Arama motoru optimizasyonu yani SEO hakkında yazılmış makaleler, SEO teknikleri ve güncel SEO haberlerinin hepsi burada.

Popüler Sayfaların Trafik Potansiyelini Maksimize Etme

Güçlü Sayfaların Trafik Potansiyelini Arttırmak

Her web sitesinin diğerlerine nazaran daha fazla ziyaretçi çeken sayfaları bulunur ve bu sayfalardaki yazılı, görsel veya video içerikler toplam ziyaretçi trafiğin büyük kısmını tek başına oluşturur. Kullanıcıların ilgisini çeken, arama sonuçlarında içerik kalitesiyle üst sıralarda yer alan ve bu sayede ziyaretçi sayısının artmasına büyük katkı sağlayan bu sayfaların potansiyelini arttırmak bazen hem en etkili hem de en basit stratejidir. Hiçbir şey yapmadan kullanıcı mıknatısı bir veya birkaç sayfaya sahip olmanın sadece keyfini çıkartmak yerine bu sayfaları aynı popülerliğe sahip yeni sayfalar oluşturmak, web sitesine daha fazla ziyaretçi çekmek ve dolayısıyla daha geniş bir kullanıcı kesimine ulaşmak için kullanmak şüphesiz SEO anlamında en rasyonel tutum olacaktır.

Tespit, Sadeleştirme ve Yeniden Yönlendirme

Sitedeki sayfaların total trafiğin ne kadarını sağladığını tespit, bir anlamda web sitesinin en popüler içeriklerinin belirlenmesiyle hangi sayfalar üzerinde çalışma yapılacağının belirlenmesidir. Bu tespit işleminde, SEO açısından mevcut potansiyeli daha etkin biçimde kullanmak adına çalışma yapılacak sayfalarda sadeleştirme yapılacağı için sayfa içeriğinin bu çalışmalara uygunluğunu gözden geçirmenizde yarar var. Kullanıcıların etkileşime girmediği, sitede saniyeler geçirdikten sonra sekmeyi kapattığı popüler sayfalar ne kadar yoğun trafik alıyor olursa olsun bu yeniden yönlendirme işlemleri için uygun bir tercih olmayacaktır.

Sitenizin popüler sayfalarını daha fazla trafik sağlamak veya SEO çalışmalarında kullanmak üzere kullanmak, potansiyelden mümkün olduğunca efektif biçimde faydalanmak her zaman için bu sayfadan sitenizin farklı bir sayfasına yönlendirme yapmanız anlamına gelmez. Kullanıcıları bazen herhangi bir videoya bazen site dışı bir linke yönlendirebilirsiniz. Bu gibi durumlarda yönlendirmeyi yapacağınız görsel veya işitsel içerikle sayfa içeriğinin uyumlu olması, sayfayı ziyaret eden kullanıcının ilgisinin daha uzun süre muhafaza edilmesine yani hem sitenizde hem de yönlendirilen adreste daha uzun kalmasına yardımcı olur.

Sayfanın sadeleştirmesi içerikle kullanıcı tercihleri arasındaki ilişkiyi belirlemeniz ve bu doğrultuda sayfada kullanıcıları rahatsız edecek verimsiz linklerden kurtulmanız anlamına gelir. Kullanıcı mıknatısı bu sayfalarda birbiriyle ilgili ilgisiz onlarca link olacağına, sadeleştirme sayesinde sayfada bir veya birkaç yönlendirme olması ve bu yönlendirmelerin de ilgili içerikle alâkalı olması kullanıcıların beklenen şekilde davranma yani linklere tıklama olasılığını arttırır. Kullanıcının sayfayı ziyaret etmesini sağlayan amacı belirleyerek, ilgisini çekecek ve aradığı içerikle ilgili daha detaylı veya farklı alanlarda bilgi veren sayfalara yönlendirmeye çalışmanız en akıllıcası olacaktır.

Popüler sayfalarınızı mümkün olduğunca sadeleştirerek, kullanıcıların arzu ettiğiniz yönlendirme linklerini fark edeceğinden ve detaylar arasında kaybolmayacağından emin olduktan sonra yönlendirmeyi yapacağınız sayfayla ilgilenmeye geçebilirsiniz. Amacın sadece kullanıcıyı farklı bir sayfaya yönlendirmek değil, yönlendirilen içeriği de popüler bir sayfaya dönüştürmek olduğunu unutmamak asıl kilit noktadır. Bu uğraşın arından site ziyaretçilerinin beklenen şekilde davranarak, yönlendirme linklerini tıklaması ancak açılan yeni sekmeyi saniyeler içinde kapatması hiçbir amaca hizmet etmeyecektir. Dolayısıyla yönlendirme sayfasının da gerek içerik kalitesi gerekse tasarımıyla kullanıcıya “bir şeyler” vaat etmesi gerekir.

İçeriğinizi Çeşitlendirin

Popüler herhangi bir içeriği parçalara bölmek ve her bir parçası site içinde veya dışında farklı sayfalara yerleştirmek suretiyle kullanıcıların aradığına ulaştırılması için sürekli yönlendirilmesi, herhâlde uygulayacağınız en hatalı strateji olacaktır. SPAM bir site olma yolunda sağlam adımlarla ilerlemek anlamına gelen bu uygulaman uzak durun ve abartmayın. Sayfanızın trafik yükünün bölümünü çekmesini sağlayan yani onu popüler yapan öğeleri parçalara bölmeniz, sayfanın artık popüler olmayacağı anlamına gelir. Kullanıcının neden sayfayı ziyaret ettiğini ve ne aradığını anlamak, yeni sayfada bu ilgi alanı doğrultusunda kaliteli ve özgün içerikler oluşturmak suretiyle ancak sadeleştirme sonrasında yeniden yönlendirme ile yeni popüler sayfalar oluşturabilirsiniz. Bunun içinse sayfayı popüler hale getiren içeriği çeşitlendirebilirsiniz.

Yazılı veya görsel herhangi bir içerik, sayfada bahsi geçen konuya dair belli açılardan bilgi aktarımında bulunuyorsa aynı konuyla ilgili ancak daha farklı bir perspektif sunan bir video hazırlayabilir, ister sitenizde farklı bir sayfaya isterseniz de farklı bir paylaşım platformuna yükleyeceğiniz bu videoya yönlendirme yapabilirsiniz. Videoyu sosyal medya aracınız üzerinden paylaşmak suretiyle sitenizin en popüler sayfalarını ziyaret eden kullanıcıların sosyal medya hesaplarınıza da göz atmasını sağlayabilirseniz, uzun vadede bu trafik akışı sosyal medya takipçilerinizin sayısını da hatırı sayılır oranda arttıracaktır. Ayrıca bu tip bir uygulama ile kullanıcılara alanınızda ne kadar geniş bilgi sahibi olduğunuzu ve yaptığınız işi ne kadar önemsediğinizi göstererek, firmanızın marka değerini arttırmak üzere SEO çalışmalarından en etkin şekilde faydalanmış olursunuz.

google backlink

Google Hangi Linkleri Görmek İstiyor Hangilerini İstemiyor?

Web sitelerinin pek çoğu için can sıkıcı hale gelen son Penguen güncellemelerinin ardından her zaman için büyük öneme sahip link doğallığı, bugün artık hatanın daha da büyük problemlere neden olduğu ve SEO uygulamaları açısından belki de en önemli unsur haline dönüşmüş durumda. Sentetik linklerle olmayacağından günümüze dek onlarca içerikte, yüzlerce kez bahsetmiş olmamıza karşın “gerçek anlamda” doğal linklere sahip olmanın hala en zor iş olduğu fazla anlaşılmamış gibi görünüyor. Google ise kendisine muhtaç olan tüm web sitelerine bu edinilmesi en zor olan, tamamen organik linkleri görmek istemenin ötesine her geçen gün bu konuda daha ısrarlı oluyor. Dolayısıyla Google’ın bu tutumuna bakarak, yeni algoritma güncellemeleri neticesinde her geçen yıl bu konunun daha da önemli hale geleceğini söylemek için kâhin olmaya gerek yok…

Ne Zannediliyor, Aslında Olan Ne?

Doğal linkler denince webmaster ve firma sahiplerinin aklına gelen ilk düşünce; birisinin siteme işaret etmesi ancak bu eylem karşılığında benden hiçbir şey talep etmemesi. Bu doğrultuda yakın çevresindeki herkesten, web sitesine link vermesini talep eden insanlar karşılık olarak herhangi bir linkleme yapmadığında aldığı linkin %100 organik olduğunu zannediyor. Peki, ya sitenizi işaret eden linkin bulunduğu sitenin sahibi link çıkışını gizlemeye çalışıyorsa? Sayfasından sitenize çıkan linki saklamak yerine aksine kullanıcılarının adeta “gözüne sokmaya çalışan” yani sitenize link vermekten mutlu olan birisinden aldığınız linkler ile verdiği linkleri hasıraltı etmeye çalışan birisinden aldığınız linkler aynı değerde olur mu? Link çıkışını ne yapıp edip saklamaya çalışmak yerine, bu kişinin sitenizi referans göstermekten gerçek anlamda mutlu olması ve bunu tamamen kendi isteğiyle yapması aldığınız linkin doğallığını gösterir.

Genellikle SPAM olarak görülen paylaşım sitesi linkleri bile kullanıcıların bu eylemi gönüllü olarak yapması durumunda zannedildiğinden çok daha faydalı olabilir. Tabi burada bahsettiğimiz web siteleri, “ücretsiz link paylaşımının adresi” mottosuna sahip ve kimsenin umurunda olmayan SPAM yuvaları değil… Arama motorunun bile sektörün güvenilir firmalarını tespit etmek için kullanabileceği kalitedeki bir firma rehberinden çıkan ve sitenizi işaret eden tek link dahi zannettiğinizden çok daha doğal ve dolayısıyla SEO anlamında beklentilerin ötesinde fayda sağlayabilir. Düğün, nişan gibi organizasyonlar için süsleme yapan bir firmanız varsa düğün fotoğrafçılarının, davetiye basan veya düğün şekeri satanların yer aldığı yerel firma rehberinden sitenize link çıkmasından daha doğal ne olabilir ki? Bu tarz linkler zannedildiği gibi Google tarafından sentetik olarak algılanmayacağı gibi, işlevi bakımından sitenize trafik de sağlayacaktır.

Adınızın Geçmesi Ancak Link Verilmemesi

Firmanın hammadde aldığı üreticinin web sitesinde, “çalıştığımız markalar” başlığı altında siteye işaret eden bir linkin bulunması ne kadar doğalsa bu tip firma rehberlerinden link gelmesi de Google tarafından organik link ilişkileri olarak algılanabilir. Tabi altını çizmekte fayda var ki, tüm bu linklerin hangi sitelerden ve ne şekilde geldiğine dikkat etmek gerekir.

Firma sahiplerinin canını en çok sıkan durumlardan biri de, herhangi bir içerikte firmadan veya markanın ürününden uzun uzadıya bahsedilmesine karşın link verilmemesidir. Peki, ürünün veya firmanın ismi üzerinden yani arama trendlerine son derece uygun biçimde link çıkışı yapılması sizi memnun edecekken herhangi bir link verilmemesi bundan sonra da istediğiniz linki asla alamayacağınız anlamına mı geliyor? Tam aksine, link potansiyelinizi tespit etmek ve doğal link inşası için yeni kaynaklar bulmak için bu durum size çok büyük bir fırsat sunuyor. Bu içeriklerin yayımlandığı web sitelerini tespit edebilirseniz, onlarla iletişime geçebilir ve isteklerinizi iletebilirsiniz. Ne de olsa iletişim çağındayız değil mi?

2017 seo

2017 Yılı İçin SEO Stratejileri

Google arama motorunun ne yapmayı planladığı ve bunun çalışmalarınızı nasıl etkileyeceği, 2017 yılında sizi neyin beklediğine dair rasyonel bir öngörüye sahip olmanıza yardımcı olacaktır. Büyük değişikliklerin olmasını beklemek ve sonrasında bu değişikliklere göre konum almak yerine sürekli değişen alışkanlıkları ve bu değişim SEO üzerindeki minör etkisini dikkate alarak, bugünden strateji belirlemekte fayda var. 2017 yılında bilhassa dikkat edilmesi gereken ve küçük düzenlemeler gibi görünmelerine karşın trafik akışını dramatik bir biçimde etkileyen birkaç özellikten bahsedelim.

Yanıt Kutusu

Arama motorunun kullanımına dair alışkanlıkları değiştirecek kadar majör bir uygulama değilmiş gibi görünse de, arama sonuçlarında 3 veya 4. sırada olan bir web sitesi dahi yanıt kutusu sayesinde rakiplerini geride bırakarak en tepeye yerleşebiliyor. Böyle olunca trafiğin de önemli bir bölümü yanıt kutusunda yer almayı başaran siteye kayıyor. Google’ın yanıt kutusu sayesinde bazen sayfanın sonlarında yer alan bir web sitesi dahi seçilebiliyor ki,  web sitesi böylelikle ilgili arama trendinde çok ama çok büyük bir avantaj elde edebiliyor. Bu yanıtın Google tarafından sağlanması ise kullanıcılara güven verdiğinden, yanıt içeriğini sağlayan web sitesi kullanıcıların büyük bir bölümünün ilk tercihi oluyor. Yanıt kutusu web sitenizin trafiğinin önemli bir bölümünü sizden alıp götürebildiği gibi, rekabetin yoğun olduğu ilk sıralarda kendinize yer bulamadığınız durumlarda trafiğe ortak olmanızı sağlayan bir avantaja dönüşebilir.

Kullanıcının Amacı

Hummingbird güncellemesiyle kullanıcılarının amaçlarına odaklanacağını söyleyen Google, geçtiğimiz yıl boyunca algoritmada kapsamlı güncellemelere gitti ve artık kullanıcının yazdığı kelimelerden çok bu kelimelerle “neyi amaçladığını” önemser hale geldi. Bir başka değişle kullanıcının amacının, anahtar kelimelerden daha önemli olması söz konusu olduğu için 2017 yılına dair SEO stratejilerinde kullanıcıların ne yazdığından çok niyetinin ne olduğuna odaklanmak gerekecek. Tabi bu, anahtar kelimelere dair tüm düzenlemelerinizi SEO çalışmalarınızdan çıkartmanız anlamına gelmiyor. Bu kelimelere dair çalışmalarda hedefiniz, kullanıcının ilgili kelimeleri kullanmakla hangi kaynağa ulaşmaya çalıştığını yani amacının ne olduğunu belirlemek. Özellikle içerik geliştiricilerinin üzerinde durması gereken bu konu, ilerleyen yıllarda daha da önemli hale gelecekmiş gibi görünüyor.

Sonuç Sayfaları

Arama motoru sonuç sayfaları (SERP) artık çok daha fazla web sitesine ilişkin bilgi içeriyor ve Google kullanıcılarına ilk sayfadan itibaren mümkün olduğunca fazla alternatif sunmaya çalışıyor. Farklı nitelikte sitelerin de arama sonuçlarında yer almasına imkân tanıyan bu durum, tek arama kriterine odaklanan ve SEO çalışmalarının merkezine ürünle ilgili birkaç anahtar kelime koyanların 2017 yılında büyük bir arama hacminden faydalanamayacağı anlamına geliyor.

Sesli Arama

Arama trendlerinde dev bir hacme sahip olmasa da, sesli aramanın aramalar üzerindeki etkisinin yükselişte olduğu bir gerçek. SEO çalışmalarında temel alınabilecek kadar yüksek potansiyele ve tutarlı veri akışına imkân tanımayan sesli aramanın mobil kullanıcılar tarafından daha fazla kullanılması, 2017 yılında bu özelliğin kullanıldığı aramaların daha da önem kazanacağını gösteriyor. Şimdiden sesli arama kullananların aramalarında hangi web siteleriyle karşılaştığını incelemek ve siteyi bu arama sonuçlarına dâhil etmek için neler yapılabileceğini hesaplamakta yarar var.

Erişim Hızı ve Kullanıcı Deneyimi

Birden fazla cihaz üzerinden web sitelerine erişimin hızına bakan ve erişim hızına dair elde ettiği sonuçları da bir hayli ciddiye alan Google, masaüstü veya mobil cihazlar üzerinden erişim için saniyelerce beklenmesi gereken web sitelerine arama sonuçlarında ceza kesebiliyor. Bu bilindik durum, bilhassa mobil internet kullanıcılarının daha yüksek hıza kavuşması ve böylelikle tahammüllerinin de azalması yüzünden 2017’de daha da önemli hale gelecek artacaktır.  Yurtdışında yapılan pek çok araştırmalarda üst limit olarak 5 saniye gösteriliyor ve bu zaman aralığı içinde sayfanın görüntülememesi durumunda kullanıcılarının oldukça büyük bir bölümünün sekmeyi kapattığı anlaşılıyor. Kimilerininse tahammülü 5 saniyeyi bile bulmuyor…

Tüm bunlarsa link kalitesiyle ilgili bugüne kadar söylediklerimizde herhangi bir değişiklik olmadığını ve link kalitesinin SEO çalışmalarında hala ön planda kalmayı sürdüğünü gösteriyor. 2016’da olduğu gibi önümüzdeki yılda da, marka değerini yükseltmek ve daha geniş kitleye ulaşmak, kullanıcı deneyimini pozitif yönde arttırmak isteyen herkes için linklerde nicelikten çok niteliğe önem verilmesi gerekiyor demek.

Google Mobil Web Sitesi Hız Testi Aracı

Yıllardır mobil teknolojinin hızlı gelişimi neticesinde geleceğin SEO trendlerini belirleyenin masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar değil, akıllı telefon ve tabletler olacağından bahsettik. Bu yıl itibarıyla internet üzerinden yapılan aramalarda mobil cihaz kullananların sayısı, masaüstü ve dizüstü kullananları bir hayli geride bıraktı. Web sitelerinde zaman geçirenlerin büyük kısmı akıllı telefon kullanıcıları haline geldi ve bu oranın önümüzde yıl daha da artacağı öngörülüyor. Hal böyle olunca arama motoru optimizasyonun merkezindeki konulardan birine dönüşen mobil uyumluluk, kullanıcı dostu web sitelerine sahip olmak isteyen herkesin ilk gündem maddesine dönüşüyor. Google yayımladığı yönergelerle mobil uyumluluğun altını çizerken mobil site hızı test aracı sayesinde bu konuda rasyonel fikir edinme ve elle tutulur verilere sahip olarak, eksiklerin somut şekilde görülmesini sağlıyor.

Mobil Uyumlu Olmayan Web Siteleri

Google tarafından açıklanan istatistikler doğrultusunda, internet kullanıcılarının mobil uyumlu olmayan web sitelerinden kısa sürede ayrılma oranının “5 kat daha fazla” olduğu görülüyor. İnternet kullanıcılarının artık büyük bölümü akıllı telefonlar üzerinden web sitelerine erişim sağlayanlar olduğundan, bu kişilerin kullandığı mobil cihazlarla uyumlu olmayan web sitelerinin şansı da azalmakta. Sayfanın mobil cihazlar üzerinden ne kadar sürede görüntülendiği ve kullanılan mobil cihaza göre tasarlanmış olması, görüntüleme ve kullanım açısından site ziyaretçisinin deneyimini doğrudan etkiler. Mobil SEO olarak adlandırılan hemen her türlü çalışmanın giderek genel anlamda SEO dâhilinde ele alındığı günümüzde artık optimizasyon çalışmalarının merkezinde mobil uyumluluk yer aldığından, bu çalışmaları ayrıca Mobil olarak adlandırmaya da gerek kalmamış gibi görünüyor.

3 Saniye Kuralı

Mobil uyumluluğun önemine dair bizzat Google tarafından yayımlanan araştırmalar neticesinde mobil cihaz kullanıcılarının, 3 saniye içinde yüklenmeyen web sitelerini terk ettiğini görüyoruz. İstatistiksel olarak mobil cihaz üzerinden web sitenize erişim sağlamaya çalışan ancak ilk 3 saniye içinde sekmeyi kapatan kullanıcıların “yarıdan fazlası” site hızından dolayı sitenizi ziyaret etmekten vazgeçiyor. Vaktin her zamanki gibi nakit anlamına geldiğini gösteren bu sonuç bilhassa e-ticaret siteleri için mobil hızın ne kadar önemli bir SEO etmeni olduğunu gösteriyor. Tüm çalışmaların sitenin görüntüleme hızının çok uzun olmasından dolayı çöpe gitmemesi için mobil uyumlulukla görüntüleme hızını da muhakkak dikkate almak gerekiyor. Siteniz beklediğiniz kelimeler üst sıralarda yer alsa ve kullanıcı sitenizi tıklasa dahi bu istatistik neticesinde eğer 3 saniyede sitenizi görüntüleyemezse %50 ihtimal başka bir siteyi tıklayacağınız söyleyebilir. Günlük trafiğe baktığınızda sitenizin mobil cihazlarda geç açılması yüzünden her gün kaç kullanıcı, dolayısıyla potansiyel müşteri kaçıyorsunuz acaba?

Mobil cihaz kullanıcıların yaptığı herhangi bir işlem neticesinde “hemen sonuç beklediğini” unutmayın ve web sitelerinizin gerçek anlamda kullanıcı dostu olması için SEO çalışmalarında, önemi ve potansiyeli her yıl biraz daha artan mobil uyumluluğu merkeze alın.

https://testmysite.withgoogle.com adresinden test aracını kullanarak siz de sitenizin mobil uyumluluğunu kontrol edebilirsiniz.

Link Satın Alarak Nereye Kadar?

Bugüne kadar onlarca kez paralı linklerle herhangi bir rasyonel SEO planlaması yapılamayacağını, bu şekilde para karşılığında link satın almanın zannedildiği gibi kısa süreli dahi herhangi bir menfaat sağlamayacağını söyledik. Esas sorun kısa vadede bir menfaat sağlandığının “zannedilmesi”. Geri dönüşün yani algoritmanın keseceği ceza ise linkler için ayrılan bütçenin “tamamının” boşa gitmesine yol açacağı için aslında bu yolu tercih edenler, tüm parasını boşa harcamış oluyor. Peki, bu yöntemi deneyen ya da en azından denediğini iddia eden ve başarılı olduğunu söyleyenler ne olacak? Öncelikle kulağımıza küpe yapmamız gereken en önemli konu; Penguen 4.0 güncellemesiyle beraber Google’ın artık uzun uzadıya indeksler almakla uğraşmadığı ve elde ettiği devasa bilgiyi analiz ettikten aylar sonra adım atarak yani yeni algoritmaları devreye sokarak siteleri cezalandırmadığı. Arada geçen süreçte “ne koparsam kârdır” mantığı son güncellemelerle beraber daha da riskli, irrasyonel ve amatörce bir hal aldı.

Güncelleme Beklemek Çok Eskilerde Kaldı

SEO konusunda doğru bilinen yanlışları belirttiğimiz, siyah şapka müdahaleleri eleştirdiğimiz, eksik yönleri olduğunu söylediğimiz stratejilerle ilgili konularda her zaman bu yanlış uygulamaların geçmişte kalan SEO anlayışından kaynaklandığını ifade ettik. Aslında özünde doğru kabul edilebilecek bir düşünce olan bu stratejiler, “doğru” kabul edilen uygulama mantığının seneler öncesinde değiştiğinden habersiz olunması sebebiyle güvenilir zannediliyor. Zira bunların başında Google tarafından uzun süren, yavaş ve sancılı bir süreç olan indeksle işleminden aylar sonra aktive edilen algoritmalar üzerinden ceza kesileceğinin zannedilmesi gelmekte. Bir başka ve daha yalın bir ifadeyle; sayfalarınızdan herhangi birinin spam olarak nitelendirilmesi için artık bir sonraki majör Penguen algoritması güncellemesini beklemenize gerek yok. Her şey biranda olup bitebilir ve birkaç alığına da olsa, menfaat sağlamayı hayâl ettiğiniz paralı linkleriniz yüzünden anında Google’ın kestiği cezayla baş başa kalabilirsiniz.

Yeni Penguen algoritması artık tüm domaine ceza kesmediği için sadece belli sayfalar üzerinden menfaat sağlamayı hedefleyen ve bu sebeple de paralı linkleri sadece bir ya da birkaç sayfayı işaret edecek şekilde optimize edenler için de kötü haber. Satış yapacağınız yani para kazanacağınız ve tüm paralı linklerinizin işaret ettiği sayfaya ceza kesen Penguen 4.0 algoritması, tüm bunlara karşın pekâlâ domaine aynı faturayı kesmeyebilir. Sorun neredeyse tüm siteyi değil, sorunun olduğu yeri cezalandıran bu yeni mantalite zaten paralı linklerle bu işin asla olmayacağını söylüyor. Kaldı ki, bu duruma garanti vermek de mümkün değil. Yani çıkıp kimse yeni algoritmanın birkaç Spam sayfa yüzünden tüm domaine ceza kesmeyeceğini söyleyemez. Bu gibi bir durumda tüm emeğiniz, linkler için harcadığınız parayla birlikte boşa gidecektir. Penguen eğer basit birkaç sayfadan oluşan siteyi incelediğinde, bu sayfaların birkaçını Spammer olarak değerlendirirse cezayı tüm siteye de kesebilir.

Sürdürülebilirlik ve Maliyet Verimliliği

Düz bir mantıkla uzun vadede herhangi bir fayda sağlamayacağını bile bile kısa süreli menfaat için link satın almayı tercih eden herkes; bu kısa sürede kazanacağının, linkler için yapacağı harcamadan fazla olması gerektiğini bilir. Ya da en azından bilmelidir. Link satın almak için 100 lira harcarken bu linkler sayesinde site üzerinden de 100 lira kâr elde ediyorsanız, başladığınız yere dönmüşsünüz demektir. Yani ortada rasyonel bir fayda yoktur. Yapılan harcamayı geri kazanmak ve kâra geçmek içinse “zamana” ihtiyacınız vardır. Google’ın “her an” sitenizi veya ilgili sayfayı cezalandırabileceği bir düzendeyse zamana bağlı bir öngörüde bulunmak, şansa güvenmek veya tahminlere güvenmekten öteye geçmez. Algoritmanın daha da geliştirilmesiyle bu cezalandırma süreci daha da hızlanacak ki, Google’ın asıl hedefi zaten ceza kesme sürecini “eşzamanlı” hale getirmek… Yönergelere uygun SEO çalışmalarıyla sağlam adımlar atarak günlük değil, uzun vadeli başarı elde etmeyi hedefleyenler içinse tüm bu süreçler sorun olmaktan çıkar.

Penguen 4.0; Kendini Tekrar Mı, Köklü Bir Değişim Mi?

Özel olarak Spam linklerle savaşmak üzere geliştirilen ve birkaç senedir sıralama kriterlerinin en önemli bileşenlerinden biri olan Penguen algoritması, son 4.0 güncellemesinden sonra algoritmanın çekirdeğini oluşturan en önemli parça haline gelmiş gibi görünüyor. Güncelleme sonrasında yapılan tartışmalara, bazı web sitelerinin sıralamada bir hayli gerilere düşmesinden kaynaklı eleştirilere bakıldığında aslında tüm bu serzenişler bizim için şaşırtıcı değil, aksine alışılagelmiş şikâyetler… Eylül sonu gibi içeriklerin netleşmesine dair bilgilerin verilmesinden hemen sonra başlayan kaygı, Ekim başında sıralamalardaki değişimle beraber “her zaman olduğu üzere” bazı site sahipleri için büyük bir dert kaynağı oldu. Milat olarak Penguen 1.0 alınırsa ve Penguen 3.0 modeli sonrası küçük güncelleme paketlerine bakılırsa bu birincil güncellemelerden sonra her zaman için birilerine “ceza” kesildiğini gördüğümüzden, tüm bu sürecin en başından şikâyetlerin de nasıl olacağını az çok tahmin ediyorduk. Nitekim Penguen 4.0 için geçen haftaların ardından artık Google algoritmasının belkemiğini Penguen’in oluşturduğunu kesin bir dille söylemek mümkün.

Geçmişten Bugüne Ne Değişti?

Penguen algoritmasının 1.0 birincil güncellemesinden son döneme kadar olan genel algı; yeni bir güncelleme sonrasında ceza alan sitelerin, tekrar “Google’ın gözüne girmek için” aylarca beklemesi gerektiği üzerineydi. Bu konuyu biraz daha açarsak, ilk güncelleme öncesinde Google yeni algoritması için web sitelerinden bilgi toplar ve nerelere müdahale edileceğine kesin karar verdikten sonra algoritmasını hazırlamaya koyulurdu. Bu sürecin ardından internetin vahşi doğasına salıverilen algoritma, kimsenin gözünün yaşına bakmadan ceza kesmeye başlardı.

Bu süreç zarfında sıralamalardan geri dönmemek üzere yok olan web sitelerinden sayfalarca geriye düşenlere kadar ceza kesilenlere, yaptığı yanlıştan dönmek üzere süre verilirdi. Tabi, bu sürenin yaygın olarak 6 ay kadar olduğu söylenir ancak ceza kesilen web sitesi sahiplerinin daha da uzun beklemesi gerekebilirdi. Algoritma güncellemesinde bu sorunu yaşayanlara Google bir nevi; “link inşasında, içeriğinde ve etiketlerin yönetiminde yanlış bir şeyler yaptın ve cezalandırıldın. Şimdi tüm bu hatalarını düzelt ve bir sonraki güncellemeye kadar bekle” demiş oluyordu. Ne var ki, Penguen algoritmasının geldiği son nokta itibarıyla yani 4.0 güncellemesinden hemen sonra bu durumun değiştiğini görüyoruz.

Tüm siteyi bir bütün olarak değerlendiren eski Penguen algoritmaları (-ki Panda’nın da geçmişte bundan farklı olmadığını görüyoruz) birkaç sayfada kötü linkler olsa dahi tüm domaini bu gidişattan sorumlu tutuyordu. Yani eski Penguen için bir sayfanın “kötü” olmasıyla tüm sitenin kötü olması arasında pek de fark yoktu, zira Penguen tüm sayfaları aynı bütünün parçası olarak kabul ediyor; “tek sayfa=tüm site” diyebiliyordu. Tabi, kaideyi bozmayan bazı istisnai durumlar hariç.

Sayfayı ve Domaini Cezalandırmak Arasındaki Fark

Eski Penguen site sahiplerine adeta “sen bu sayfada Spam yapıyorsun, ben de tüm domaine ceza kesiyorum” derken yeni güncelleme sonrasında algoritmanın parçalardaki sorunun, bütünü ne kadar alâkadar ettiğiyle ilgilendiğini görüyoruz. Bu değişiklikse çok ama çok önemli! Artık her sayfanın kendi başına cezalandırıldığı yeni bir döneme girdiğimizi işaret eden bu değişiklik, bilhassa birkaç sayfadan oluşmayan girift yapılı web siteleri için sevindirici bir haber. Yüzlerce, binlerce sayfayı nasıl sürekli “Google’ın istediği gibi” tutacağını merak eden ve birkaç sayfadaki problem yüzünden cezanın tüm siteye kesildiğinden şikâyet edenler yeni Penguen’i daha fazla sevecekmiş gibi görünüyor. Aslında bu adımlar neticesindeki sayfalardaki “kötü” linklerde kurtulan (disavoewing) site sahipleri bir yandan da Google’ın tüm bu işe yaramayan linkler hakkında bilgi edinmesini sağlıyor. Bu işlemleri yapan site sahipleri sayesinde hangi linklerin çöp olduğunu öğrenen Google ise şüphesiz tüm bu bilgiyi bir sonraki güncellemesi için kaynak olarak kullanacaktır…