Arama motoru optimizasyonu yani SEO hakkında yazılmış makaleler, SEO teknikleri ve güncel SEO haberlerinin hepsi burada.

SEO

Yeni Linkler Sıralamalara Ne Zaman Etki Eder?

Uzun uğraşlar sonucunda elde edilen linklerin sıralamalarda hemen etki etmesi beklense de, yeni linklerin beklenen etkisini eşzamanlı olarak görmek mümkün değil. Sorunun yanıtını ilk cümlede vererek başladığımız bu yazıda, link inşasına kafa patlatan ve emeğinin karşılığını biran önce almak isteyen webmaster ve site sahipleri için birkaç konuyu açıklayacağız. Yeni linklerin beklenen şekilde etki göstermesi ve sıralamalarda olumlu sonuçlar sağlaması için günler değil, bazen haftalarca beklemek gerekebiliyor. Bu durumsa aceleci site sahiplerinin umutsuzluğa kapılmasına ve bazen de yoldan saparak, olur olmadık eski usul taktiklere başvurmasına yol açabiliyor.

Yeni Linklerin Sıralamaya Etki Etmesi 3 Ayı Bulabiliyor

3 ay oldukça uzun bir süreymiş gibi görünebilir. Verilen yeni bir linkin izini sürerek, sıralamalarda yaşanan değişimleri sadece bu tek linke bağlayarak analiz yapmak şüphesiz oldukça güç olacaktır. Çok fazla değişkenin söz konusu olduğu sıralamalarda aslında siz herhangi bir şey yapmasınız dahi rakip sitelerin yapacağı yanlışlar da sıralamaların lehinize değişmesine sebep olabilir. Ancak yine de SEO stratejileri uzmanlar tarafından belirlenen ve uygulamada büyük hatalar yapmadan ilerleyen rakip sitelerle rekabet ettiğinizden eminseniz, sitenizin yükselmesi durumunda bu değişimin yeni linkler sayesinde olduğundan “kısmen” emin olabilirsiniz.

Linklerin Nitelik ve Niceliği

Yoğun olarak ziyaret edilen SEO blog ve sitelerindeki webmasterlar tarafından gerçekleştirilen pek çok çalışma neticesinde yeni linklerin sıralamalara “belirgin şekilde” etki etmesi için 4-12 hafta geçmesi gerektiği, bugüne kadar zaten defalarca ortaya kondu. Tabi, bu etki süresi doğrudan verilen linklerin nitelik ve niceliğiyle de alakalı. Yeni linklerin sayısı arttıkça sıralamalarda daha olumlu sonuçlar alındığı gibi, bu sonuçları elde etmek için geçen zaman da kısalıyor. Yine de link sayısının abartmamaya ve önceliği her zaman için niteliğe vermekte yarar var. Sadece tek bir linkle birkaç haftada sıralamalarda olumlu sonuçlar görmeyi beklemektense 15-20 linkle çalışma yapmak daha akıllıca bir seçim olacaktır. Optimum değer olarak 20 linkten bahsedilse de, bahsettiğimiz üzere çok fazla değişken söz konusu olduğu için her web sitesi için geçerli kesin sayılardan bahsetmek güç.

Yeni linklerin her biri orta veya küçük düzeyde etkiye sahip olmasına rağmen link sayısı arttıkça bu etki birleşerek, sıralamalarda büyük ölçekli bir etki oluşmasını sağlıyor. Burada önemli olan ve asla gözden kaçırılmaması gereken konuysa sıralamalarda daha hızlı sonuç almak için bir seferde çok fazla link vermemekten kaçınmak. Zira bu şekilde tek seferde çok fazla link vermek sıralamalarda daha hızlı yükselmenizi sağlamayabileceği gibi, Google radarına takılarak aksine sıralamalarda düşüş yaşamanıza da yol açabilir. Linklerin sıralamalardaki büyük ölçekli etkisini zamanla görür ve link inşasına dair uzun vadeli planlamalarınıza da bu haftalar süren etkiye göre yaparsınız.

İçerik Pazarlaması

İçerik Etkinliğinin Ölçümü ve Analizi

Web sitenizin içeriğini sadece arama sonuçlarında yükselmek için değil, aynı zamanda kullanıcılarınıza da gerçek anlamda fayda sağlamak için son derece özenle hazırlıyor olabilirsiniz. Peki, yayımladığınız tüm bu içeriklerin etkinliğini ölçüyor musunuz? Yayın içeriğinizin düşündüğünüz etkiye sahip olup olmadığını bilmiyorsanız, yaptığınız hataları düzeltmek için ne yapmanız ve içerik oluşturma konusunda yeni stratejilerinizi nasıl şekillendirmeniz gerektiğini de bilmiyorsunuz demektir. Ziyaretçilerinizin sayfada geçirdiği süre, Scroll Down yani ziyaretçilerin sayfayı ne kadar aşağı kaydırdığı, içeriklerinizin sosyal mecralardaki paylaşımı, satış linkinin bulunduğu sayfanın alt kısmındaki bölümü kaç kişinin görüntülediği gibi pek çok SEO metriği ürettiğiniz içeriğin etkinliği hakkında bilgi edinmenizi sağlar.

Yalnızca sayfa görüntülemesi veya ziyaretçi sayısı gibi ölçüm verileri, yayımladığınız içeriklerin etkinliği hakkında gerçek anlamda fikir edinmeniz için yeterli değildir. Sadece trafiğe bakarak ürettiğiniz içeriğin ne kadar efektif olduğuna karar veremeyeceğiniz için farklı ölçümlere ihtiyacınız var. Hazırladığınız promosyon kampanyasını duyurduğunuz içeriğinizin kaç kişiye ulaştığı kadar, bu içeriğin sayfayı görüntüleyen kullanıcıların kaçı tarafından ilgi çekici ve yararlı bulunduğunu bilmek de çok önemlidir. Böylelikle ilerleyen günlerde yayımlayacağınız içerikleri sayfa ziyaretçilerinizin daha fazla ilgisini çekecek şekilde düzenleyebilir, dolayısıyla içeriği yayımlamanızın asıl amacı olan satış konusunda daha olumlu sonuçlar elde edebilirsiniz.

Toplam Okuma Zamanı

Genel olarak içerik etkinliği ölçmede en sık kullanılan SEO metriği olan toplam okuma zamanı (TOZ), sayfa görüntüleme ölçümlerinden çok daha faydalı bir analiz verisidir. Site ziyaretçilerinizin içeriğiniz hakkında ne düşündüğünü analiz etmeniz açısından çok daha rasyonel bir veri olan toplam okuma zamanı; içeriği okumak için ziyaretçiler tarafından harcanan toplam zamana ve ziyaretçi başına sayfada geçirilen ortalama zamana dair kesin bilgi edinmenizi sağlar.

Her bir ziyaretçinin ilgili içerikle etkileşimine dair gerçekçi ölçüm verilerine sahip olmanıza imkân tanıyan toplam okuma zamanı, sayfanın aşağı yönlendirilmesine ilişkin hareketlerin periyodik olarak kaydedilmesiyle birleştirildiğinde içerik etkinliğinizin analizini çok daha kolay yapmanızı sağlayacaktır. Yalnızca 500 ziyaretçinin görüntülediği bir sayfanızın toplam okuma zamanı, 5 bin ziyaretçi tarafından görüntülenen bir sayfanın TOZ değerinden fazla olabilir. Bu durumda daha düşük görüntülenen sayfada yayımlanan içeriğin, kullanıcılar tarafından daha ilgi çekici bulunduğundan emin olabilirsiniz.

Scroll Down Metriği

Ziyaretçilerinizin ne kadarının sayfada yayımlanan içeriği “gerçekten okuduğunu” anlamınızı sağlayan Scroll Down metriği; fare ortasında bulunan ve sayfanın aşağı kaydırılmasına imkân tanıyan Scroll Down hareketlerinin periyodik olarak kaydedilmesiyle elde edilir. Toplam okuma zamanıyla birleştirildiğinde içerik etkinliğinin analizi açısından oldukça kıymetli bir veri elde etmenizi sağlayan bu metrik Scroll Dept yani aşağı kaydırma derinliği olarak da isimlendirilir.

Sayfayı ziyaret edenler ne kadar uzun bir yazıyla karşılaşıyor olursa olsun sayfayı, yazının sonuna kadar aşağı kaydırıyorsa içeriğinizin ilgi çektiğinden ve faydalı bulunduğundan emin olabilirsiniz. Tabi, bu veriyi sayfada harcanan toplam zaman metriğiyle birlikte yorumlamanız hızlı bir şekilde sayfanın sonuna gelerek sekmeyi kapatanlar ile gerçekten içeriği okuyanları birbirinden ayırmanızı sağlayacaktır. Zira içeriğinizin uzunluğuna göre yazıyı okuyan bir kullanıcının, tüm sayfayı okuması için belli bir süre harcaması gerekecektir. Bu ölçüm verisiyle ayrıca yayımladığınız içeriklerin uzunluğu sebebiyle ziyaretçilerin sıkılmasına sebep olup olmadığını da anlayabilir, böylelikle insanların sıkılmadan okuyabileceği optimum uzunlukta içerikler yayımlamak üzere yeni adımlar atabilirsiniz.

Viral Potansiyel

E-ticaret sektörünün perakende kısmında faaliyet gösteren firmalar için bilhassa önemli olan bu SEO ölçüm verisi, insanların satışa sunduğunuz ürünler hakkında yayımladığınız içerikleri ne kadar faydalı bulduğunu ve bu içeriklerle ne kadar ilgilendiğini anlamanızı sağlar. Facebook üzerinden kullanıcıların Spam olarak şikayet ettiği ve duvarlarında görmek istemediği “fazlasıyla zorlama” içerik paylaşımları yerine bu paylaşımların sosyal medya kullanıcıları tarafından gönüllü olarak yapılması, her zaman için asıl hedef olmalı.

Yayımlanan içeriklerin hangisinin ziyaretçiler tarafından daha fazla beğenildiğini, sosyal mecralardaki paylaşım oranlarına bakarak kısa sürede anlayabilir ve daha önemlisi bizzat tüketicilerin eliyle viral yoldan ürünlerinizin tanıtımını yapabilirsiniz. Viral potansiyelden ne oranda faydalanabildiğinizi tespit etmek açısından büyük öneme sahip olan bu veri, sosyal medya araçları üzerinden reklam için para harcamadan içeriğinizi nasıl geliştirmeniz gerektiğini öğrenmenize yardımcı olur.

İçerik etkinliğini ölçmek ve kapsamlı analizler yapmak için kullanabileceğiniz araçlardan maksimum oranda faydalanmak, yayın kalitenizi müşteri potansiyeli ve satışları arttıracak şekilde nasıl optimize etmeniz gerektiğini anlamanızı sağlar. Ürettiğiniz içeriklerin ne kadar ziyaretçi tarafından görüntülendiğinden öte bu insanların kaçının müşteriniz olduğuyla ve size para kazandırdığıyla ilgileniyorsanız, içerik etkinliğinizi maksimize etmeye de zaman harcamalısınız.

Geçerliliğini Yitiren Eski Usul SEO Taktikleri

Geçerliliğini Yitiren Eski Usul SEO Teknikleri

Zamanında etkili olduğu defalarca denenen pek çok SEO çalışması, kendi sürekli yenileyen ve dijital dünyanın trendlerini belirleyen Google’ın gerçekleştirdiği güncellemeler neticesinde günümüzün optimizasyon anlayışında etkisiz ve hatta yer yer zarar veren uygulamalar haline geldi. Bu çalışmaların kimilerinden sitenizin selametini düşünerek uzak durmanız gerekirken kimilerini de daha modern bir bakış açısıyla değerlendirilmeli, günümüz trendlerine uygun bir zihniyetle uygulamalısınız. Günümüzde etkinliği azalan, tamamen etkisiz eleman kimliğine bürünen veya yarardan çok zarara sebep olan bu eski usul SEO çalışmalarına gelin birlikte göz atalım.

Anahtar Kelime-Domain Eşleşmesi

Google üzerinden arama yapan birisi olarak karşılaştığınız sonuçlarda “akillitelefon.com, yenicikanakillitelefonlar.co, enucuztelefon.net” gibi domainlerle karşılaştığınızı düşünün. İnternetin 5-10 senelik yakın geçmişini düşündüğümüzde artık kullanıcıların çoğu için bu tip domainler bir markayı çağrıştırmaktan çok Spammer alarmı anlamına geliyor. Gerçek marka isimleri gibi görünmeyen, daha önce hiç alışveriş yapmadığımız sitelere ait olan bu tip domainler arama sonuçlarında ne kadar üstte yer alırsa alsın kullanıcıların zihninde soru işaretleri oluşturuyor.

Her geçen gün daha fazla internet kullanıcısı bu tür domainlerin tamamen sıralamalarda üst sıralarda yer almak için kullanıldığını fark ettiğinden, dolaylı olarak tamamen anahtar kelime eşleşmesini hedefleyen domainlerle başarılı olmak da güçleşiyor. Tabi, hala birkaç istisna olduğunu da söylemek lazım…

Tamamen anahtar kelime eşleşmesi için alınan domainler arama sonuçlarında beklenen şekilde üst sıralarda yer alınmasını sağlasa dahi bunun SEO anlamında bir başarı olduğu söylemek güç. Zira bu domainler ile SEO açısından başarı sağlandığını söylemek için müşteri potansiyelinin ve satışların artması, bu domain sayesinde firmanın kâr marjını yükseltmesi gerekir. Üst sıralarda yer alırken sahip olduğunuz domainin, kullanıcılarda yarattığı şüphe duygusu sebebiyle ziyaretçi potansiyelinizi bizzat rakiplerinize yönlendirebilirsiniz. Arama sonuçlarında yer alan sitelerin domainlerine baktığında bir “marka” adıyla karşılaşan internet kullanıcıları, bu siteleri tıklamayı daha güvenilir bir seçenek olarak görebilir. İnsanların güvenmediği ve upuzun anahtar kelime öbeklerinden ibaret olan domainlerle ne kadar üst sıralarda yer alırsanız alın internet kullanıcıları size “güven” duymadığı sürece bu durumu bir avantaja dönüştüremezsiniz.

Trafik Odaklı Anahtar Kelime Çalışmaları

Web sitenizin daha çok ziyaretçi alması, satışını gerçekleştirmek istediğiniz ürünleri satmak için daha fazla şansa sahip olmanız anlamına gelir. Peki, ziyaretçi sayınız artarken günden güne yoğunlaşan bu trafiğin hedef müşteri kitleniz tarafından sağlandığından nasıl emin olabilirsiniz?

Google üzerinden yapılan aramalara bakarak, bu aramalar ile başlıkları ilişkilendirmeye çalışmak ve içerikleri de tamamen bu arama terimlerine endeksli şekilde geliştirmek SEO mantığı açısından oldukça gerilerde kalmış bir düşünce biçimi. İlgili ilgisiz binlerce ziyaretçiyle trafiği arttırmaya çalışmaktansa hedef müşteri kitlesine odaklı içerikler üretmek ve SEO çalışmalarına bu doğrultuda yön vermek günümüz şartlarında çok daha pozitif sonuçlar sağlayacaktır. Google üzerinden yapılan aramalara bakanlar; “akıllı telefon, cep telefonları, yeni telefonlar, ucuz akıllı telefonlar” gibi terimlerle karşılaştığında tüm anahtar kelime çalışmalarının merkezine bu çalışmaları yerleştiriyor. Arama neticesinde başlığında bu gibi karman çorman kelime öbekleri bulunan web siteleri artık kullanıcılarda “SPAM” algısı oluşturuyor. Oysa “Fiyat ve Performanslarına Göre Akıllı Telefon İncelemesi” şeklinde bir başlık arama yapan ve yeni bir akıllı telefon almak isteyen, asıl hedef müşteri kitlesinin ilgisini çekecektir. Üstelik bu tip bir başlıkla hedeflenen “akıllı telefon, fiyat” gibi kelimeler çok daha akıllıca, sonuç odaklı ve pozitif yönlü fayda sağlayacak şekilde kullanılmış olur. Tıpkı bir AdWords reklamında kullanılacak “slogan” gibi, içeriklerin kullanıcıya bir mesaj verecek şekilde oluşturulması hedeflenen anahtar kelimeler üzerine yapılacak SEO çalışmalarının etkisini katlayacaktır.

Abartılı Anchor Text Kullanımı

Anchor text kullanımının SEO çalışmaları açısından pozitif katkı sağlayan bir eylem olduğu düşünülür. Son birkaç sene içindeyse Google bu çalışmaların etkinliğini kısıtladı ve hatta abartılı anchor text kullanan sitelerin Spammer olarak dahi sınıflandırılabileceğiyle ilgili içerikler yayımladı.

Anchor text kullanımından tamamen vazgeçilmesi anlamına gelmeyen bu durum, abartıya kaçanlar için bir tehdidin söz konusu olduğu anlamına geliyor. Zira ister footer ister sidebar isterse de içerik içinde olsun “uygun şekilde konumlandırılması ve kullanıcıya kolaylık sağlaması” durumunda herhangi bir sorunla karşılaşmazsınız. Ancak bazen bu işi bildiğini “göstermek” için anchor text kullanan ve bunu da abartan webmasterlar, anchor textleri yarım yamalak kullanıyor ve bu durum çoğu zaman komik bir görünüme sebep oluyor ki; sorun da tam olarak burada başlıyor. Bunun sadece arama motorları için yapılmasından ötürü ziyaretçilerin gözünden saklama amacıyla fontun küçültülmesi, bunun en bariz örneği. Google’ın artık bu tip basit hesapları da gözden kaçırmadığını unutmayın.

Her Anahtar Kelime İçin Ayrı Bir Sayfa

Her anahtar kelime için ayrı, yeni bir sayfa yayımlanması bugün hala pek çok webmasterın başvurduğu ve umutsuzca işe yaramasını beklediği eski usul SEO taktiklerinden. Çok geniş bir anahtar kelime varyasyonu söz konusu olduğunda tüm bu hedef kelimelerden gelen trafiği tek bir sayfaya yönlendirmek oldukça zorlaştığı için her kelimeye ayrı çalışma yapmak ve her kelime için yeni bir sayfa oluşturmak uzunca bir süre çoğu site sahibinin favori taktiği olmuştu. Tüm bu anahtar kelime yoğunluğunu tek sayfaya yönlendirmek için uzmanlık ve deneyim gerektiği, bu deneyim ve bilgi birikime de herkes sahip olmadığı için cazip görülen bu taktik 4-5 yıl öncesine kadar işe yarıyormuş “gibi” görünüyordu.

İşe yarıyormuş gibi göründüğü için işlevsellikten ödün verilen bu SEO mantığı beraberinde yoğun bir iş yükü gerektirse de, bazı webmasterlar sonuç alma ümidiyle eski usul yöntemlerle her kelime için yeni bir sayfa oluşturmaya devam ediyor. Google ise Hummingbird gibi oldukça detaylı içeriğe sahip olan güncellemelerle çok daha akıllı hale geldi ve başlık eşleştirme modelli bir sıralama anlayışını benimsedi. Dolayısıyla artık “yeni akıllı telefonlar, yeni çıkan akıllı telefonlar, en yeni telefonlar, son çıkan akıllı telefonlar” gibi aynı hedef müşteri kesimi tarafından yapılan aramaların tamamı için ayrı sayfalar hazırlamaya gerek yok. Bunların tamamı Google üzerinden yapılan “gerçek aramalar” olmasına rağmen tüm bu kelimeler için ayrı sayfalar oluşturmak yerine bu kelimelerin tamamını hedef alan tek bir sayfa oluşturmak çok daha akıllıca olacaktır. Zaten Google’ın istediği de tam olarak bu…

Parayla Alınan Linkler

Paraysa satın alınan linkler, SEO çalışmalarıyla bir yerlere gelmek isteyen ve hedeflerine sağlam adımlarla ulaşmak isteyen herkesin kesinlikle ama kesinlikle uzak durması gereken, tehlikeli bir alan. Bugüne dek Google tarafından doğrudan cezalandırılan bu uygulama, yeni güncellemelerle de sürekli daha sıkı önlemler alınan ve dolayısıyla webmasterların aklından dahi geçirmemesi gereken bir taktik. Sıkça karşılaştığımız; “PageRank 6 siteden ucuz linkler, Domain otoritesi yüksek 50 siteden güvenilir linkler” şeklindeki reklamlara kanmayın. Zira bu linkler Google tarafından artık hesaba dahi katılmıyor ve zaten PageRank sisteminin de şuan için ölü durumda olduğu aşikâr…

“100 liralık link paketleri, PageRank yükselten güvenilir site linkleri, güvenilir sitelerde yayımlanan tanıtım yazılarınızla kaliteli linkler” şeklinde karşımıza çıkan ve eskiden çoğu İngilizce olmasına karşın artık yerli sitelerde de sıkça gördüğümüz reklamların cazibesine kapılmayın. Bu şekilde forumlar, bloglar veya kendi siteleri üzerinden link satan herkese karşı şüpheyle yaklaşmalısınız. Bu durum sosyal mecralardan üzerinden gönderildiği söylenen, yüzlerce linkler içeren dev sosyal medya link paketlerinde de farklı değil.

Mikro Siteler

SEO çalışmalarında düşük arama hacmine sahip ancak toplandığında büyük bir trafik vaat eden kelimelere yönelik çalışmalar yapmak, özellikle henüz yolun başında olan siteler için akıllıca bir strateji olabilir. Ne var ki, bu tip mikro SEO çalışmaları için tamamen anahtar kelime öbekleri içeren upuzun domainler satın almak ve onlarca web sitesi yaparak sonuç elde etmeye çalışmak; akıntıya karşı kürek çekmekten başka bir şey değil. Çünkü SEO çalışmalarına düşük arama hacmine sahip kelimeleri de dahil etmek ile her kelime için ayrı siteler açmak ve bu sitelere tamamen anahtar kelime içerecek şekilde domainler almak birbirinden oldukça farklı şeylerdir.

Satış için akillitelefonlar.net adresine sahip olduktan sonra yenicikanceptelefonlari.com domainini satın alan ve ardından hazır bulmuşken telefonfiyatlari2016.co adresini de almaya kalkışan bir site sahibi aslında biraz ondan biraz bundan derken, arama hacmine sahip her kelimeden bir parça içeren onlarca domaine sahip oluyor. Çok daha kısa sürede, çok daha güçlü bir domain haline gelebilecek akillitelefonlar.net yerine onlarca domainle uğraşmak boş yere para harcamanın yanı sıra toplamda bir sürü işe yaramayan adrese sahip olunmasıyla sonuçlanır. Bu sitelerin tamamının, tek bir site kadar güçlü ve güvenilir domaine sahip olması için yoğun bir emeğe ihtiyaç vardır. Kısıtlı zamanınızı tek bir site için harcamak varken sonuçta tamamı değersiz olacak onlarca site için neden emek harcayasınız? Bu sitelerde yayımlayacağınız ve kalitesine de özen göstereceğiniz tüm içerikleri asıl sitenizde yayımlamanız durumundaysa satış yapacağınız esas siteniz çok daha iyi bir pozisyonda olacaktır. Zaten belli bir yerden sonra satış yaptığınız asıl siteniz, bu kalitesiz mikro sitelerden gelen linklerden de fayda sağlamayacaktır.

e ticaret seo

E-Ticaret Sitelerinin Genel SEO Problemleri

Türkiye’de E-ticaret sitelerinin genel seo problemleri, sıkıntıları hemen hemen aynı. Elbette ben burada devleşmiş sitelerden örneğin Hepsiburada.com, Gittigidiyor.com gibi sitelerden bahsetmiyorum.

Hemen hemen herkes düşük maliyetler sebebi ile hazır e-ticaret siteleri satan yaygın firmalardan hizmet alma yolunu seçiyor. Fakat siz ne denli gelişmiş bir paket satın alsanız da benim incelediğim kadarı ile seo problemlerini çözmüş bir e-ticaret yazılımı ne yazık ki yok.

Dahası bu tarz hazır e-ticaret paketleri de bu seo problemlerini çözme konusunda herhangi bir aksiyon almadıkları gibi almanıza da çok müsade etmiyorlar.

Ortak problemler nedir listeleyelim:

1- Stok dışı kalan ürünlerin linklerinin silinmesi

2- Xml ile çekilmiş kopya içerikler

3- Dolaşımın Yetersizliği

4- Mobil Uyum Problemleri

Stok dışı ya da satıştan kalkan ürünlerin linklerinin silinmesi

Hemen hemen her e-ticaret sitesinin gerçekleştirdiği bir hata bu. Stokları tükenen ürünün ya da artık satıştan kalkmış bir ürünün url’inin tamamen kaldırılması aslında e-ticaret sitelerine SEO açısından zarar vermekte.

Şöyle düşünün, hemen hemen her e-ticaret sitesinin ürün sayfasında sosyal medya paylaşım, beğeni butonları bulunuyor. Dahası eğer ziyaretçi çeken bir ürünse bu ürünün linkleri başka web sitelerinde de paylaşılıyor. Fakat siz bu linkleri tamamen kaldırdığınızda doğal olarak o ürünün diğer web sitelerinde paylaşılmasından kaynaklı olumlu etkiyi de yok ediyorsunuz.

Doğru uygulama ise şu şekilde olmalı: Artık üretimi yapılmayan ya da stoklarda bulunmayan ürünü, site içi aramadan ulaşılamayacak hale getirip (bu sayede kullanıcılarınıza satın alamayacakları bir ürünü göstermeyip, onların işini kolaylaştırmış olacaksınız) direkt url ziyaretlerinde ürünü eski bilgileri ile gösterip, artık bu ürünün satışta olmadığını belirten bir uyarı çıkarmak ve o ürüne benzer diğer ürünlere yönlendirmektir. Hatta stok yetersizliğinden kaynaklı geçici bir problem ise, kullanıcılarınıza ürün geldiğinde haberdar et şeklinde bir hizmet de sunmalısınız.

Xml ile çekilmiş kopya içerikler

Türkiye’deki e-ticaret sitelerinin başlıca problemlerinden biri de ürün açıklamaları birebir aynı ürünlerin çok fazla sitede yer alması. E-Ticaret artık ucuz bir iş değil. İçerik üretimine de bir bütçe ayırmak zorundasınız artık. Zaten aynı ürünler hemen hemen tüm e-ticaret sitelerinde mevcut.

Arama motorlarının sizin ürünlerinizi ön planda göstermesi için bir sebep vermeniz gerekiyor. Popüler e-ticaret sitelerinde yazan ürün açıklamalarını kullanmak ise kesinlikle doğru yöntem değil. Ürün detay sayfalarını profesyonelleştirmeli ve zenginleştirmelisiniz.

Ürün detay sayfalarınızı başarılı hale getirmek için;

  • Özgün açıklamalara yer verin
  • Kaliteli ve çeşitli açılardan çekilmiş ürün görselleri kullanın
  • İmkan dahilindeyse ürün videosunu ekleyin
  • Kullanıcılara ürün ile alakalı yorum ekleme şansı verin ve yorum yapmalarını birkaç platform birden kullanarak kolaylaştırın. (Site içi yorum, Facebook Comment…)
  • Faydalı yorumları ayrı bir şekilde öne çıkararak, içeriğinize dahil edin ve içeriğinizi zenginleştirin
  • Benzer ürünlere bağlantı oluşturun

Dolaşımın Yetersizliği

Dolaşımdan kastımız “Gezinme”. Site içerisinde gezinmenin anlaşılır, belli bir mantığa dayalı ve SEO yönergelerine uygun olması gerekiyor.

E-Ticaret siteleri genel olarak çokça kategori bulundururlar. Ana kategoriler, alt kategoriler, 2. basamak alt kategoriler…

Öncelikle kategorilendirme yaparken kategorilerinizin 3 basamaktan daha aşağıya inmemesini sağlamak mantıklı bir karar olabilir. Bu aslında pagerank dağılımı ile alakalıdır. Her ne kadar Google pagerank rakamlarını gizlemiş olsa da bu algoritmayı hala kullanmakta.

Örneğin;
eticaretsitesi.com/anne-bebek-oyuncak/bebek/guvenlik-saglik-urunleri/saglik-kontrol-urunleri

Şeklindeki bir kategorilendirme çok da başarılı sayılmaz. Kategorilendirme 4 basamaktan oluşuyor, bu da en son basamak için çok az değer paylaşımı yapılacağı manasına geliyor. Kategorileri bu kadar derine indirmek yerine olabildiğince yüzeyde tutmakta fayda var.

eticaretsitesi.com/bebek/guvenlik-saglik-urunleri/saglik-kontrol-urunleri bu haliyle kullanım daha başarılı sonuçlar verecektir.

Zaten popüler e-ticaret sitelerine bakarsanız bu durumu uyguladıklarına şahit olursunuz. Kategorilerini olabildiğince ana dizine yakın tutarlar.

Dahası bu kategori url’lerine kolay ulaşılabilir olması da çok önemlidir. Bu iş için de header bölümünde bir mega menü inşası çok iş görecektir.

hepsiburada megamenu

Mobil Uyum Problemleri

Responsive Web Design (Duyarlı Web Tasarım) artık günümüzde olmazsa olmaz bir web standardı haline geldi. Günümüzde internet kullanıcılarının %60’ı internete mobil aygıtlar aracılığı ile bağlanmakta.

Bu nedenle başarılı bir mobil tasarım şart! Mobil tasarım yaparken de dikkat etmeniz gereken yönergeleri Google’ın sunmuş olduğu bu sayfadan edinebilirsiniz.

https://developers.google.com/webmasters/mobile-sites/?hl=tr

Duyuru

Tam SEO ekibi yeni bir yapılanma içerisinde, pek yakında kendi geliştirdiğimiz e-ticaret yazılımı ile karşınızda olacağız. Piyasadaki her türlü e-ticaret yazılımından çok daha başarılı bir altyapı için uğraşıyoruz. En büyük avantajı da zaten bir web sitesinde olması gereken tüm özellikler herhangi bir ücret farkı olmaksızın, ayrı bir şekilde satışa sunulmadan pakete dahil olacak.

Bekleyin!

backlink degeri

Link Değerini Etkileyen 10 Faktör

Link inşası sürecinde dikkate alınması gerekenler son birkaç yıl içinde çok fazla değişmemiş olmasına rağmen yeni güncellemelerle birlikte üzerinde durulması gereken konuların sayısı artıyor. Link inşasının manuel olarak yapılması, sayfayla ilişkilendirilen tüm linklerle tek tek ve sürekli olarak ilgilenmek anlamına gelir. Yıllar boyunca herkesin en büyük sorunu olan bu linklerin her biriyle tek tek ilgilenme işi, tüm SEO çalışmalarının en çok zaman ve emek getiren kısmı olmuştur. Herkesin tüm bu yoğun emeğin karşılığını alamaması, bazılarının arka kapılara başvurmasına ve hedeflerine daha kısa yoldan ulaşmaya çalışmasına yol açmıştır. Google’ın yapılan şikayetleri göz önünde bulundurarak, algoritmada iyileştirmeye gitmesi ise tüm bu link inşası sürecini daha da kompleks hale getirdi. Link-sayfa ilişkisinin bu kadar karmaşık hale dönüşmesinin sonucu SEO anlayışı; sayfaya diğer sitelerden ve bloglardan alınabildiği kadar link aldıktan sonra sosyal medya üzerinden mümkün olduğunca fazla link paylaşımı yaparak, en iyisini “ümit etmek” haline dönüştü.

Bu anlayışın ardında yatan temel sorun; en iyisini ümit ederek alınabildiği kadar link almaya çalışanların, bir aşamadan sonra tüm bu linklerin nereden ve kimden geldiğini umursamamaya başlaması. Google’ın ardından Bing’in de link değerlerini tespit etmekte daha farklı özellikleri değerlendirmesi, durmaksızın link almaya çalışırken pek çok önemli noktanın gözden kaçırılmasına neden oluyor. Link değerini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen 10 temel özellik hakkında bilgi vererek, bu gözden kaçan ancak SEO çalışmaları açısından büyük öneme sahip olan konulara dikkat çekmek istedik.

  1. Anchor Text

Hiç şüphe yok ki, geçen yıllara karşın “anchor text” hala SEO açısından hala çok önemli. Kelimeyle sayfa arasında uyum olmasa bile yine de olumlu yönde katkı sağlayabilir. Sayfaya hangi kelimeler üzerinden, ne kadar link geldiğini görüntüleyebileceğiniz araçları kullanarak daha geniş kapsamlı çalışmalar yapabilirsiniz. Hiç link almamaktansa text uyumu istediğiniz şekilde olmasa bile link almanız daha akıllıca bir tercih olacaktır.

  1. Uyumluluk

Link inşa ederken sayfanızı işaret eden linklerin hangi kelimeler üzerinden geldiği kadar bu linklerin kaynağı olan sayfaların, sitenizle uyumluluğu önemlidir. Ancak bu uyumluluk çoğu site sahibi tarafından tamamen yanlış anlaşılmış durumda… Tüm linklerin muhakkak aynı sektörle alakalı yayın yapan siteler üzerinden gelmesi gerektiği zannediliyor.

Sayfa uyumluluğu önemlidir ama bunu abartmamalı yani içeriği sitenizinkiyle birebir örtüşen ve ilgili konu dışında hiçbir şey hakkında yayın yapmayan siteler bulmaya da çalışmamalısınız. Sayfanız “araba kiralama” hakkındaysa sayfa-link uyumluluğunu düşünerek, tüm içeriği yalnızca araba kiralamayla alakalı sitelerden link almayı düşünmeyin. Sayfanız araba kiralamayla ilgili olsa da, yine de moda veya teknolojiyle alakalı yayınlar yapan sitelerden link alabilirsiniz. Linklerin ve link kaynağı site içeriklerinin birbiriyle uyumunu doğrudan gösterebilecek, size doğru veya yanlış yaptığınızı doğrudan söyleyebilecek SEO araçlarıysa “henüz” yok.

  1. PageRank

Her geçen sene önemini biraz daha yitiren PageRank, link inşasında dikkat alınması gereken belki de son sıradaki faktör. Google link diyagramı metriklerini durmaksızın güncellediğinden, kesin olarak sayfa değerinin nasıl hesaplandığını basit bir formülle ifade etmek imkansız. Kaynak sayfa hala bir PageRank değerine sahip olsa da, artık bunun eskiden olduğu kadar SEO çalışmaları için çok büyük öneme sahip olmadığı aşikar. PageRank değerinden çok, bugünlerde domain itibarı daha önemli…

  1. Domain İtibarı

Sahip olduğunuz domainin itibarı (domain authority) pek çok farklı bileşenin incelenmesiyle belirlenen ve günümüzde sayfanın PageRank değerinden çok ama çok daha önemli hale gelen bir özelliktir. Yayımladığınız içerikle, sayfayı işaret eden linklerin kaynağı olan siteler ve bu sitelerin yayın içeriğinin kalitesiyle uyumluluğu domain itibarını yani bir anlamda güvenilirliğini belirler. Sitenizi başkasının gözünden incelediğinizde yani tamamen “tarafsız” olarak baktığınızda sayfanızı işaret eden tüm linklerin kaynakları, sitenizden daha değersizse domain itibarınız da pek yüksek değildir.

Aldığınız linklerin kaynakları arasında gerçekten de sayfanızdan çok daha değerli siteler olduğunu görüyorsanız, sizden daha kaliteli içeriğe sahip yayıncılar sayfanıza itibar ediyor demektir ki; bu da domain itibarınızın yükselme trendi yakaladığına işaret eder. Domain itibarı sizden daha yüksek olan sitelerden link almak, daha kalitesiz sitelerden link almaktan çok daha güç olabilir. Ama bunun bir link alma yarışması olmadığını, nicelikten çok niteliğin önemli olduğunu unutmayın. Zor olduğu için vazgeçmek ve tüm link ağınızı tamamen sizden daha kalitesiz sitelerden çıkan linklerle oluşturmak yerine, domain itibarınızı yükseltecek daha kaliteli yayımcıların radarına girin. Bu kaliteli içerik yayımcılarının sitenize itibar ederek, siz istemeden sayfalarınız link vermesi içinse tek yapmanız gereken; sadece kaliteli içerikler yayımlamak!

  1. Link Konumu

Sayfanın reklam bölümünden çıkan bir link ile sidebar veya footer kısmından çıkan linklerin aynı değere sahip olmadığı ortada. No-Follow olmayan linkler hızla Google’ın radarına yakalanacağından başınızı kolaylıkla derde sokabilir. Etkisi eskisi kadar fazla olmasa da, hala sayfanızdaki linklerin ve sayfalarınızı işaret eden kaynak linklerin nasıl konumlandırıldığıyla yakından ilgilenmenizde yarar var.

  1. Kaynak Linklerinin Niteliği

Şüpheli yerlere bol kepçe link verip vermediğini bilmediğiniz tüm kaynaklar, aylarca zaman ve yoğun emek harcadığınız SEO çalışmalarınızın göz açıp kapayıncaya kadar kısa sürede çöpe gitmesine yol açabilir. Herkese açık, tüm kullanıcıların dilediği sayfalara istediği gibi link verebildiği kaynakları aslında bir “kaynak” olarak bile görmemelisiniz. Sayfaların Spam değerlerini gösteren SEO araçları kullanarak, ilk bakışta sitenizin kaynak linkleri hakkında Google’ın ne düşüneceği hakkında bilgi edinebilirsiniz. Her zaman olduğu gibi nicelikten ziyade niteliğe önem verin ve bu “kaynak” olarak bile nitelendirilemeyecek, Spam sayfalardan gelen tüm linklerden en kısa sürede kurtulmaya bakın.

  1. İçerik Bütünlüğü

SEO çalışmalarınızın istediğiniz hedeflere en kısa yoldan ulaşmanızı sağlaması için link inşasını üzerinde durmanız, sayfalarınıza gelen linkleri incelerken işin editoryal yanını tamamen gör ardı edebileceğiniz anlamına gelmez. İçerikle link inşası birbiriyle alakasız konularmış “gibi” görünse de, bugüne kadar pek çoğumuz kimi zaman kullanıcıların ilgisi çekmek kimi zamansa sayfa linkini uydurabilmek adına içerik başlıklarıyla küçük oynamalar yapmışızdır.

Bilhassa haber sitelerinin çok sevdiği bu başlıklarla oynama alışkanlığı, kelime oyunlarından faydalanarak hem içeriğin merak uyandırmasını hem de istenen kelimelerin kullanılmasını sağlar. Ancak bu küçük “kelime oyunları” abartıldığında, Google’ın her geçen yıl başlık ve içerik uyumluluğunu tespit etme konusunda daha da başarılı hale gelen algoritmasının radarına takılma ihtimali de artıyor. Google’ın zaten algoritmalar üzerinden bilgisayarlara hızlı öğrenme yeteneği kazandırmaya çalıştığını, bu çalışmaları içeriğin başlıkla uyumunu saptama konusunda da kullandığını biliyoruz. İçeriğin neden bahsettiğini tamamen göz ardı ederek, sürekli başlıklarla oynuyorsanız “gereksiz” risk aldığınızı unutmayın.

  1. Kullanıcılara Karşı Sorumluluk

Kullanıcılara karşı sorumluluğunuz sadece link inşasının değil, genel anlamda tüm SEO çalışmalarının en önemli kısımlarından biri ve belki de en önemlisi… Direk olarak ölçülmesi güç olmasına rağmen kullanıcılara karşı olan sorumluluğunuz, kısaca site ziyaretçilerinizin size ne kadar güvendiği ve sizin bu güveni boşa çıkarıp çıkartmadığınız anlamına gelir.

Eğer bir sayfa çok fazla tıklanıyor, kullanıcılar bu siteye çok fazla güveniyor ve bu güven doğrultusunda sitedeki linklere tıklıyorsa Google bu durumunu hemen domain ile ilişkilendiriyor. En basit şekilde Google Analytics kullanarak bile hangi sayfaların sitenize yoğun biçimde ziyaretçi gönderdiğini öğrenebilir, bu sayfaların kullanıcılar gözünde “güvenilir” olduğunu anlayabilirsiniz. Aynı durumun kendi sitenizin için geçerli olup olmadığına bakın. Size en fazla ziyaretçi getiren linklerin kaynakları kadar güvenilir bir siteniz yoksa yani sizin sitenizdeki linklere aynı şekilde itibar edilmiyor, bu linkler aynı oranda tıklanmıyorsa o zaman sorumluluklarınızı pek de yerine getirmiyorsunuz demektir.

  1. Follow ve No-Follow Linkler

Yaptığımız tüm incelemelerde No-Follow linklerin aksine Follow linklerin, ciddi problemlere yol açabileceğini görüyoruz. No-Follow bir link, hiçbir zaman Follow bir link gibi riskli değildir. Dolayısıyla Follow ve No-Follow özellikleri, link inşasında hala büyük öneme sahip ve dikkat edilmesi gereken bir konu. Daha önce yayımladığımız pek çok makalede bu konunun öneminden bahsetmiş olsak da, Follow ve No-Follow linklerin öneminde değişen bir şey olmadığı için bu listede de hatırlatma yapma gereği duyduk.

  1. Link ve Sayfa Yaşı

Sayfanın veya bu sayfayı işaret eden linklerin kaynaklarının, ne kadar zamandır yayında olduğunu görebileceğiniz pek çok SEO aracı bulunuyor. Link inşasında kaynak sitelerin yaşı ile hedef sayfanın ne kadar zamandır yayında olduğu eski SEO anlayışında ne kadar önemliyse bugün de aynı derece önemli ancak “bu önemin niteliği tamamen değişmiş durumda”. Eskiden eski sayfalardan gelen linkler, köklü ve güvenilir sitelere ait olduğu için çok değerli olarak görülürken bugün eski püskü linkler, istenen yükseliş önündeki engeller olarak görülüyor.

Sitenin ayaklarına bağlı prangalar olarak yükselmesini önleyen, sıralamalarda siteyi aşağı çeken bu eski püskü linklere güvenmek yerine link ağına yeni kaynakları dahil etmeye çalışın. Köklü siteler dahi olsa bu sitelerde seneler önce yayımlanmış sayfalardan gelen linkler, sayfa içeriği güncelliğini yitirmiş veya yeni gelişmeler karşısında yetersiz kalmış olabileceği için pek de güvenilir değildir. En azından Google’ın gözünde… Aldığı linklerin tamamı yeni sayfalardan oluşmasına karşın istikrarlı bir yükseliş trendi yakalayan pek çok site bulunduğundan, sırtınızı tamamen eski linklere yaslamamanızda fayda var.