rengârenk bir sayfayla karşılaşıyoruz. Görsellerden yoğun trafik çeken, popüler web sitelerinin sayfalarına kadar ilk sayfada yer alan web sitenizden trafik çalabilecek onlarca görsel uyaran bulunuyor. Bu görsel uyaranlar ister istemez kullanıcının dikkatini çekerek, ilk sıralarda bile yer alıyor olsa sayfanızı tıklayacak kullanıcıların bir bölümünü farklı web sitelerine yönlendirebilir.

alisveris

Arama sonuçlarında, kullanılan anahtar kelimelere göre eşleştirilen sayfa sonuçları ilk sırada yer alan web sitenizin bile belli bir oranda trafik kaybetmesine yol açabilir. En çok haberler bölümünde kullanıcının dikkatini çekecek herhangi bir başlık, bu kullanıcının ilk sıralarda yer alan web sitenizi tıklamak yerine bu içeriğe yönelmesine yol açabilir ki; zaten pek çok kullanıcı bu eşleşme sonucu görüntülenen sayfaları ve görselleri tıklıyor. Arama sayfalarında dikkate alınan faktörleri incelemenizi sağlayan bir SERP aracıyla, web sitenizden trafik çalan sayfaları belirlemenizi ve SEO çalışmalarınızı bu alanlara yoğunlaştırmanızı kolaylaştırabilir.

Görsel dosya adının anahtar kelimeyle tam uyum sağlaması, Google Plus kullanıcılarının yorumları, etiket kartının SEO uyumlu ve kullanıcıya bilgi sağlayan özgün içerik barındırması gibi faktörler arama sonuçlarının gösterildiği Google sayfalarında trafiğin yönünü etkiliyor. Her ne kadar Google bu tür meta etiketlemenin doğrudan sinyal olarak algılanmadığını, sıralamaları etkileyen majör bir etken olmadığını dile getirse de görsel anlamda ortada büyük fark olduğu ortada. Her şeyin görsellik üzerine kurulu olduğu ve insan algısının bu görsellik neticesinde şekillendiğini unutmadan, arama sonuçlarında web sitenizin trafik çekmesini sağlayacak her tür detayı bir avantaja dönüştürebilirsiniz.

urller

Bunların yanı sıra her geçen sene daha fazla aramanın mobil cihazlar üzerinden sesli arama kullanılarak yapıldığını unutmayın ve bu konuda şüpheci olmayın. Zira doğrudan, sadece ülkemizi kapsayacak istatistiklerden söz etmek mümkün olmamasına rağmen Google’ın dünya genelini kapsayacak şekilde yayımladığı istatistiksel veriler ışığında; gençlerin %55’inin, yetişkinlerinse %40’ının günlük Google aramalarını sesli olarak yaptığını söyleyebiliriz. Bu göz ardı edilmesi imkânsız olan yüksek oran, sesli aramalarda Google algoritmasının algıladığı anahtar kelimeler ile web sitenizin SEO çalışmalarında kullandığınız anahtar kelimelerin eşleşiyor olmasının, trafik çekmek açısından ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Google Görsel Aramaların Trafik Üzerindeki Etkisi

Sitenizdeki içeriklerin görsel etkisini pozitif anlamda arttırmak ve ziyaretçilerin sayfada daha uzun süre vakit geçirmesini sağlamak için kullandığınız görsellerin önemli olduğu aşikâr. Ancak bu görseller sayesinde SEO çalışmalarına katkı sağlamak, Google Görsel aramalar üzerinden trafiği arttırmak dediğimizde akla gelen ilk soru; “Google Görseller sayfasından siteye hala trafik çekmek mümkün mü?” oluyor. Zira geçmiş yıllarda Google Arama Motorunda görsel odaklı herhangi bir arama yaptığımızda çıkan sonuçlardan herhangi birine tıkladığımızda sayfa bizi doğrudan görselin bulunduğu web sitesine aktarırken günümüzde bildiğiniz üzere artık görsellere tıkladığınızda, Google sadece bu görselin tam boyutlu versiyonunu karşınıza getiriyor ve çoğu kullanıcı için de bu yeterli oluyor.

Sayfanızdaki Görsellerin Kullanım Amacı

Google Görseller sayfası üzerinden arama yapan kullanıcıların birçoğu, aradığı niteliklere sahip herhangi bir görsele ulaştığında artık görselin tam boyutlu versiyonu karşısına çıktığında, görselin bulunduğu web sitesini ziyaret etmeden görseli kaydederek işini tamamlamış oluyor. Hal böyle olunca görselin bulunduğu sayfa ziyaret edilmediğinden, site sahibi için Google Görseller sayfası üzerinden trafik çekmek gibi bir durum da söz konusu olmuyor.

Mobilya veya ayakkabı üreticisiyseniz, tüketicilerin satın almaya dair kararlarında görsellerin etkisi büyük olduğundan yani insanlar ürünü satın almadan önce görseller aracılığıyla alacağı ürünü incelemek istiyorsa ürün sayfalarınızda mümkün olduğunca fazla sayıda ve yüksek çözünürlükte görsele yer vermeniz gerekir. Bu görseller Google Görseller sayfası üzerinden yapılan aramalarda arama motoru kullanıcılarının karşısına çıktığında, kullanıcıların amacı görsele değil görselin tanımladığı ürüne ulaşmak olduğundan eninde sonunda sayfanıza ziyaretçi çekersiniz. Aynı durum oteller, pansiyonlar için de geçerlidir. Nitekim görsel aramalarla otellerin fotoğraflarına değil, rezervasyon sayfalarına ve fiyatlara ulaşmak isteyen kullanıcı görsellere göz attıktan sonra nihayetinde web sitenizi ziyaret ederek daha fazla bilgi almak isteyecektir. Bu bağlamda Google Görseller sayfasında yapılan aramalarda tıklamayla doğrudan sayfanıza yönlendirme gibi bir durum şuan için söz konusu olmasa da, sattığınız ürün veya hizmete bağlı olarak bu durum Google Görseller aramaları üzerinden trafik çekemeyeceğiniz anlamına gelmiyor.

Türkiye için birebir geçerli olduğunu söylemek mümkün olmamasına rağmen elimizde ABD kullanıcılarına ait istatistikler bulunuyor ve bu Google Arama Motoru kullanımına dair istatistiksel veriler bize; Google üzerinden yapılan total aramaların neredeyse 1/3’ünün görsel aramalar olduğunu gösteriyor. Buysa Google Görseller sayfası üzerinden milyonlarca arama yapılıyor demek…

Orijinal veya Lisans Hakları Ödenmiş Görseller

Kendi çektiğiniz veya başkasına ait olduğundan kullanım için lisans haklarını ödemeniz gereken görseller, ülkemizde pek çok site sahibi için gereksiz uğraş veya harcama anlamına gelmesine rağmen aslında bunu yapmanız SEO anlamında ciddi bir avantaja sahip olmanızı sağlayabilir. Google Görsel aramalarda aynı görselin birkaç kopyasıyla karşılaşabiliyor ki, çoğunlukla bu kopyaların üst sıralarda yer alanları orijinal görseller de olmuyor. Orijinal görseli satın alan ve sayfasında kullanan web sitesinin sıralaması yüksekse Google Görseller sayfasında da bu görsele üst sıralarda yer veriliyor. Dolayısıyla görselin asıl sahibi bir başkası dahi olsa eğer siteniz sayfa değeri daha yüksekse görsel aramalarda ilk sıralarda bile yer alabilirsiniz. Burada önemli olan başkasına ait bir görseli kullanırken lisans haklarına ilişkin gereksinimleri karşıladığınızdan emin olmak.

Görseller üzerinden sitenize trafik çekmek, aslında algoritmaya dair sürekli karmaşık güncellemeler olmasına karşın hala SEO anlamında uygulanabilecek en basit strateji. Karmaşık dinamiklerin işlevde olmadığı ve Google’ın spam içeriklere nazaran daha az endişe sahibi olduğu görsel aramalar bilhassa mobilya, ayakkabı, kuyumculuk gibi sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için önemlidir. Çünkü tüketiciler, bu sektörlerde satışa sunulan ürünleri görmek ister ve ürünün nasıl göründüğüne dair asıl bilgiyi içeren görseller incelenmeden satın alma kararı verilmez. Ancak yazılım sektöründe faaliyet gösteren bir firmanız odaklanmanız gereken yer farklı olacaktır.

Bir Yıldız Daha Kaydı; DMOZ Kapandı

19 yıla yakın geçmişiyle dijital dünyanın, özellikle SEO ile ilgilenen kesim için en önemli isimleri arasında yer alan DMOZ (Open Directory Project, Açık Dizin Projesi) maalesef kepenklerini kapattı. Son birkaç yıldır kullanıcıların ayakta tutmak için yoğun çaba sarf etmesine karşın popülerliğiyle birlikte optimizasyon konusundaki efektif değeri de azalan dizin sitesi, bir anlamda artık “gereksiz” olduğu için faaliyetlerini sonlandırdı. Zamanında “webi organize etmek” için tasarlanmış bir proje olan DMOZ gönüllü editörlerin çabasıyla ayakta duruyordu. Yahoo’nun borusunun öttüğü zamanlarda hızla popülerlik kazanan ve kullanıcıların eklediği dizinlerle web kullanıcılarına aradığını bulma konusunda kolaylık sunmayı hedefleyen sitenin, bugünün adım adım yapay zekâya ilerleyen girift algoritmaları karşısında şansının olmadığı zaten yıllardır biliniyordu. Ülkemizdeyse webmasterların, web sitelerini DMOZ dizinine eklemek için para aldığı zamanlar hala pek çoğumuzun hafızasında.

Dizin Sitelerinin Devri Kapandı Mı?

Yahoo Dizinlerinin aksine Google’ın tekelleşme yolunda attığı sağlam ve her geçen gün daha da hızlanan adımlara karşın direnişini gönüllü editörleri sayesinde sürdüren DMOZ onurlu ancak yaşamın temel dinamiği olan değişime kapalı yürüyüşünü nihayet sonlandırdı. Site editörleriyse ana sayfaya “kapattık” ifadesini koymadan evvel son iş olarak dizinin son halinin bir kopyasını da aldı. Tüm bu gelişmelerse zaten herkes biliyor olsa da, internette bir devrin kapandığını resmen tescillemiş oldu…

Dizinin kapanacağına dair haberlerin beyaz şapka SEO forumlarında dillendirilmesi ve eşzamanlı olarak Twitter üzerinden de webmaster ve site sahiplerinin tartışmalara dâhil olmasından kısa sürede sonra beklenen kaderin gerçekleşmesi, Mart ayının ortasından başlayarak dijital dünyada pek çok spekülasyonun dillendirilmesine yol açtı. Her ne kadar arama motoru optimizasyonuyla ilgilenenlerin pek çoğu komplo teorilerini severek takip ediyor olsa da, esasen dizinin kapatılmasının ardında tamamen rasyonel nedenler yatıyor. Zira “Değişmeyen Tek Şey, Değişimin Kendisidir!” daimi mottosu bu süreçte de işlemiş gibi görünüyor…

Peki, yüksek PR değerine sahip dizin sitelerine kayıtın SEO bağlamındaki öneminin tamamen ortadan kalktığını söyleyebilir miyiz? Aslında dizin sitesi dendiğinde akla gelen ilk ismin yani DMOZ’un kapanmış olması bile bu sorunun yanıtı mahiyetinde. Her ne kadar bu tür dizin sitelerinin tamamen işlevsiz olduğundan bahsetmek en azından şuan için mümkün değil. Ne var ki, sıralamalarda yükselme hedefiyle oluşturulan SEO stratejilerinde yapacaklar listesinin üst sıralarına dizin sitesine kayıt yaptırmayı koymamakta fayda var. Zira söz konusu işlevsellik ve geribildirim olduğunda, bu tür dizin sitelerinin optimizasyona sunduğu pozitif katkının yıldan yıla biraz daha azaldığı ortada.

Yayımladığınız İçerik Gerçekten SEO Uyumlu Mu ?

Web sitenizin güncellenmesi için belli zaman aralıklarıyla içerik yayımlarken sitenizde her gün veya her hafta görücüye çıkan bu içeriklerin SEO uyumlu olması aslında hangi anahtar kelimenin, ne oranda kullanıldığıyla değil; içeriğin kullanıcıya ne vaat ettiğiyle alakalıdır. Site içi optimizasyon açısından öneme sahip olan başlıca konular arasında sayfa linklerinizde, hedef anahtar kelimelerin yer alması ve bu sayede sitenizin aranan kelimelerle ilgili yayınlara sahip olduğunu göstermek gelmesine rağmen bu her anahtar kelime için ilgili ilgisiz ayrıca bir içerik yayımlamanız anlamına gelmez. Yüzlerce anahtar kelimeye sayfa linklerinizde yer vermek adına peşi sıra yayımladığınız içerikler özgün dahi olsa internet kullanıcısına fayda sağlamadığı sürece, yayın içeriğinin SEO uyumlu olduğundan bahsetmek söz konusu değil.

Kullanıcı Ne Arıyor, Sayfanızda Ne Buluyor?

Google Arama Motoru üzerinden yapılan tüm aramalarda, aramayı yapan kullanıcı belli bir amaç doğrultusunda ilgili anahtar kelimeleri kullanır yani yazdığı anahtar kelimelerle, spesifik olarak erişmek istediği bilginin niteliğini tanımlamış olur. Web sitenizi güncel tutmak ve ayrıca sayfa linklerinizde aranan anahtar kelimelerin yer alması adına dur durak bilmeden ve içeriğin “ne vaat ettiğini düşünmeden” yayın yapmanız durumundaysa sayfalar dolusu içeriğin SEO ile uyumundan bahsetmek mümkün olmayacaktır.

Başlıkta anahtar kelime yer alırken içerik hedef anahtar kelimenin yanında birkaç tane yan kelimeyi de içeriyor bile olsa, site içi optimizasyonla gerçek anlamda bir fayda sağlamak için bunların da öncesinde içeriğin kullanıcıya ne vaat ettiğine odaklanmalısınız. Yaptığı arama neticesinde internet kullanıcısı web sitenizi ilk sayfada ve hatta ilk sıralarda görüntülese dahi şayet sayfanızda aradığını bulamazsa satmaya çalıştığınız ürünü veya hizmeti almakla ilgilenmeyecektir. Bir başka değişle trafik sağlasanız dahi bu ilgiyi kazanca dönüştürmeniz bir hayli güç olacaktır…

Firmanıza Özel Yazılmamış İçerik Size Ait Değildir

Pek çoğumuz çeşitli aramalar neticesinde ziyaret ettiğimiz web sitelerinde, okumaya dahi gerek olmaksızın birkaç saniyelik göz atma süreciyle karşılaştığımız içeriğin “yazmak için yazılmış” olduğunu algılayabiliyoruz. Birkaç değil, ondan fazla anahtar kelimenin koyu renkle işaretlenmesiyle SEO uyumlu içerik yayımladığını düşünen bu firma siteleriyse ne kadar yoğun bir trafiğe ev sahipliği yaparsa yapsın, bu yoğunluğu kazanca dönüştüremediği müddetçe rasyonel faydadan söz etmek imkânsız.

Satışa sunduğu ürüne dair tek satırın bile olmaması bir kenara dursun içerikte firmanın adının bile geçmediği, daha ziyade “firmalar, şirketler” gibi genel ifadelerin kullandığı içerikler saniyeler içinde içeriğin firma için değil, herkes için yazılmış olduğunu yani sıradanlığını gösteriyor. Sitesini ziyaret eden kullanıcıya kurumsal hizmet anlayışından ve ürettiği ürünlerin kalitesinden bahsederek, sayfadaki içeriği okuyanlara ürün veya hizmet satmaya çalışmak yerine değerli zamanlarını bu şekilde boşa harcatan firmalarınsa SEO ile ürün satışlarını arttırması mantıkdışı bir beklentinin ötesine geçemiyor…

Kullanıcı dostu web sitelerinden bahsederken link inşasından veya site içi hata sayfalarının düzenlenmesi, ölü linklerin yönlendirilmesi, yazım hatası olan veya çok uzun yazılmış başlıkların düzenlenmesi gibi konular önemli olmasına karşın bunların tamamından daha önemli olan; web sitesinin var oluş amacı olan içeriğin, kullanıcıya aradığı bilgiye ulaşma imkânı sunmasıdır.