Arama motoru optimizasyonu yani SEO hakkında yazılmış makaleler, SEO teknikleri ve güncel SEO haberlerinin hepsi burada.

matt cutts panda algoritmasi

Panda 4.0 Güncellemesinin Ardından

Google ve dolasıyla SEO dendiğinde dünyanın dört bir yanında akla gelen ilk isimlerden olan Matt Cutts 20 Mayıs’ta attığı tweetle, uzun zamandır beklenen kapsamlı güncellemenin adını koydu: Panda 4.0. Google algoritması her ne kadar biz farkında olmadan durmaksızın güncelleniyor olsa da, yıl içerisinde oldukça geniş içerikli güncellemeler oluyor ve bu güncellemeler kimilerini sevindirirken kimilerini de bir hayli kızdırıyor. Son devasa güncelleme olan Panda 4.0 Matt Cutts tarafından duyurulmuş olsa da, geniş içerikli bir açıklama yapılmaması kısa sürede pek çok spekülasyonu da peşi sıra getirdi. Acele ederek spekülasyonlar üzerinden güncellemeyle ilgili bir yazı yazmaktansa, suların durulmasını beklemenin daha doğru bir karar olacağı kanaatine vardık ve bir şeyler yazmayı da bu yüzden geciktirdik.

Birçoğumuzun alıştığı üzere güncellemenin arından geçen ilk birkaç gün irrasyonel gibi görünen ciddi sıralama dalgalanmaları oldu. Halihazırda web sitelerinin kıyılarına dalgalar ulaşıyor olsa da, okyanus sularının nispeten durulduğu yani dalgalanmaların oldukça çok daha küçük ölçekli olduğu söylenebilir. Güncelleme öncesi belirli sektörleri alakadar eden anahtar kelimelerle yapılan aramalarda ilk sayfaya olmasa da, üst sıralara spammer olarak nitelendirilebilecek sitelerin çıkması zaten yeni bir güncelleme olacağını işaret ediyordu. Panda 4.0 güncellemesinin ardından ABD merkezli SEO blogları ve web sitelerinde güncellemenin kaliteli ve özgün içerik yayıncısı olmayan web sitelerini cezalandırmak için yapıldığıyla ilgili yazılar yayımlandığından, yerli sitelerde de ertesi günden itibaren benzer başlıklarla benzer açıklamalar yayımlanmaya başladı. Şuan bile onlarca sitede Penguen 4.0 güncellemesinin kaliteli içeriği ödüllendirmek için yapıldığına dair yazılara rastlayabilirsiniz.

Peki, güncelleme gerçekten de kaliteli içerik yayıncısı siteleri ödüllendirme amacını mı taşıyordu ve bunda ne kadar başarılı oldu?

Penguen 4.0 Güncellemesi Ne Kadar Önemli?

Güncelleme öncesinde E-Bay gibi dünya devi markaların da aralarında olduğu ve genel olarak karının büyük bölümünü ABD’li internet kullanıcıları üzerinden elde eden sitelerde ciddi düşüşler yaşanmaya başladığı görüldü. ABD’li webmaster ve SEO uzmanları belirli kelimelerde dominant olan sitelerin ilk sayfadan 3. sayfaya kadar gerilemesiyle ilgili pek çok teori üretiyordu ki, Panda 4.0 güncellemesi geldi. Penguen 4.0, birçok şeyin değiştirildiği birincil bir güncelleme olduğu için bir hayli önemli. Güncelleme öncesinde yaşanan dalgalanmalardan yola çıkılarak pek çok SEO uzmanın birleştiği nokta, yeni Penguen güncellemesinin “kaliteli bir yayın içeriği ve backlink profili” olmayan siteleri elemek için yapıldı.

Şuan dahi hemen her yerde yeni Penguen algoritmasının temel işlevinin içerik kalitesini öne çıkaran ve özgün olmasına karşın “yazmak için yazılmış” içerikleri yayınlayan sitelere ceza kesme amacını güttüğü düşünülüyor. Daha önce yayınlanan içerikleri özgün kelimeler kullanarak yeniden yazan yani webmaster camiasında Re-Write denen taktikler ile özgün içerik yayıncısı “gibi” görünmeye çalışan web sitelerinin yeni güncelleme sonrası işi daha da zorlaşmış oldu. Güncellemenin önemli noktalarından biri de, backlink profilli kaliteli olmayan web sitelerine ceza kesmek.

Ancak ne var ki; değil yüzler ve binlerce, on binlerce backlinki olan web sitelerinin tüm bu linklerin ne kadarını Google’ın istediği veya belki de hayalini kurduğu şekilde organik olarak aldığıysa hala koskocaman bir soru işareti olmaya devam ediyor. Backlink ve içerik kalitesine odaklanan yeni güncelleme sonrasında küresel markaların web sitelerinde dahi 20-30 sıraya varan düşüşler yaşandı. Penguen 4.0 önemli olmasına önemli ancak hala SEO çalışmalarının özünde olan backlink çalışmalarının “mantığına aykırı” bir düzenleme olmuş gibi görünüyor. En azından şimdilik…

Güncellemenin Lokal Aramalar Üzerindeki Etkisi

Backlink ve içerik kalitesiyle ön plana çıkan sitelere ödül verme maksadı güdülerek gerçekleştirilen ve bunu ne derece başardığı şuan için soru işareti olmaya devam eden Penguen 4.0 güncellemesi, lokal bazlı aramalara da bir düzenleme getirmeye çalışıyor. Yiğidi öldürüp hakkını vermek gerekirse yeni güncellemenin içerik ve backlink kalitesini belirleme konusunda beklentilere “henüz” yanıt verememiş olmasına rağmen lokal aramalarda daha efektif sonuçlar elde edilmesini sağladığı da bir gerçek.

Bölge bazlı arama yapan ziyaretçiler düşünülerek oluşturulan sayfaları algılamakta daha fazlasını vaat eden yeni algoritma, Google hesaplarıyla oturum açılarak yapılan aramalardaysa haritalardan aramayla ilgili Google Plus profilli paylaşımlarına kadar çok daha geniş içerikli veri akışı sağlıyor. Panda 4.0, daha önce de önemli olan lokal arama odaklı On-Page (Site-içi) SEO düzenlemelerinin daha da fazla dikkat edilmesi gereken bir konu haline dönüşmesini sağladı.

Penguen 4.0 Sonrası Ayakta Kalan Siteler

Yeni güncellemenin içerik kalitesiyle ön plana çıkan siteleri ödüllenme amacına sahip olduğu söylenmesine karşın güncellemenin ardından ayakta kalan veya ilk sayfaya gelen siteler arasında hala “parazitlerin” olduğu görülüyor. Bunun haricinde en önemlisi backlinklerin kaliteli olmasından söz edilse de, herkesin bildiği üzere istediği kelimelerde ilk sıralara yerleşen web sitelerinin oldukça büyük bir bölümü aldığı linklerin tamamını kendi yönetiyor ya da bu işi yapacak SEO danışmanlarıyla çalışıyor. Google web sitelerinin doğal yollarla link almasını arzu etse de, hala herhangi bir Blog yayıncısının veya site sahibinin yayın içeriğinde bir siteden bahsederken linkleme yapmadığı gerçeği de karşımızda duruyor. Kaldı ki binlerce linki olan bir sitenin, bu linklerin %90’ına yakını tıpatıp aynı kelime üzerinden “doğal bir şekilde” almış olduğunun düşünülmesi de olsa olsa saflık olur.

Güncellemelerin farklı amaçlara hizmet ettiği söylense de, hala tamamına yakını kendi yönetiminde olan linkleri olan web siteleri kaliteli linkler vermeye devam ettiği sürece zirveye oymayı sürdürüyor. Kaynak siteler üzerinden istenen kelimelerden “bizzat” veya SEO firmaları tarafından çıkılan linkler dışında ilk sıralara çıkmak ve kalıcı olmak için hala başka bir seçenek yokmuş gibi görünüyor. Ancak yeni güncelleme bu SEO çalışmalarıyla zirvede kalmak için daha fazla link almak yerine, daha kaliteli linkler almanın önemli hale gelmesini sağladı. Binlerce linkin işlevini artık yüzlerce, yüzlercesinin işlevini ise onlarca “kaliteli” link görebiliyor.

Güncelleme ne derse desin hala istenen kelimelerde yükselmek için on binlerce farklı web sitesinin kendi kendine, üstelik tam da istediğiniz kelimeler üzerinden ve doğru şekilde link vermesi beklemek yerine bunu kendinizin veya SEO danışmanınızın yapması gerekiyor. Zira onlarca etken faktör olmasına rağmen düğümü açan, dönüp dolaşıp backlinkler olmayı sürdürüyor…

blog-seo-yonetimi

Etkin Blog Kullanımıyla Trafik Arttırma

Tamseo takipçileri için bu hafta web sitelerinin trafiğini, nasıl “daha yüksek karlılık” sağlayacak şekilde arttırılabileceği ile ilgili bir yazı yazmaya karar verdik. Web sitelerini trafiğini körü körüne arttırmak için yapılan amaçsız SEO çalışmaları, trafik yükselirken firmanın ürün ve hizmet satışında kayda değer bir artış yaşanmamasına yol açıyor. Ziyaretçi hacmi istikrarlı bir şekilde arttırmasına rağmen istediği yüksek karlılık seviyelerine ulaşamayan firma sahiplerinin daha akılcı davranması, trafiğini müşteri potansiyeline dönüşmesi gerekiyor. Etkili bir trafik kaynağı olan blog siteleriyse link etkileşimi, paylaşım, sıralama, müşterilerden geribildirim alma gibi birçok konuda yardımcı olabilir.

Firmanın potansiyel müşterilerini tanıması, hem sitesinde hem de bloglarında yayınlanan içeriğini bu kişilere hitap edecek şekilde yapılandırmasına yardımcı olur. İnsanların dikkatini çeken ve sosyal medya araçlarında paylaşılan içeriklere ev sahipliği yapan bloglar, arama motoru sıralamalarında tahmin edilenden de daha yüksek rekabet gücüne sahiptir. Ayrıca firma sitesinde sadece Pagerank kazandırmak için alınan linklerin yerine, blog üzerinden gelen “trafik sağlayıcı” linkler de etkili bir şekilde kullanabilir.
Bu bağlamda bloglar, en etkili trafik sağlayan link kaynaklarından biridir. Yalnızca bir veya iki kişilik küçük bir editör ekibi kurarak, pek çok kişinin önemsemediği bloglarla bile firmanın satışa sunduğu ürün ve hizmetlerle gerçekten ilgilenen ziyaretçilerin ilgisini çekmek mümkün. Blog üzerinden yapılan yayınlar sayesinde kayda değer trafik akışı sağlanabiliyor ki, zaten halihazırda bunu yüzlerce firma yapıyor. İnsanların ilgisini çekmek için onları anlayan insanlara ihtiyacınız olduğunu ve söz konusu blog olduğunda mutlaka iyi iş çıkaran bir veya birkaç editöre ihtiyacınız olacağınız unutmayın. Kopya-yapıştır metinler, yorumlar, sosyal medya paylaşımlarıyla etkin blog yönetimi ve kaliteli trafik akışı sağlamak mümkün değil!

Ciddi meblağlar harcamadan elde edilmesi mümkün olmayan yani çok değerli olan müşteri geribildirimlerine “ücretsiz olarak ulaşma” imkanı da sunan blog siteleri, firmanın satışa sunduğu ürün ve hizmetlerle ilgili sitesinden çok daha uzun bir şekilde bilgi verebileceği kaynaklardır. Firmanın kendi müşterileri kadar potansiyel müşterileri de blog sitelerine kolayca yorum yazabilir, bu yorumlarla sağlanan bilgi akışı ile firma müşterileri memnuniyetini arttırmak için yeni stratejiler geliştirebilir. Her internet kullanıcının aşina olduğu bir şekilde yani bloglar üzerinden içerik üretmekse basit gibi görünmesine rağmen zorlu bir iştir.

Katılım Sağlamak İçin Katılım Gösterin

FEEDBACK formed by keys of a computer keyboardMüşterilerle etkileşim kurmaktan kaçınırken bir yandan da blog siteniz üzerinden firma sitenizin trafiğini arttırmanız mümkün değil. Siteniz ve bloglarınız üzerinden yapılan yayınlara katılım sağlanmasını istiyorsanız yani insanların içerikle ilgili size e-posta göndermesini, sayfa linklerinizi sosyal medyada paylaşmasını, potansiyel müşterilerinizin size güvenmesini sağlayacak olumlu yorumlar yazmasını istiyorsanız sizin de katılımcı olmanız lazım. Zaten blogların mantığı kolay bir şekilde karşılıklı etkileşim kurulması, firmanın daha samimi bir dille kendinden, ürün ve hizmetlerinden bahsetmesidir.

Sadece tek bir blogla yetinmeyerek on ve belki daha da fazla blog sitesi açan pek çok firma bulunmasına rağmen bu bloglarla kimse ilgilenmediği için asıl siteye trafik akışı da asla sağlanamıyor. İlgilenebileceğiniz, blog takipçilerinizin beklentisine yanıt verebileceğiniz kadar blog sitesine sahip olmanız önemli. Haftada bir defa “öylesine bakmak için” giriş yaptığınız on tane blog yerine, her gün düzenli aralıklarla kontrol ettiğiniz tek bir blog trafik artışınız için çok daha faydalı olacaktır. Blog sayfalarındaki herhangi bir yorumun hemen yayınlanması ve bu yoruma gerek blog üzerinden gerekse de e-posta ile kısa sürede yanıt verilmesi, insanların firmanıza olan ilgisini arttıracaktır. İnsanlar böylelikle kısa bir süre içinde firmanızın sadece öylesine bir blog sitesinin olmadığını, spam yapmak yerine müşterilere yardımcı olmak istediğinizi anlayacaktır. Bu da, er ya da geç güvenilirliğinizin ve tanınırlığınızın atmasını sağlayacak, “asıl hedef müşteri” kesiminizin katılımı ile trafiğinizin artmasını sağlayacaktır.

Herkesle Etkileşim Kurun

blog-yonetimiSatışa sunduğunuz ürün veya hizmetle ilgili herhangi bir blog içeriğine yazılan, ilk bakışta oldukça ilgisizmiş gibi görünen bir yorum bile ilerleyen günlerde müşteri kazandırabilir. İnsanlar blog siteleri üzerinden firmalara herhangi bir soru yönelttiğinde kendisiyle iletişim kurulmasını, kişisel bir bağlantıya sahip olmayı sever. Blog içeriğinize yorum bırakan ziyaretçilerin e-posta adresi veya sosyal medya hesabı bırakıp bırakmadığını kontrol etmek, uzun süreli etkileşim kurulması açısından önemlidir. Blogunuzu takip eden kullanıcılar birçok farklı sosyal medya hesabı kullanıyor olabilir. Firmanızın tüm bu sosyal mecralarda bir hesabının olduğundan emin olun ve bu hesapları kullanarak halihazırda “zaten firmanızla ilgili olan” bu insanları kampanyalarınızdan haberdar edin.

Twitter üzerinden belirli hashtagleri kullanarak ilgili ilgisiz, genç yaşlı fark etmeden çok geniş bir kullanıcı kesimine kampanyalarınızdan bahsetmek yerine blog ziyaretçilerinizle etkileşim kurmak çok daha faydalı olacaktır. İlk temasın önemli olduğunu unutmayın. Sosyal medya hesabı veya e-posta adresini bildiğiniz bir potansiyel müşteriyle iletişim kurarken, direk bir spammer gibi fırsatlardan ve fiyatlardan bahsetmek yerine daha sade bir dil kullanın. Karşınızdaki “insana” sadece sitenize yorum yazdığı ve içeriğinizle ilgilendiği için teşekkür etmek dahi size pozitif geribildirim imkanı sunabilir.

Subdomain Kullanımına Dikkat Edin

Domaininizin gücünü ve Rank potansiyelinizi etkilediği için ayrı veya değil, subdomain kullanırken dikkat edin. Birkaç farklı ayrı subdomain kullanmak bloglarınız üzerinden yayınladığınız içeriklerle SEO anlamında sağlanan faydanın çok fazla dağılmasına neden olur. Tüm içeriği tek bir alt klasörde toplamak, zamanla yeni içerik yayınlandıkça ve kullanıcıların bu yayınlara gösterdiği ilgiyle artan SEO potansiyelinizi daha avantajlı bir şekilde kullanmanızı sağlayacaktır. Bu sayede bu internet kullanıcılarının sosyal medyada paylaştığı, yorum yazdığı blog sayfalarını istediğiniz siteler için “abartmamak suretiyle” bir link kaynağı olarak da kullanabilirsiniz.

Sosyal Medya Trendlerini Takip Edin

sosyal-medya-butonlariTwitter TT’lerini takip etmek, “sektörünüzle ilgili” çok fazla takip edilen ve düzenli paylaşım yapan kişileri mention etmek, Google Plus paylaşımlarında popüler tagleri kullanmak, ilgi gören Facebook sayfalarına boy göstermek blog sitenizin dikkatlerini üzerine çekmesine yardımcı olabilir. Ancak en başta belirtmekte fayda var ki, günün trendlerini takip ederek insanların ilgi gösterdiği alanlarda blog tanıtımı yapmaya çalışmak iki ucu keskin bir bıçak gibidir. Bıçağı kendinize saplamamak adına, bunu yaparken spammer damgası yememeniz gerekir. Doğrudan “yazmak için yazılmış olan”, kopya-yapıştır içerikler yerine dikkat çekecek birkaç kelime ya da cümle yazmayı deneyin. Popüler bir Twitter profilinin dikkatini çekebileceğiniz bir mention sayesinde bu kişinin RT etmesini, böylelikle blog tanıtımınızın başkaları tarafından yapılmasını sağlayabilirsiniz.

Blog sitenizdeki yayınları Google Plus profilleri üzerinden, popüler tagleri kullanarak paylaşmak da firmanızın Google+ çevresinin genişlemesine yardımcı olacaktır. Google zaten çok önceleri Google+ çevrelerinin ve paylaşımların +1’lenme oranlarının arama motoru sonuçlarının iyileştirilmesinde kullandığından bahsetmişti. Firma sitenizin değerinin artmasını sağlayacak bu blog paylaşımları hem sosyal ağ paylaşımlarınızın daha geniş bir kesme ulaşmasına hem de sitenizin arama sonuçlarında kendine daha iyi bir yer bulmasına yardımcı olacaktır.

Daha Kaliteli İçerik Daha Fazla Trafik

Daha kaliteli içerikler yayınlayarak sitenin internet kullanıcıları ve dolasıyla arama motorları gözündeki değerini yükseltmek, SEO ile ilgili evrensel bir gerçektir. Tıpkı sosyal medya etkileşimini doğru bir üslupla kurmaya özen göstermeniz gerektiği gibi, blog sitenizdeki yayın içeriğinin de belli bir kalitenin üzerinde yer almasını sağlamanız lazım. Bunu yapmanın hala en etkili ve tek yoluysa iyi bir editoryal ekibe sahip olmanız. İnsanlarla etkileşim kurmak için insana ihtiyacınız olduğunu, bir kenarda duran hazır metinleri kopya-yapıştır yaparak kaliteli yayıncılık yapamayacağınızı unutmayın.

Tamseo’da yayınladığımız onlarca içerikte içerik kalitesinin ne kadar önemli olduğunu, SEO çalışmaları ile trafik akışı sağlamak için ne kadar çaba sarf edilirse edilsin insanların “siteyi ziyaret etmesine değecek” kalitede içeriğe sahip olunmaması halinde boşa kürek çekileceğini söyledik. Hala da ısrarla söylüyoruz!

Kendi Görsellerinizi Oluşturun

Site ve bloğunuzdaki içeriklerin “sizin için” üretilmiş olması, sadece iyi iş çıkaran editörlerle çalışarak özgün ve kaliteli yazılar yazmanız anlamına gelmiyor. Basit bir Google Görsel araması yaparak herkes tarafından ulaşılabilecek görsellerin hizmet sektöründe faaliyet gösteren ticari işletmeler tarafından kullanılması söz konusu olabilse de, şayet bir ürününüz varsa üretici olarak ürününüzün kendi resimlerini kullanmanız gerekir. (Görsel SEO ve dosya URL’lerin optimizasyonu ile daha detaylı bilgi almak için SEO Rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz.)

Diğer site ve blogların, üzerinde firmanızın ismi yazan veya logosu bulunan yani size ait olan görselleri kullanarak içerik yayını yapması tanınırlığınızın artmasında etkili olacaktır. Ayrıca ziyaretçilere kendinize ait olan görsellerin olduğu bir sayfayla karşılamanız, firmanızın ve ürünlerinizin güvenilirliğini de arttırır. İnsanlar ilgili görsellerin farklı markaların sitelerinden alındığını, bu görsellerle artık hemen her yerde karşılaştığı için hemen anlıyor. Bu görselleri kullanmanız firmanızın kendi ürettiği ürünlerin teşhirini dahi başkalarının fotoğraflarıyla yaptığını gösterir ki, bunun da pek doğru bir pazarlama yöntemi olduğunu söylemek mümkün değildir.

RSS Önemlidir

blog-rss-olusturmaE-posta istemcisi, web tarayıcı eklentileri, mobil uygulamalar ve özel RSS takip yazılımları ile artık blog sitelerinin yayın akışını takip etmek çok kolay bir hale geldi. E-posta abonelikleriniz ilk etapta ne kadar az sayıda olursa olsun, takipçilerinizin yeni yayınlarınızdan hemen ve kolayca haberdar olması için geri beslemelerinizi doğru şekilde yapılandırmayı atlamayın. Artık birçok RSS besleme konusunda oldukça işlevsel çözümler sunan birçok servis bulunuyor ve sadece bu servislerden herhangi birini kullanarak bile müşterilerle daha sıkı bir bağlantı oluşturmanız mümkün.

RSS beslemeleri göz önünde olmasını istediğiniz markanızdan bahseden blog içeriklerinizin, hedef müşteri kesiminizin gözünün önünde olmasını sağlar. Blog sitenizi etkin bir şekilde kullanarak, firmanızın satışa sunduğu hizmet ve ürünlerle ilgili olan daha fazla insana ulaşmak istiyorsanız RSS en güçlü silahlarınızdan biridir. RSS olmadan bloglar da anlamsız olacağı için sağladığınız trafiğin “kalıcı olması” için bu konuya mutlaka dikkat etmeniz lazım.

Link Etkileşimi Oluşturun

Blog sitenizin footer bölümündeki linkleri kullanarak firma sitenizin trafiğini arttırabilir, içeriğini kendiniz oluşturduğunuz için içerik kalitesinden emin olduğunuz bir kaynaktan gelen linklerle SEO anlamında da fayda sağlayabilirsiniz. Bu linklerin insanların ilgisini çekmesi için dikkat çeken birkaç kelime kullanmaya çalışın. “Sattığımız ürünlere ulaşmak için burayı tıklayın” gibi klişe ve basmakalıp bir ifade kullanmak yerine; “Sadece blog takipçilerimize özel %50’ye varan indirimlerimizi kaçırmayın” gibi daha sonuç odaklı ifadeleri kullanmaya çalışın. Blog takipçilerinizin kendini ayrıcalıklı hissetmesini sağlayan bu tür ifadeler, footer linklerinizin daha trafik akışı sağlamasına yardımcı olabilir.

Negatif Yorumlardan Çekinmeyin

Blog sitenizin yayın akışını sağlayan editör veya editörlerden, sürekli olarak nabza göre şerbet vermesini yani etliye sütlüye karışmadan sadece firmanın ürün ve hizmetlerinden bahsetmesini istemeyin. Karşıt fikre sahip olanların ilgisini çekebilecek, size “Hey, orada durun bakalım. Bu söylediğiniz, şu sebeplerden dolayı yanlış” diyebilecek insanlardan korkmayın. Bu tür negatif geri bildirimler bloğunuzun daha fazla ilgi çekmesini sağlayabileceği gibi, nerede yanlış yaptığınızı anlamanıza da yardımcı olacaktır. Dünya devi markalar dahi olumsuz müşteri geribildirimlerini öğrenmek için tonla para harcarken, siz olumsuz düşünen potansiyel müşterilerinize arkanızı dönmeyin.

İddialı olduğunuz alanlarda kendinize güvenin ve bunu da blog yayınlarınızla herkese gösterin. Negatif yorumda bulunan insanlara kibarlığı asla elden bırakmadan, mümkün olduğunca açık bir anlatımla yanıt verin. Verdiğiniz bu yanıtların da yorum bölümünde diğer insanlar tarafından görülmesini sağlayın. Böylelikle benzer düşüncelere sahip olan insanların muhtemel sorularının önüne geçer, firma olarak hizmet ve ürünlerinizin arkasında durduğunuzu gösterirsiniz. Ayrıca yorumlar ve sosyal medya üzerinden gelen sorular hemen herkesin merak ettiği konularsa, blog siteniz üzerinden bu ziyaretçileri firma sitenizin “Sıkça Sorulan Sorular” bölümüne de yönlendirebilirsiniz. Bu sayede sorduğu sorunun cevabını almak isteyen insanlar firma sitenizi tıklar ve siz de istediğiniz trafik akışını çok daha kolay bir biçimde sağlamış olursunuz.

coklu-seo-yonetimi

Birden Fazla Sitenin Çoklu SEO Yönetimi

Web sitenizin Google sıralamalarında yükselmesi ve kullanıcı dostu hale gelmesi için SEO çalışmalarının ne kadar önemli olduğundan, bugüne dek Tamseo olarak yayınladığımız pek çok yazıda son derece detaylı bir şekilde bahsettik. Peki ya sadece tek bir siteniz yoksa? Birden fazla web sitesine sahip olan ve bu siteleri kullanarak hem daha etkili hem de daha ekonomik SEO çalışmaları yapmak isteyenler?

Biz net bir şekilde fark etmesek de, Google’ın dur durak bilmeksizin güncellenen algoritması sahibi olduğunuz tüm web sitelerini sürekli inceliyor. Çok fazla web siteniz varsa ve eğer tüm bu sitelerinizin birbiriyle etkileşimi bulunuyorsa, yönetici olarak “yönetimsel SEO” stratejilerinize yönelmeniz büyük bir avantaj olabilir. Bütün sitelerinizdeki linkler ve içerik tamamen sizin yönetiminizde olduğu için akıllıca kurgulanmış bir yönetim stratejisiyle karlılık seviyenizi arttırabilirsiniz.

Google’ın geçtiğimiz sene gerçekleştirdiği geniş kapsamlı algoritma güncellemelerinin hedefleri arasında Adwords gelirlerini arttırmak olduğu gibi, web siteleri arasındaki “yönetimsel ilişkiyi” daha tutarlı şekilde belirlemek de vardı. Zira Google, pek çoğumuzun tahmin ettiğinden de daha fazla zamanı ve enerjiyi web siteleri arasındaki yönetimsel ilişkiyi saptamaya harcıyor…

Google Neden Yönetimsel İlişkiyi Önemsiyor?

SEO çalışmalarının mümkün olduğunca organik, uzun vadeli düşünülerek ve web sitelerine göre bireysel olarak yapılması gerektiğini her daim söylüyoruz. Sitedeki onlarca yazıda, doğallıktan uzaklaşan ve bilhassa link alışverişine dayanan uygulamaların seneler öncesinde kaldığını da defalarca belirttik.

google-seoBazı site sahipleri ve bu kişilerin sitelerini yöneten webmasterlar, hala yönetimindeki sitelerden birbirine link vererek sitelerin arama motoru gözündeki değerini yapay bir şekilde yükselmeye çalışıyor. Şüphesiz ki, Google da bu durumdan haberdar. Dolasıyla algoritma güncellemeleri ile kimin, kaç siteye sahip olduğunu belirlemeyi hedefleyen Google, bu sayede suni etkileri belirlemek ve bu çalışmalarla yükselmeye çalışan tüm sitelere de cezayı kesmek istiyor. Çeşitli forum, sosyal medya araçları ve web siteleri üzerinden açıkça sahibi olduğu onlarca web sitesi ile link satmaya çalışan kişilerden medet umanları da unutmamak lazım…

Onlarca sitenin link profiline bakıldığında yüzler ve hatta binlerce link ilişkisi olduğu görülse de, tek bir kişinin kontrolünde olan bütün bu linklerin doğal olduğunu söylemek imkansız. Birbirini tanımayan yüzlerce web içerik editörünün, webmasterın ve site sahibinin kendi inisiyatifi ile verdiği linkler ile oluşan bir link profili ise tamamen organiktir ve zaten Google’ın arzu ettiği de budur.

Web sitenizin veya sitelerinizin Google sıralamalarında tamamen “organik” SEO çalışmalarının gücüyle yükselmesini ve kalıcı olmasını istiyorsanız, siz de her zaman bu tür doğal linkleri kabul etmelisiniz. Tamamen kendi kontrolünüzde olanları değil!

Birden Fazla Siteniz Olmasının Avantajları

arama-motoru-optimizasyonu-görseliBirden fazla site sahibi olanların dikkat etmesi gerekenlerden bahsettikten sonra karamsar bir tablo çizmeden hemen madalyonun diğer tarafına da bakalım. Birbiriyle ilişkili olan web sitelerinin SEO açısından inkar edilemez bir avantaja sahip olduğu kesin olsa da, önemli olan bu potansiyeli doğru şekilde değerlendirebilmek. Bazen Google’a tüm bu sitelerin sahibinin siz olduğunu bilhassa söylemeniz gerekebilir. Halihazırda kullanıcıların ve dolasıyla Google’ın gözünde değerli bir siteniz varken neden yeni sitenizde her şeye en baştan başlayasınız ki? Uzman bir SEO ekibinden hizmet almanız durumunda olduğu kadar hızlı olmasa da, sitelerinizin güç birliğiyle avantaj sahibi olabilirsiniz.

Firmanızın hizmet verdiği bölgeyi alakadar eden Google aramalarında avantaj sağlayan domaine sahip olan bir siteniz var. Yeni bir hizmet bölgesi için yepyeni bir site kurmak istiyorsunuz. Zamanında yoğun emek verdiğiniz ve karşılığını da ziyadesiyle aldığınız web sitenizden birkaç “kaliteli” link transferiyle doping etkisi sağlayabilirsiniz. Bu uygulama, sub-domainler de dahil olmak üzere bazen çok daha küçük ölçekli link transferiyle bile büyük fark yaratabiliyor. Sub-domainlerle kurulan bloglar güncelleme ve kurulum gibi konularda işlevsellik sunduğu için zaten pek çok site sahibinin ilk tercihi oluyor. Ancak önemli olan; sub-domain üzerinde kurulu olan blogun da en az asıl site kadar değerli olması.

Ticari işletmelerin web sitelerinde başta İngilizce olmak üzere birçok dilde içerik desteği sunuluyor. Bu yabancı dil içerikleri kimi zaman sub-domainlerde kimi zaman tamamı aynı sitede kimi zaman da çok daha düşük PR’li sayfalarda… Ama eğer Google’ın tüm bu sayfaların size ait olduğunu ve çok fazla emek harcadığınız ana siteyle aynı kaliteye sahip olduklarını bilmesini sağlarsanız, işler biranda değişecektir.

Dezavantajlar

siyah-şapka-seo-görseliWebmasterlar ile SEO ile amatör ya da profesyonel olarak uğraşanları en çok zorlayan konuların başında, link adaletsizliği geliyor. Birden fazla web sitesine sahip olanların link inşasında kendi sitelerinden faydalanması, Google’a göre bu tür bir imkanı olmayanlar veya bununla uğraşmak istemeyenler için adaletsizlik olarak görülüyor. Kullanıcılarının sadece tek bir web sitesinin sahibi olmasından ve tüm enerjisini de bu siteye yoğunlaştırmasından daha doğal bir durum yok. O zaman Siyah Şapka (Black Hat SEO) yöntemlere başvurmayan ve link inşa edecek onlarca sitesi de olmayanların günahı ne? Google çok fazla web sitesi olanlara adeta; “Kendi sitelerinize verdiğiniz linkler kadar neden size ait olmayan sitelere de link vermiyorsunuz?” diyor…

Birden fazla web sitesi olan ve sitelerini de SEO açısından kendine avantaj sağlayacak biçimde kullanmak isteyenlerin çok büyük bölümü, başkalarının sitelerine “herhangi bir karşılık beklemeden” verdiği linklerin kat ve kat fazlasını kendi sitelerine veriyor. Kim ne derse desin, bu bir gerçek! Siyah ve Gri Şapka SEO çalışmalarıyla hala Google’da ilk sırayı “garantileyen” birçok kişi bulunurken, bu işle uğraşanlar sahibi olduğu tüm web sitelerini Google’dan gizlemek için büyük bir çaba sarf ediyor. Bu ise sahibi olduğu yüksek PR değerli, eski ve popüler sitelerden link çıkarak yeni sitelerine SEO yapmak isteyenlerin çok dikkatli olması gerektiği anlamına geliyor. Zira Google, en ufak bir şüphede bile ceza kesmekte tereddüt etmiyor.

SEO’da “iç-linkleme” (interlinking) olarak ifade edilen yani sahibi olan tüm sitelerden çıkan linklerin birbirini işaret etmesi anlamına gelen çalışmalar, deyim yerindeyse bıçak sırtı… Google, toplam 10 sitesi bulunan bir firmanın sitelerinden çıkan linklere baktığı zaman sitelerin yalnızca birbirine link verdiğini görmek istemiyor. Bu aşamadaysa link inşası konusunun ne kadar önemli olduğu bir kez daha görülüyor. Bu tür bir iç-linkleme anlayışı ile değil yeni sitelerin kalitesini arttırmak, yoğun zaman ve emek sarf edilen yüksek PR’li sitelerin değerinin düşmesi dahi mümkün. Nitekim benzer uygulamalarla Google’dan ceza yiyen pek çok site sahibi olduğunu artık herkes biliyor.

Artık Yontma Taş Devri’nden kalmış sayılan, üzerinden onlarca köklü algoritma güncellemesi geçmiş SEO çalışmaları ile en değerli sitelerini çöpe atan binlerce site sahibi ve webmaster bulunuyor. İç-linklemenin “abartılması” ve bir manada “Rabbena hep bana” mantığının güdülmesi, her şeyi kaybettikten sonra yepyeni bir domain ile sıfırdan başlamak zorunda kalınmasına neden oluyor. Ve hepimiz çok iyi biliyoruz ki, başlangıçlar her zaman zordur!

Sadece kendi sitelerine abartılı şekilde link veren ve Google’dan cezayı yiyenler, sıfırdan başlamak adına yeni bir domain almanın yanı sıra backlinklerini de temizlemeye başlıyor. Ancak ne var ki, URL de dahil olmak üzere hemen her şeyin temizlenmesine karşın Google “bir şekilde” aynı siteyle karşı karşıya olduğunu anlıyor. Eğer Google’ın bu uygulama dinamiğini tam olarak kavrarsanız, çoklu SEO yönetiminde doğru adımları atarak rüzgarın sizden yana esmesini sağlayabilirsiniz.

Dikkat Edilmesi Gereken Muhtemel Sorunlar

En baştan söylemekte fayda görüyorum ki; çoklu SEO yönetiminde Google’ın hangi uygulamalara kesin olarak ceza kestiğiniz bilmiyoruz. Sadece bizler değil, Google’ın kendisinden başka kimse bunu bilmiyor. Ama elimizde birkaç ipucu var…

seo-yönetimiGeleneksel olarak Google’ın; site sahibinin kim olduğuna, herkesin rahatça ulaşabildiği “Whois” kayıtlarına, IP adreslerine ve hosting bilgilerine bakarak çoklu site yönetiminin suiistimal maksadıyla kullanıldığına karar verdiğini biliyoruz. Tamamen ücretsiz olarak tarayıcı üzerinden kullanılan onlarca araçtan herhangi biriyle, istediğiniz sitenin yönetimsel ilişkisi hakkında fikir edinmeniz mümkün. Güvenilir bir araç kullanılması durumunda kolayca herhangi birinin sahibi olduğu tüm sitelerin birbiriyle olan ilişkisi; Google Analytics ve Adsense kodlarından aynı IP adresine sahip sitelere kadar öğrenilebiliyor. Bildiğiniz üzere internette bu tür bilgilerin tamamı, tüm kullanıcılara açık şekilde paylaşılıyor. Herhangi bir sitenin Google Analytics veya Adsense kodlarına ulaşmak için hiçbir şey yapmanıza gerek yok çünkü tüm bu bilgi, sitenin kodlarına zaten kayıtlı bir şekilde duruyor.

Google’ın dijital dünyadaki en geniş link kataloğuna sahip olduğunu unutmayın. Bizler dahi bu tür bilgilere internet üzerinden kolayca ulaşabilirken Google’ın yani Majestelerinin, kimsenin sahip olmadığı tüm bu verileri analiz ederek web siteleri arasındaki yönetimsel ilişkiyi fark edememesi mümkün mü? Tabi ki, değil. Dolasıyla web sitelerinizin kodlarına ne yazdığıyla ve ortak bilgilerin içeriğiyle ilgilenmek, kesinlikle dikkat gereken bir konu. Buradaysa site-içi optimizasyon (On-Page SEO) devreye giriyor.

İçerikten Kaynaklanan Hatalar

Dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri olmasına rağmen webmaster ve site sahiplerinin birçoğu tarafından önemsenmeyen içerik hataları, aslında düşünenden çok daha kritik sorunlardır. Temel olarak sitelerin içeriğinde “gözden kaçan” benzerliklerden kaynaklanan bu hatalar, binlerce sayfalık içerik söz konusu olduğu için kompleks bir probleme dönüşme potansiyeline sahiptir. Çok önemli değilmiş gibi görülmesine rağmen Google örümceklerinin gözünden hiçbir şeyin kaçmadığını unutmamakta fayda var.

Onlarca siteniz olduğu için sadece iki sitenizdeki birbirine göz kırpan veya tamamen aynı olan içerikler gözünüzden kaçabilir ki, bu Google’a siteler arasında yönetimsel ilişki olduğu konusunda oldukça sağlam bir ipucu vermeniz demektir. Kayıt formaları, Analytics kodları derken biraz oradan biraz buradan benzerlik göstermeye başlayan içerik, çok büyük sorunlarla karşılaşmanıza sebep olmasa bile sitelerinizin değerini azaltabilir. Ancak eğer sitenizi içeriği tamamen aynı kalacak şekilde ceza almaması için oradan orada “sürükleyip” duruyorsanız, ateşle oynuyorsunuz demektir.

Birden fazla site sahibi olanların içerik konusunda her zaman dikkatli olması gerekirken, Google’ın metinler kadar görsel tanımlaması konusunda da oldukça başarılı olduğunu unutmamak lazım. (Görsellere ilişkin SEO çalışmaları konusunda daha fazla bilgi için SEO Rehberi sayfamıza göz atmanızı tavsiye ederim) Farklı sitelerde yer alan iki farklı görselin aynı olması, sitelerin aynı kişiye ait olduğunun veya aynı webmaster tarafından yönetildiğinin belirtisidir.

Bunlar dışında Google’ın sahibi aynı olan web siteleri arasındaki yönetimsel ilişkiyi belirlemek için dikkate aldığından kesin olarak emin olmadığımız faktörler de var.

Web sitelerini ziyaret ettiğinizde genellikle aynı CSS kayıtlarını, JavaScript dosyalarını, formatı ve hatta aynı WordPress temalarını görürsünüz. Şuan için bu unsurların kesin biçimde etken faktör olduğunu söylememizin mümkün olmadığını tekrar hatırlatmak istiyorum ama daha detaylı düşündüğümüzde, bu ihtimal pek de mantıksız gelmiyor. CSS, JavaScript, format, WP teması gibi unsurlar da pekala Google’ın zeki algoritmasının gözünden kaçmıyor olabilir. Önlem almanın bir zararı olmayacağından, bu tür “detay gibi görünen” konularda da dikkatli olmakta yarar var.

viral icerik

Viral İçerik ile Organik SEO

Dilerseniz bu makaleyi dinleyebilirsiniz:


Sitede bugüne dek yayımladığımız içeriklerin tamamında SEO’nun arama motorları için değil, internet kullanıcılarının memnuniyetini kazanmak için yapıldığından bahsettik ve hala da bahsetmeyi sürdürüyoruz. Kullanıcı memnuniyeti arttırmak için web sitelerinin elindeki en büyük koz olan içerik, SEO çalışmalarının da kaderini belirler. Çünkü içerik kraldır!

Arama motorlarında kendine üst sıralarda yer bulmak isteyen web sitelerinin mutlaka özgün, kullanıcılara fayda sağlamayı hedefleyen ve farklılık yaratacak içerikler yayınlaması gerekir ki; bu da son dönemde herkesin dilinde olan viral içeriğin SEO anlamında da ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Viral içerik, hedef müşteri kitleniz hakkında normalde üzerine para verseniz dahi edinemeyeceğiniz kadar geniş içerikli bilgi edinmenizi, müşteri geribildirimlerine bakarak adımlarınızı hangi yönde atmanız gerektiğini belirlemenizi sağlar.

İnternet kullanıcılarını tarafından yani “tamamen organik olarak” hızlı bir şekilde yayıldığı için viral terimiyle anılır. Zira tıp literatüründe viral tabiri; virüs kaynaklı olan ve bu sebepten dolayı da efekte olduktan sonra organizmaya hızlı bir şekilde yayılan hastalıklar için kullanılır. İnternet kullanıcılarının hemen dikkatini çeken ve sosyal ağlarda paylaşarak diğer kullanıcılara da ulaştırmak istediği içerikler, bu sebepten ötürü viral içerik olarak tanımlanmakta.

Viral İçerik-SEO İlişkisi

viral-icerikTamseo olarak her zaman web sitelerinin arama motorlarında yükselmesini sağlamak için yapılan SEO çalışmalarında doğal olmayan yöntemlerden uzak durmanız gerektiğini söylüyoruz. Sitenizin yayın içeriğinin özgün bir kimliğe sahip olması ne denli önemliyse, bu içeriğin “kazanç sağlayacak trafiğe dönüşmesi” de aynı derece mühimdir. SEO çalışmalarında farklı sosyal medya hesapları üzerinden paylaşım yaparak sosyal medya kullanıcılarının dikkatini çekmeye çalışmak yerine bunu internet kullanıcılarının sizin için yapmasına ne dersiniz? Peki, binler ve hatta on binlerce kullanıcıyı yayın içeriğinizi paylaşmaya nasıl ikna edeceksiniz? Tabi ki, viral içerikle…

İnorganik uygulamalarla SEO yapmaya çalışarak arama motorları tarafından cezalandırılmaktansa, viral içerik üreterek tamamen doğal yollarla web sitenizin geniş kitleler tarafından takip edilmesini sağlayabilirsiniz. Bu tür zorlama SEO çalışmaları, aslında viral içerikle doğal olarak sağlanan bir etkinin suni yollardan taklit edilmeye çalışılmasıdır. Bir marka için senaryosundan çekimine kadar son kullanıcının kendisi tarafından hazırlanan reklam filminden daha iyi bir tanıtım aracı yoktur. İnternet kullanıcılarının mobil uygulamaları, sosyal medya araçlarını ve video paylaşım sitelerini kullanarak sitenin yayın içeriğini bizzat paylaşmak istemesinden daha efektif bir SEO çalışması bulunmamaktadır.

Bu nedenle viral içerik üretmeyi başaran web siteleri zaten birçok kişinin inorganik, zorlama yollardan yapmaya çalıştığını tamamıyla organik bir şekilde yapmış olur. Kullanıcıların bu paylaşma eğilimi tahmin edilenden de kısa bir süre içinde arama motorları tarafından fark edilir ki, bu da web sitesinin aram sonuçlarında çok hızlı bir yükseliş trendi yakalaması anlamına gelir.

Alttaki video, yayınlanmasının üzerinden seneler geçmiş olmasına rağmen hala düzenli olarak trafik çeken ve bu sayede Gittigidiyor.com’un tanıtımını yapmayı sürdüren oldukça popüler bir viral içerik örneği. Markanın “desteği” ile daha önce benzer içerikler üreten ve oldukça yoğun ilgi gören birkaç genç, kendi hazırladıkları viral reklam ile “Gittigidiyor” isminin geniş bir kitlenin zihnine kazınmasını sağladı.

Viral İçerikle Müşterileri Geribildirimi Alma

Virak içerikler, son kullanıcı geribildirimleri sayesinde firmalara binlerce lira harcayarak dahi elde edemeyeceği kadar geniş boyutta bilgi akışı sağlar. İnsanlar viral içerikleri paylaşır çünkü sosyal çevrelerinin vereceği olumlu tepkiyi görmek ve yaptığı paylaşımla dikkatleri kendi üzerine çekmek ister. Nasıl ki sosyal hayatta ilgi çekmek ve beğenilmek her insanı memnun ediyorsa, dijital dünyada da paylaşılan içeriğin herkes tarafından beğenilmesi ve yapılan paylaşımlarla da beğenildiğinin gösterilmesi internet kullanıcıları mutlu ediyor. Bu sebepten ötürü viral içerikler firmanın Adwords’e binlerce lira harcayarak bile ulaşamayacağı kadar geniş bir kesime ulaşmasını sağlar.

İnternet kullanıcılarının viral içerik paylaşımının perde arkasında yatan önemli bir neden de, sosyal çevresini belli bir konuda bilgilendirmek ve dikkatlerini bir konuya yöneltmek istemesi. Bu tür paylaşımlar hızla geniş kitlelere yayıldığı gibi, firma açısından paha biçilemez bir değere sahip olan binlerce kullanıcı yorumuna da ev sahipliği yapıyor. Olumlu veya olumsuz yüzler, binlerce yorumun yapıldığı viral içeriklere bakarak firmaların müşterilerini daha yakından tanıması mümkün. Bu da binlerce lira harcanarak yapılan SEO çalışmalarıyla Google aramalarında ilk sıraya yerleşilse dahi sahip olunamayacak değerde bilgi anlamına geliyor.

Ziyaretçilerinize Paylaşım Butonu Aratmayın

sosyal-medya-paylasim-butonlariWeb sitelerinin yayın içerikleri kendi kendini paylaşarak viral içerik haline dönüşmez. İnternet kullanıcıları dendiğinde artık masaüstü ve dizüstü bilgisayar kullanıcılarından çok mobil cihaz kullanıcılarının kast edildiği günümüzde, mobil internet kullanıcılarının çok daha fazla paylaşma eğiliminde olduğunu unutmayın. Web sitenizi ziyaret edenlerin, kullandığı sosyal medya ve video paylaşım araçlarına ait butonları kolayca bulabileceği bir tasarıma sahip olduğundan emin olun. Web sitenizde yayınlanan herhangi bir içeriği görüntüledikten hemen sonra paylaşmak isteyecek olan internet kullanıcılarına düşünceleri değişmeden ve tek bir tuşla paylaşım yapma imkanı sunmanız önemli. Bu sayede özellikle içerik paylaşma eğiliminde olan mobil internet kullanıcılarının sitenize daha yoğun ilgi göstermesini sağlayabilirsiniz.

Viral içerikler kısa sürede sitenizden binlerce kullanıcının bahsetmesini yani site linklerinizin binlerce kez paylaşılmasını sağlar. Bu ise insanların bizzat sizin için herkesin hayalini kurduğu, tamamen organik ve son derece geniş hacimli bir SEO çalışması yapması demektir.

müşterilere ulaşmak

Potansiyel Müşterilere Ulaşmak

Uzun bir aradan sonra tekrar bir makale yayınlıyor olmaktan dolayı mutluyum. Yıllardan beri arama motoru optimizasyonu konusuna kafa yoruyor, farklı sektörlerden birçok web sitesine hizmet veriyoruz.

Hemen hemen herkesin SEO çalışmasından beklentisi, popülerliği yüksek olan arama kelimelerinde ön sıralara çıkmak. Fakat her ne kadar “SEO uzun vadeli bir iştir” şeklinde söylemlerde bulunsak da, talepler ve bu taleplerin gerçekleştirilmesi istenen süreler pek tutarlı olmuyor.

Dahası popüler anahtar kelimelerde üst sıralarda yer almak istenmesine karşın bu, her zaman için müşterilere ulaşıyorsunuz manasına da gelmiyor.
Evet popüler kelimeler, yüksek gösterimler elde etmenize yarar. Bu kesin… Fakat birkaç önemli kelimeden gelen ziyaretçilerin her zaman müşteriye dönüşmediğini de çoğumuz tecrübe etmişizdir.

Popüler anahtar kelimeler, eğer ki bir ürün satmıyorsanız çok faydalı olabilir. Örneğin; bir oyun siteniz varsa “oyun” aramasında yer almanız, efsanevi şekilde işinizi görecektir, tek başına bile… İnsanlar oyun oynamak için bu aramayı gerçekleştirirler malum.

google ürünleriEğer sitenizde bir ürün veya hizmet satışı gerçekleştiriyorsanız, müşterileri çekebilmek için birçok spesifik kelimeye ihtiyaç duyarsınız. Çünkü çoğu tüketici, internet üzerinden alışveriş yapacağı zaman almak istediği ürün ile alakalı arama yapar.

Ayrıca bilinen arama motorları da özellikle ürün aramalarında, fiyat karşılaştırma sayfaları ile ziyaretçileri karşılıyor.

Detaylı, müşterinin ihtiyacına yönelik aramalarda yer alabilmek ve bu arama sorgularından ziyaretçi edinebilmek, çoğu zaman daha yüksek geri dönüşler sağlamakta.

Hizmet sektörü için de durum bu şekilde aslında. Şöyle ki; Heyustam.com‘u ele alalım.

Heyustam.com eviniz, işyeriniz, açık ve kapalı alanlarınız için düşündüğünüz; onarım, yenileme, tamir, bakım, boya-badana, yeniden dekore etme gibi ihtiyaçlarınız için bulunduğunuz bölgede yer alan en deneyimli ustaları bulmanızı sağlamak için tasarlanmış bir hizmet sitesidir.

Bu sitede her türlü ustaya rahatlıkla bölgesel olarak ulaşabiliyorsunuz, fena eğlenceli bir proje ve uzun zamandır da birlikte çalışmaktayız.

Bu işe ilk başladığımızda popüler arama kelimelerinde yer almak için uğraşırken, (Örneğin; klima servisi, kombi servisi gibi rekabeti ve arama hacmi çok yüsek kelimeler) bu tarz anahtar kelimelerde ilk sıraya dahi gelmiş olmamıza rağmen beklediğimiz faydayı sağlayamadık.

Fakat ne zaman daha spesifik kelimelere yöneldik, işte o zaman projenin yükselişe geçtiğine şahit olduk. Çünkü insanlar bu tarz ustalık servislerini kendi mahallerindeki esnaflar aracılığı ile halletmek istiyorlar.

Çok basit bir şekilde, Ataşehir’de ikamet eden bir birey, klima servisine ihtiyaç duyduğunda “klima servisi” yerine “Ataşehir Klima Servisi” şeklinde arama gerçekleştirecektir.

Zaten bu yüzdendir ki; ilçe + servis şeklindeki 5-10 tıklama, yaklaşık %80 oranında işe dönüşürken, servis ismi şeklinde gelen tıklamaların sadece %20’si işe dönüşmekte. Fakat yalnızca servis isimlerine özel aramaları hesaba katarsak bu tarz popüler kelimelerde ilk sıralara gelmek çok daha yorucu ve dolayısıyla daha yüksek maliyetli. Öte yanda ilçe + servis, mahalle + servis aramalarında yükselmek basit ve doğru düzgün bir site içi optimizasyonu yapılması halinde bunu “nispeten” kısa bir sürede başarmak mümkün. Hızlı ve dönüşüm oranı kesinlikle çok ama çok daha yüksek.

Şirinevler, Bahçelievler’e bağlı sadece tek bir mahalle olmasına rağmen 100 bini aşan nüfusu ile ticari işletmeler için dev bir müşteri potansiyeli manasına geliyor. Şirinevler’de yaşayan insanlarsa internet üzerinden herhangi bir ürün veya hizmet almak istediğinde aramasını Bahçelievler kelimesi üzerinden yapmaz. İstanbul’un yüzlerce mahallesinden biri olarak görülen ve bu sebeple de spesifik bir SEO çalışmayı yapmaya değmeyeceği düşünülen Şirinevler, aslında bu potansiyel değerlendirildiğinde firma için çok yüksek bir gelir kaynağı haline dönüşebilir.

Arama hacmine ve rekabete bakarak çalışma yapmaya odaklanılması, sadece belli il ve ilçeler dikkat alınmasından ötürü bu tür büyük potansiyellerin değerlendirilememesine neden oluyor. Herhangi bir ilçede ve  mahallede yaşayan insanların farklı mal ve hizmetlere internet üzerinden nasıl ulaşmaya çalıştığını bilmek, müşterilere hitap eden doğru stratejileri oluşturarak yüksek kazanç sağlama imkanı sunar. Müşteri potansiyeline ulaşmak için bu insanların arama motorlarını nasıl kullandığına, hangi aramalar ile neye ulaşmaya çalıştığına bakmak şart. Aksi halde yoğun rekabetin yaşandığı kelimelerde yükselmek için dur durak bilmeden çalışma yaparken, göz ardı edilemeyecek türden bir müşteri potansiyelini kaçırabilirsiniz.

Özetleyecek olursak, internet sitenizi optimize ederken kesinlikle müşterilerinizin ne şekilde arama yapacağını hesaba katmak gerekiyor. SEO çalışmalarında temel referansın arama motorları değil, her zaman ama her zaman kullanıcılar olduğunu unutmayın. Daha fazla müşteriye ulaşmaya çalışırken insanların ne aradığını, aradığına nasıl ulaşmaya çalıştığını da hesaba katın. Potansiyel müşterileri anlamak, onlara daha kolay ve geribildirimi daha karlı bir şekilde ulaşmanızı sağlayacaktır.

web-trafik

SEO’da Başarı Trafikle Ölçülmez

Uzun yıllar boyunca denenmiş ve çoğu web sitesine de büyük fayda sağlamış anahtar kelime ve sıralama odaklı SEO çalışmaları, 2014’e sayılı günler kala gerçekleştirilen son geniş kapsamlı algoritma güncellemesinin ardından efektifliğini yitirmiş gibi görünüyor. SEO çalışmalarının anahtar kelimelere ve sıralamalara göre değil, kullanıcılara ve arama eğilimlerine göre yapılmaya başlandığı yeni bir döneme geçmiş durumdayız. Bir başka ifadeyle internetle birlikte Google algoritmasıyla evrim geçirmeye devam ederken, bir zamanların klasikleşmiş SEO uygulamaları da evrim geçirerek yeni trendlere uyum sağlıyor. SEO’nun tarihçesine baktığımızda öncelikle anahtar kelime sıralamalarına odaklı bir sistematikle karşılaşsak da, geçen seneler içinde her şey gibi bu sistematikte de köklü değişimler oldu. Bu değişimlerse SEO çalışmalarının daha modern ve kullanıcı etkileşimine odaklı bir yapı kazanmasını sağlıyor.

Firma sitelerine maksimum düzeyde potansiyel müşteri çekecek kelimelerde üst sıralarda yer almaya yönelik SEO çalışmaları hala kısa vadede etkili sonuçlar alınmasını sağlarken, bu çalışmaların uzun vadede işlevsiz kalacağı kesinleşmiş gibi görünüyor. Geleceğin SEO mantığı; web sitelerini kaç kişinin ziyaret ettiğinden ziyade bu ziyaretçilerin kaçının satılan ürün veya hizmeti satın alma eğiliminde olduğuna odaklanan SEO çalışmaları üzerine kuruluyor. Yani daha basit bir ifadeyle artık web sitelerin trafiğinin niceliğini değil, niteliğini arttıracak SEO çalışmaları yapmak gerekiyor. Son kullanma tarihi geçmek üzere olan SEO çalışmaları ile web sitesinin yüksek arama hacimli kelimelerde üst sıralarda yer alması ve bu sayede daha fazla ziyaretçi çekmesi “şuan için” mümkün olsa da, bu ziyaretçi artışı firma sahiplerine ürün ve hizmet satışı olarak geri dönmediği için gelir artışı sağlamıyor.

Eski Usul SEO Çalışmaları

Eski usul bir SEO anlayışı ile herhangi bir ürün veya hizmetin daha da fazla satılmasını sağlamak, artık çok daha fazla emek sarf etmeyi ve risk almayı gerektiriyor. Sosyal medya etkileşimini ve mobil kullanıcıları göz ardı ederek tamamen anahtar kelime ve sıralama odaklı bir SEO çalışması yapmak isteyenlerin izleyeceği yol haritası belli. Bu eski usul SEO çalışması için öncelikle anahtar kelimesi araştırmasına girişmek ve sonrasında da hangi arama terimlerinin popüler olduğunu saptamak gerekiyor. Popüler arama hacmine sahip olan anahtar kelimeleri bir de rekabete göre değerlendirdikten sonra nasıl bir SEO çalışması yapılacağı da az çok belli oluyor. Bu artık modası geçmek üzere olan SEO anlayışında, son olarak ilgili anahtar kelimeler için sayfalar ve linkler oluşturulur.

Bu şekilde ön çalışmanın tamamlanması ile anahtar kelimeler üzerinden SEO yapmaya başlanır ki, kısa süre içinde istenen kelimelerde yükselme sağlanır. İlk bakışta ilgili sayfaların hatırı sayılır oranda trafik getirdiği görülür ancak ürün satışları çok düşük olduğu için ziyaretçi sayısının hala az olduğu düşünülür. Firma sahibi sıralamaları kontrol ettiğinde hala sitesinin zirveye gelmediğini görür ki, aynı çalışmaların dozunu arttırarak daha da fazla ziyaretçi çekmesi gerektiği hükmüne varır. Şayet ilk sıraya yükselirse ilgili sayfalara daha fazla ziyaretçi geleceği için ürün satışlarının istediği seviyeye ulaşacağını zanneden firma sahibi, bu doğrultuda anahtar kelimeye odaklanan SEO çalışmalarında gaza sonuna kadar basar. Bu da sonun başlangıcı olur…

Anahtar Kelime Odaklı SEO’nun Problemi

Yukarda bahsettiğim durum, bugüne kadar sayısız firma sahibinin karşılaştığı ve hala da karşılaşmaya devam ettiği bir kısırdöngü. Yapılan çalışma asla yeterli bulunmadığı için daha da fazla yükselmek için sadece belirli kelimeler üzerinden SEO yapılması ve dozun da sürekli arttırılması, Google’ın yapılan suni çalışmayı fark etme süresini daha da kısaltır. Sonuç olarak bir anda tepetaklak olan site üst sıralara kalıcı olarak veda eder. Zira problemin sadece daha da yükselememesinde olduğunu düşünen site sahipleri ise her şeye sıfırdan başlayarak, aynı hatalı SEO çalışmalarını tekrarlar. Problem web sitesine yeterli ziyaretçi gelmemesi olmadığından, sitenin istenen kelimede birinci veya onuncu sırada yer alması hiçbir şeyi değiştirmez. İstenen kelimelerde yükselerek siteye daha fazla ziyaretçi çekmek, ziyaretçilerin %1’lik bölümü dahi satın alma eğiliminde olmadığı müddetçe hiçbir işe yaramayacaktır. Firmanın ilgili sayfalarını her gün sadece 100 kişi ziyaret edebilir ancak bu ziyaretçilerin %20’si ürün satın aldığında her gün 20 ürün satılmış olur. Aksi olması halinde istenen sayfalara her gün 1000 kişi girse bile satış oranı %1 bile olmadığından, firma her gün 10 ürün dahi satamaz. Sonuç olarak düşük ziyaretçi trafiğine ancak yüksek trafik kalitesine sahip olan site sahibi çok daha fazla para kazanır!

SEO Hedeflerinin Doğru Belirlenmesi

Farz edelim ki, spor ayakkabı satışı yapan bir firmanız var. Web sitenizde “kışlık spor ayakkabı, yazlık spor ayakkabı, kadın spor ayakkabı, erkek spor ayakkabı, ucuz spor ayakkabı” gibi onlarca sayfa oluşturmak ve bu kelimeler üzerinden binlerce link alarak SEO yapmak artık hem çok yüksek maliyetli hem riskli hem de düşük etkili bir tercih haline geldi. Bunun yerine sadece tek bir “spor ayakkabı” sayfanızın olması ve bu sayfa içinde firmanızın satışa sunduğu spor ayakkabı çeşitlerinin yer alması, işinizi ciddi anlamda kolaylaştıracaktır. “Spor ayakkabı” sayfanızı SEO ile “spor ayakkabı almakla ilgilenen” kullanıcılara tanıtmanız, çok daha ekonomik ve aynı zamanda karlı bir strateji olacaktır.

Onlarca farklı anahtar kelimeyi ilgilendiren tek bir kelimede sayfa değerinizi yükseltmek, çok daha geniş bir arama hacmine hitap ederek sadece birkaç kelimenin getireceği trafiğe mahkum kalmamanızı sağlayacaktır. Bu bağlamda en baştan doğru SEO hedeflerinin belirlenmesi, uzun vadede sitenizin sahip olacağı kaliteli ziyaretçi trafiğini de arttıracaktır. Onlarca kelimeye SEO yapmak için harcanan zaman, emek ve en önemlisi de paranın geniş hacimli ve aynı zamanda kaliteli trafik sağlayacak tek bir kelime için harcanması çok daha rasyonel bir karar olacaktır. Sürekli durmaksızın onlarca farklı anahtar kelime için içerik oluşturmak, sosyal medya kullanıcılarının ilgisini eski sayfalara çekmek ve içerik güncellemekle uğraşmak yerine tüm dikkatinizi tek bir alana odaklamaya çalışın.

SEO’da Başarı Trafiğe Endeksli Değildir

Herhangi bir anahtar kelimenin web sitenize ne kadar trafik getirdiğine bakarak, yaptığınız ve/veya yaptırdığınız SEO çalışmanın başarısını ölçmeniz mümkün değil. Geçmişte bu tür bir algıyla SEO uygulamalarının başarısı değerlendirilirken, bu anlayış her geçen gün biraz daha değişerek yerini yepyeni bir SEO sistematiğine bırakıyor. SEO ile kalıcı başarıyı, web sitenize hangi kelimeler üzerinden ne kadar trafik geldiğine bakarak yakalayamazsınız.